(bkz:
eski oyunlar)
zamanında ilk bilgisayar evimizde içeri girdiği akşam oynadığım ilk oyundu..bir derginin cdsi içerisinde demosu çıkmıştı..sonraları oyuna aşık olduğum için bilmemkaç disket götürüp, bilgisayarcıya çektirmiştim oyunun full sürümünü..işte o yıllarda takıntısı olduğum bu bilgisayar oyunu ismi
duke nukem 3d'idi..oyunun ismindende anlaşılabileceği gibi maceraden maceraya atlayan bu karizmatik kahramanızın ismi duke nukem'di..oyun belki de bendeki
fps kültürünün ve becerisinin temelleri atan bir oyundu..ondan dolayı büyük bir önemi vardı..
işte bu duke, dünyayı kurtarmak dışında kalan boş zamanlarında, pislik yapan, ota boka sataşan bir tipti..sert görünümlü, küfürbaz, born to be wild'i söylemeyi çok seven, suchiden nefret eden, kadınları seven, klasik bir amerikan askeri imajı çizen bir adamdı..hele bi de
ince ayar replikleri vardır ki evlere şenlik..oyuna daha başlar başlamaz söylediği o "
piece of cake" lafı zaten belleklere kazınmış bir laftır fps'ciler için..ya da arada söylediği "
what are you waiting for?
christmas?" deyişindeki siniri içimde hissederdim..ilgisizliği sevmezdi, ayrıca porno manyağıydı..barlara girip, dansçı kızlara "
you wanna dance", "
shake it baby" demesini bilirdi..hatunlarda zaten duke'e göğüslerini açarak yeterli cevabı verirlerdi..
her bölümün başında bir yorum yapardı zaten kafasına göre..umursamaz ama koyucu bir tavırla..resmen bizimle yaşardı olayı, onu sinirlendirmemek için uğraşırdı oyuncular..oyunun sonundaki dev yaratığı yıktıktan sonra bitiriş vuruşunu yaptığı andaki surat ifadesi, bu işin burda bittiğini keskin bir bakışla bize ilettiyordu..