dtp ye kapatma davası açılması   

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. uzun zamandır eylem ve söylemleriyle ortalığı geren demokratik toplum partisi hakkında partiyi kapatma davası açılmıştır. yargıtay başsavcısı abdurrahman yalçınkaya tarafından hazırlanan dosya tamamlanmış ve bugün itibarı ile anayasa mahkemesi'ne intikal etmiştir. dtp'liler dava sürecine seçimlere katılmayacaklarmış.

    bekleyip göreceğiz, bakalım neler olacak; ama tahmin edileceği üzere bu davadan dtp lehine bir karar çıkması olasılığı çok zor görünüyor, zira gerek zaman zaman demokratik toplum partili belediye başkanlarının yaptıkları açıklamalar, gerekse 9 kasım 2007 tarihinde yapılan kongredeki "anayasal özerklik" talebinin dile getirilmesi davada en büyük delilleri oluşturacak ve bu delillerin bir tanesi bile partiyi kapatmaya yetecektir.

    http://www.hurriyet.com.tr/...
    (strutter, 16.11.2007 12:45 ~ 12:51)


  2. dün sabah izlediğim bir haberde pişkin pişkin "bizim yeni partinin hazırlıkları tamamlandı" diyebilen kişiler için önemli olmayan olay. asıl bu kişilerin kapatılması için dava açmak lazım. yok mu kardeşim bunların kapama düğmesi filan?
    (misuf, 16.11.2007 12:56)
  3. (bkz: artema)
    (fantastik karakter, 16.11.2007 12:57)
  4. kapatıldığı takdirde sadece birkaç tabela değişecek o kadar. dtp bunun üzerinden çok iyi siyaset yapacak, savunduğu tezlerine bir yenisini ekleyecek, 'bakın demokratik hakkımızı kullanmamıza izin vermiyorlar' diyecektir.
    (abdkl, 16.11.2007 13:16)
  5. demokrasiğ diye bağırıp, demokrasiğ istediğini her alanda dile getirip, anayasal düzenin çarklarına çomak sokacak şekilde beyanatları bu demorkasi isteklerine iliştirerek anti-demokratik işler yapan üyeleri mevcut oldukça aynı paralellikteki partileri hakkında kapatma davaları açılmaya devam edecek, her parti kapandığında içinde d, a, e, p harflari olan başka partiler kurulmaya devam edecek. şahsen recep tayyip erdoğan'ın bir ara bir televizyonda yayınlanan bir programda dtp'nin kpatılması ile ilgili soruya verdiği cevapla aynı paralellikte düşünüyorum. anladığım kadarıyla recep tayyip bey de her demokrasi paladini gibi parti kapatmanın anti-demokratik bir eylem olduğu konusunda hem fikir. şahsen ben de bir partinin anayasal suç işleyip kapatılabilmesi saçmalığını komik buluyor, türkiye'nin ne zaman "bir şeyleri kapatırsan bitirmiş olursun" yanılgısından kurtulacağını merak ediyorum. bir parti kendi başına anayasal suçlar işlemez, zaten parti anayasa'ya uygun bir şekilde hazırlanır ve kurulur anayasa'ya aykırı tutumalar içine giremez. daha kuruluş aşamasında anayasaca belirlenmiş hükümler gereği bir partinin tüzüğü falan hazırlanır. anayasaya aykırılık ise parti kurulduktan sonra bir takım parti üyelerinin eylemleriyle vücut buluyor. bu eylemler partilerin kapatılmasına neden oluyor. parti kapatmalarla anayasa aykırılığı yapanlar cezalandırılıyor evet, amma velakin partiler kapatılmadan da bu aşırıya kaçanların cezalandırmaları mümkün olmalı. çünkü türkiye bir hukuk devletidir, böyle bir açılımı yapmakta geçikmiş olması oldukça üzücü. recep tayyip erdoğan'ın de dediği gibi partileri kapatmak yerine, anayasa suçu işleyen parti üyelerinin cezalandırılması gerektiğine inanıyorum. zira dtp çizgisinde olanların bir parti kapatılınca vaz geçeceğine inanmıyorum. madem ortada bir suç var bu suçun cezasının işleyene verilmesi gerekiyor. parti kapatmak asla bir ceza olarak algılanmamalı çünkü karşımızda her kapatıldığında yenisinni açabilecek inatçılığa ve körlüğe sahip insanlar var. bu körlerin gözlerini açmalı, inatlarını kırmak gerek. bu da parti kapatma ile olacak iş değil.
    (chixculub, 16.11.2007 13:18)
  6. tüm dertlerimizi çözecek muhteşem bir harekettir. öyle ki kapatmanın ertesi günü, pkk ateşkes ilan edecek, ikinci gün pkk dağılacak. bununla da bitmeyecek; üçüncü güne kürt sorunu çözülmeye başlayacak. bir haftaya ise kürt bile kalmayacak ortada. olum süper bi fikir lan bu. kim akıl ettiyse aferin ona. bravo! ikinci atatürk ilan ediyorum kendisini, memleketi kurtardı.
    (azwepsa, 16.11.2007 13:38)
  7. (bkz: chp dışında bütün partiler kapatılsın kampanyası)
    (azwepsa, 16.11.2007 14:19)
  8. (bkz: vaka-i hayriye/3)
    (taze bitti, 16.11.2007 14:20)
  9. dtp hakkında hiç te iyi düşüncelerim olmamasına rağmen (en yumuşak böyle söyleyebildim), hata olarak nitelendirdiğim hareket. konuşulanlardan, yapılanlardan, tavırlardan çoktan hak etmedi mi? ohhooooo hem de ne biçim. ama bazı noktalar var:
    1. hepimiz biliyoruz ki yeniden başka bir isimle açılması sadece bürokratik gerekleri yerine getirmek açısından zaman alacaktır.
    2. 1994 yılından bu yana hiç ama hiç bir ilerleme kaydetmedi bu ülke demektir. tamam bunun sorumluluğu ülkenin değil büyük oranda o parti (maşa?)nindir. ama söylediklerini, yaptıklarını duymazdan gelerek inadına o partiyi ve partilileri orada tutmak gerektiğini düşünüyorum. sırf ellerinde madur olma silahını almak için. sırf inadına. 3. bu adamlara para ve olanak veriliyor doğrudur. ama bunu (maalesef onların yüzünden) terörle mücadele için ayrılan kaynak olarak düşünmek lazım. neticede çıkarımız onu gerektiriyorsa para da veririz. sorun değil. bu ülkede kimler kimler devlet kesesinde zengin olmadı ki.
    4. bir an evvel adamların ve onların esas patronlarının planlarını boşa çıkaracak girişimlerde bulunmak lazım. yeni açılımlar vs. bu durumda o kadar panikleyeceklerdir ki yanlış yapmamaları imkansızdır.
    5. pkk'yı dışlayan, reddeden bir sivil kürt iradesi ortaya çıkarmak için bütün destek verilmelidir. alternatifleri çıktığı an bittikleri an olacaktır.
    (panait ıstrati, 16.11.2007 14:21 ~ 14:29)
  10. dtp'nin amacına ulaştığını gösteren dava. "işte gördünüz, tc barış, uzlaşma ve demokrasi yollarını kilitledi; iyiniyetimiz karşılıksız kaldı, bizi zorla parlamento dışına ittiler"

    şuan ki hükümet de kapatılan bir yerlerden çıkmamış mıydı?
    (radi, 16.11.2007 14:33)
  11. "dtp kapatılarak sorunlar çözülemez

    yargıtay başsavcısı’nın dtp için kapatma istemi ile anayasa mahkemesi’nde dava açması bir çıkış yolu değildir.

    türkiye’nin yakın siyasal tarihi kapatılmış partiler mezarlığıdır. ancak parti kapatma, varolan toplumsal sorunlara çare olmamıştır. yargı yollarını kullanarak toplumsal ve siyasal sorunlara çare arayan zihniyetler çağdaş da, demokrat da değildir.

    yargıtay başsavcısı’nın kapatma davası açması, türkiye siyaset tarihine yeni bir kara leke düşürecektir.

    türkiye’de bir kürt sorunu vardır ve bu sorunu çözmenin yolu meclis’te diyalogdan ve siyasi çözüm önerileri üretmekten geçmektedir.

    kürt sorunu bir asayiş sorunu değildir, yargının veya askerin çözeceği bir sorun da değildir. kürt sorunu abd’ye ya da kuzey ırak’taki güçlere havale edilerek çözülecek bir sorun da değildir. sorun, türkiye toplumunun sorunudur. çözüm yeri meclis’tir ve türkiye’dir. çözüm yolu demokratikleşme ve hoşgörüdür, eşit yurttaş ilişkilerinin geliştirilmesidir.

    dtp, akan kanın durdurulması ve sorunların çözümü için bir şanstır. dar görüşlü bir yaklaşımla dtp’nin kapatılması, bu şansın elden kaçırılmasına yol açacaktır. dtp’ye yönelik linç kampanyası sona erdirilmeli ve meclis’te sorunlara çözüm yolları aranmalıdır.

    ölümlerin hepimizde yarattığı derin acı bizleri sağduyulu düşünmekten alıkoymamalıdır.

    türkiye’yi, tüm toplumu derinden yaralayacak ve bölecek bir tahammülsüzlük ve şiddet girdabına yuvarlamak isteyen zihniyete karşı, tüm demokrat ve barışçı güçleri birlikte mücadeleye, yasakçı zihniyeti de sağduyuya çağırıyoruz.

    eşit koşullarda bir arada yaşama iradesinin güçlenmesinin ve şiddetin sona erdirilmesinin yolu budur.


    ufuk uras
    ödp genel başkanı
    istanbul milletvekili"
    (aglaures, 16.11.2007 15:38)
  12. tayyip erdoğan'ın ''kapatalımda dağa mı çıksınlar?'' diyerek tarafını belli ettiği davadır.
    (abcçdefgğhıijklmnoöprsştuüvyzkızlargeveze, 16.11.2007 15:45)
  13. nurettin demirtaş'ın ilk açıklaması ''bizim için süpriz olmadı'' olmuştur.
    (abdkl, 16.11.2007 16:05)
  14. nedense bu dtp'nin kapatılma meselesi çarpıtılıyor. itiraz edenlerin çoğunun dediği şey " kürt sorunu barışçıl yollarla çözülmeli, demokratik(?) yöntemlerle çözülmeli. dtp bu anlamda bir şanstır ve mecliste olmalıdır " falan filan.
    öncelikle dtp bütün kürtleri temsil etmemekte. ki öyle olsa dahi, yaptıkları onun kapatılması için aykırı değildir.
    dünyanın neresinde olursa olsun terör örgütüyle bu denli içli dışlı bir olan partinin bu kadar ileri gitmesine izin verilmez. mesela ispanya meclisinde bir parti " biz eta için terör örgütü diyemeyiz, dersek sizden farkımız olur mu ? " diyebilir mi ? derse hali ne olur, o diyen milletvekilini ne hale sokarlar biliyor musunuz ?

    demokrasi kişilere istediğin gibi at koşturma imkanını vermez. demokrasi ver, özgürlük var deyip de istediğin her şeyi yapamazsın. parti değil de terör örgütünün eli ayağı gibi hareket edersen bir gün gelir patlatırlar suratına tokatı.
    ayrıca dtp hangi sorunu çözmek için uğraşmış da engellenmiş ? kürt sorunu(?) adına çözüme yönelik ne ortaya koymuş, bunun için uğraşmış mı ? bunu yapmaya kalkmış da olmaz mı demişler ?
    sanki dtp adam gibi siyaset yapmaya kalkmış ama yaptırılmak istenmiyor gibi bir hava estiriliyor. meclise girdikleri günden itibaren yaptıkalrı ortada.
    adam gibi adam olsalardı, işin hakkını verselerdi de engellenselerdi bu dedikleriniz doğru olurdu, ama kusura bakmasınlar ama dtp kendi kaşındı.
    (hazy, 16.11.2007 16:14)
  15. pürüzsüz tenin üstünde kahverengi tıbbi dikiş ipi çok yakışıksız durur. kafanızdaki bir yarığın tam üstünde, birbirinden ayrık duran deriniz o ip sayesinde bir arada kalır. ama çirkindir, varlığı ile insanı huzursuz eder. eliniz devamlı oraya gider. kaşırsınız, parmak uçlarınızla dokunarak şeklini anlamaya çalışırsınız. onu oradan koparmak istersiniz.
    cesaret edip kopardığınızda, yaranızın tekrar açılıp kanadığına şahit olursunuz. canınız çok yanar. yaranın ilk günü gibi derin bir sızı duyarsınız. o varlığına tahammül edemediğiniz dikiş ipi çok daha büyük bir acıya sebep olmuştur artık. acilen doktora gider, bir kere daha dikiş attırırsınız. daha yeni, daha az yıpranmış bir dikiş ipi yine aynı yerde durmaktadır.
    sıkıntınızın nüksetmesine mi, nekahet süresini baştan yaşamak zorunda kalışınıza mı, çektiğiniz acıya mı, iyileşme kaydedemediğinize mi... neye yanarsınız?

    ya da dikişe hiç dokunmazsınız. o dikiş, o ayrık derinizi bir araya getirir. çirkin de olsa , oraya yakışmıyormuş gibi dursa da sizi rahatsız etse de çok büyük bir iş başarmıştır. aradan epey zaman geçer. bir bakmışsınız, dikişleri acısız sızısız aldırabileceğiniz bir zaman gelmiş. evet, sonra, geriye teninizde belirgin bir iz kalır. fakat o da yaşadığınız bunca acıdan hatıradır, bi daha unutmayın diye.
    (altlejant, 16.11.2007 16:17 ~ 20.11.2007 15:05)
  16. kendi elinle verdiğin dokunulmazlık hakkını alma çabasıdır. dtp'nin desteğini isterken utanmadan kürtçe eğitimi destekliyoruz diye akp hükümetinin bok yemesidir. dtp'liler bunu haketmiştir amenna ama yinede ne olacağı başından belli iken dur diyemeyen hükümet kurabilme, sivil anayasa hazırlama isteği ile gözü dönen bazı insanlar, önce sıçmış sonra sıvamıştır. tebrik ediyor, saçmalalıklarının devamını sabırsızlıkla bekliyoruz.


    "siyasi partinin kapatılmasına, beyan ve faaliyetleri ile neden olan üyelerinin anayasa'nın 69/9 ve 2820 sayılı siyasi partiler yasası'nın 95. maddeleri uyarınca kapatılmaya ilişkin kararın resmi gazete'de yayınlanmasından itibaren 5 yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, yöneticisi, deneticisi ve üyesi olamayacaklarına, demokratik toplum partisi dava süresince yapılacak seçimlere katılamayacağına, dava tarihinde, parti bünyesinde, üye, yönetici, belediye başkanı ve milletvekili olarak görev alanların bir başka siyasi parti listesinden veya bağımsız olarak dava süresince seçimlere katılamayacağına, davalı partiye ödenebilecek hazine yardımlarının banka hesabında blokesine, davalı partinin üye kayıtlarının durdurulmasına, karar verilmesi de talep edilmiştir."
    (kurutulmus kelebek, 16.11.2007 16:26)
  17. lilili demokrasi görüşünde başka bir parti açılmasıyla devam edecek süreç.
    (bkz: tavşan kaç tazı tut)
    (dünyayı kurtaran adam, 16.11.2007 16:37)
  18. yerinde ve hatta geç kalmış bir hareket. ama çözüm mü? kesinlikle hayır. mevcut partiyi sonlandırmak, mevcut fikirleri, hedefleri, emelleri de sonlandırmak, çatlak sesleri kısmak demek değildir ne yazık ki. bu şahıslar aynı düşünceler içinde olup, muhtemelen yeniden partileşme, örgütlenme yoluna gideceklerdir. zaten partinin kapatılması da onlar için yeni ve taze bir başlangıç manasındadır. belki bu hareketle kamuoyunda olumlu ve ılımlı bir bakış açısı sağlanmaya, hatta puan toplamaya çalışılıyor da olabilir. ama bu durum, dtp nin hedef kitlesinde reaksiyona yol açacaktır. tek olumlu yanı bu şahısların -belki- cüretlerinin kırılmasıdır. ama atıfta bulunulan şahıslara daha ciddi yaptırımlar uygulanmalıdır.
    (nisan cadısı, 16.11.2007 16:39)
  19. verilen tepkileri hayretle izlediğim olaydır. otla sap karıştırılmakta, dtp* kürt sorununun tek çözüm yoluymuş gibi, bu yönde enteresan yorumlar yapılmaktadır. yurdumun meclisine teröristler girsin, 550 koltuktan 24'üne sahip olsun, pkk ile işbirliği içinde faaliyetlerde bulunsunlar, bunlardan birinin eşi 9 senedir dağlarda teröristlik yapıyor olsun, karakollara baskın düzenlesin, şehit verelim. kalsınlar "türkiye federal yapıya geçmelidir", "kürdistan"," önderimiz abdullah öcalan" gibi ifadeler kullansınlar. üstüne üstlük bu kişiler milletvekili olsunlar. milletimin vekili olsunlar. oh ne ala değil mi? demokrasi, çoğunluk, hak adalet, hukuk. hepsinin yolu teröristleri milletvekili olarak o sandalyelerden oturtmaktan geçiyor deil mi? kürt sorunuyla da zaten bir tek dtp uğraşıyor değil mi? 'sorun'u 'çözüm'e kavuşturacak tek yol, tek parti, tek unsur da dtp değil mi?

    neyse, şimdi biraz da anayasa hukuku açısından inceleyelim olayı:

    anayasa madde 68/1: "siyasi partiler önceden izin almadan kurulurlar ve anayasa ve kanun hükümleri içinde faaliyetlerini sürdürürler."

    görüldüğü gibi partilerin serbestçe faaliyette bulunabilmeleri kural olmakla beraber anayasa 2 alanda sınırlamada bulunmuştur:

    1) siyasi partilerin amaçlarına ilişkin yasaklar
    2)siyasi partilerin örgütlenme ve çalışmalarına ilişkin yasaklar

    siyasi partilerin amaçlarına ilişkin yasakları, anayasa madde 68 f. 4 gayet net biçimde düzenlemiş: "siyasî partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve lâik cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez."

    şimdi, dtpnin basından da yakından takip ettiğimiz demeçlerinin, eylemlerinin devletin bağımsızlığı, ülkesi ve devletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı olmadığını söyleyebilir misiniz?

    4. fıkra hükümlerininin birini biraz daha yakından inceleyelim. "devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğü" diyor. bu hüküm, her türlü ayrılıkçı akımın bir parti halinde örgütlenmesini yasaklamaktadır. devletin bölünmezliği ilkesi de, azınlık yaratılmasının önlenmesi, bölgecilik ve ırkçılık yasağı ve eşitlik ilkesinin korunmasını esas almaktadır. şimdi bu partinin özet geçtiğim bu düzenlemeleri ihlal etmediğini kim söyleyebilir?

    evet belki bu parti kapatılacak, dtp olmayacak, zımbırtı p olacak. ama bu, kürt sorununu çözmeyi istememe anlamına gelmiyor zira dtp, kürt sorununun çözücüsü, ilahi kurtarıcısı değil. mecliste sorunu çözebilecek nitelikte olan 3 parti*** daha var. kaldı ki, partinin kapatılması davası savcılara sövmek hakkını da kimseye vermiyor. ortada bir gerçek ve herkesin kendine ait görüşleri, yorumları var olabilir ancak bu, biraz bile bilgi sahibi olmadan görevini yerine getiren yargı mensuplarına hakaret etmeyi gerektirmiyor.
    (mor kulaklı mavi kurbağa, 16.11.2007 17:56 ~ 18:07)
  20. http://www.yenicaggazetesi.com.tr/...
    (hazy, 17.11.2007 11:10)
  21. (bkz: bir kapı kapanır bir başka kapı açılır)
    edit:bir kapıyı kapatırız onlar diğerini açarlar demek istemiştim...bu çırpınışlar boşa bize kesin,somut çözümler lazım.gerekli olan şey teröristlerin mecliste temsil edilmesini önlemektir ama farklı bir isimle tekrar açılacak bir partiyi kapatmak ne mağrifet ne de çözümdür...
    sonuçta maalesef ki kürt halkının kendi içinde hiyerarşik,feodal bir yapısı vardır.ve ağa dediğimiz derebeyler birilerinden emir alır,birilerine emir verirler...burada söz konusu olan özgür demokrasi değil cahil kitlelerin belirli taraflara itilmesidir...
    (ağır hasarlı, 17.11.2007 22:47 ~ 19.04.2008 02:00)
  22. utançtır. hatadır.

    yüzbinlerin oy verdiği bir siyasi partiyi kapatmak halka yapılmış bir saygısızlıktır.
    siz orada yirmi kişi görüyorsunuz. yirmi kişiye "siktir!" dediğinizi sanıyorsunuz değil mi?
    ama siz yüzbinlerce insana "siktirin gidin!" diyorsunuz
    cehalet mi bu, art niyet mi?
    bütün bu yapılanların güneydoğu sorununa zerre kadar faydası olmayacağını sizler gerçekten mi göremiyorsunuz yoksa çözümsüzlükten mi besleniyorsunuz?

    artık başlarımızı o kumlardan çıkarıp şöyle bir etrafa bakma zamanımız geldi de geçiyor.
    senelerdir ortalıkta görünmesinler diye üstlerine örtüler örtüyoruz.
    kapatıyoruz. örtüyoruz. uzaklaştırıyoruz.
    yine geliyorlar. yine çıkıyorlar.
    çünkü "var" lar. bu topraklarda yaşıyorlar. ve işin ilginç tarafı bu topraklarda yaşamaya en az bizim kadar hak sahibiler.

    bugün artık bir zamanların sıkı şahinlerinden olan mehmet ağar bile " düz ovada siyaset"ten bahsetmeye başladı.
    hemen bölücülükle suçladık.
    tayyip erdoğan kapatmaya yanaşmıyor diye o da neredeyse pkk işbirlikçisi ilan edilecek...
    halkın partisi chp ise herkesten daha şahin!

    bu işin topla tüfekle, parti kapatmalar, hapislerde süründürmelerle falan bir çözüme kavuşmadığını anlamak için bir 25 senemizi daha mı vermemiz gerekiyor?

    ama türkiye'nin böyle bir 25 senesi daha yok artık...
    gözlerde yaşlar, damarlarda kanlar tükendi.
    yüreklerde sabır, dillerde "vatan sağolsun" lar tükendi.

    bu insanlar kanserli bir hücre değil. bu toprakların çocukları.
    aynı toprağın bağrında emzirildiğimiz, aynı kucakta büyüdüğümüz kardeşlerimiz.
    bizimle konuşmak istiyorlarsa dinlemeliyiz.
    gerçek bölücüler bu insanları meclis dışına atmaya çalışanlardır.


    savaşmak isteyenle savaşın ona bir sözümüz yok.
    ama bu insanları itip durmayın.
    konuşmaya geldiler.
    konuşalım.
    (emigrant, 21.11.2007 07:52)
  23. keşke kesin çözüm olsa, uzun vadeli olmasa da kısa vadeli bir çözümdür.

    kimse halk bu partiye oy verdi edebiyatı yapmasın. unutulmamalıdır ki, bu parti 22 temmuz 2007 seçimlerine katılmadı. bazı bağımsızlar kendi bölgelerinden katıldılar. zaten bin umut adaylarının* tüm ülkede aldığı oy oranı %7 yapmıyor, şu şekilde meclise giremezlerdi, bağımsızlarla ve halkı kandırarak meclise girdi bazı mensupları bu bölücü partinin.

    (bkz: bin umut adayları/! azureel)

    ortada pkk sorunu gibi bir büyük bir sorun varken, bu parti mensuplarının etnik kökene dayalı bölücülük temalı hareketleri, kâh teröristlerin cenazelerine gidip halkı tahrik etmeye çalışmaları, cezai ehliyeti bulunmayan 18 yaş altı görpe gençlere türk bayrağını yakmaları için vermeleri, türk halkının içinde hizipleşmeler yaratarak sorunları büyütmeleri, partinin her kongresinde türk bayrağına yapılan saygısızlıklar ve her mitingde bölücübaşı ve bölücü örgüt lehine atılan sloganlar. bu eylemler mi ülkede var olan pkk sorununu çözecek? karşınızdakileri gerizekalı mı zannediyorsunuz kuzum?

    daha da net anlaşılması için ;

    (bkz: kimi sikiyorsunuz kuzum)
    (dünyayı kurtaran adam, 21.11.2007 08:04 ~ 08:11)
  24. dtp'ye açılan kapatma davasını protesto etmek amacıyla geçen günlerde bir grup aydın, yazar, şair dtp grup toplantısını ziyaret etmişti. peki bu haber ana akım medyanın amiral gemisi olan hürriyet gazetesinde nasıl haber edildi: gay başkan muhabbeti manşeti ve murathan mungan'ın resmiyle. medya tarafsızlığı, objektif haber alma özgürlüğü hak getire. hürriyet'in dtp'yi ziyaret eden aydınlardan ve yaptıkları konuşmalardan çıkarabildiği faşizan bir bakış, faşizan bir söylem ve hedef gösteren bir haber.

    bu başlığın nereden geldiğini de anlatalım: avrupa parlementosu yeşiller grubu eşbaşkanı daniel cohn-bendit'in parti üyeleriyle buluşup, sohbet esnasında "günün birinde paris, berlin gibi istanbul belediye başkanı'nın da eşcinsel olabileceğine kendinizi hazırlayın." sözünü dtp, ödp ve barış meclisi üyeleri tarafından hoşgörüyle karşılanmış olması hürriyet gazetesi tarafından böyle karşılandı ve manşete taşındı.

    olan biteni, orada konuşulan her şeyi boşa saymış hürriyer. tarafsız yayın yapmış(!). ötekileştirme staratejisi ile azınlık olan her kesimin haklarının çiğnenmesini doğal sayan bir medyanın varlığı ve bu yönde yaptıkları her haberin kutuplaştırmayı artırması ve nefreti körüklemesi aşikar, ama bu hürriyet'in ve haber altı yorumcularının ne kadar umrundadır bilinmez.

    ziyarete katılan isimler ise şöyle, onlar ile ilgili ne gibi haberler yapacak hürriyet şimdilik merak konusu: vedat türkali, murathan mungan, levet tüzel, osman kavala, doğan tılıç, ahmet çakmak, nuray mert, prof. dr. cengiz güleç, hakan tahmaz, seydi fırat, hüsnü öndül, ahmet abakay, celalettin can, doğan tarkan, ertuğrul kürkçü, filiz koçali, füsun erol, mebuse tekay, prof. dr. mithat sancar, murat çelikkan, nimet tanrıkulu, yıldırım türker.
    (aglaures, 24.11.2007 14:44)
  25. parti üyelerinin aktif siyaset dönemleri öncesinde yürüttükleri çalışmalar(!) seçim öncesinde bile medyada yer almış olmasına rağmen meclise girebilecek oy çoğunluğuna sahip olmuş bir parti bu.her şey seçim öncesinde de bu kadar aleni iken ,seçim öncesinde olsa olsa seçilme kaygısıyla demokrasiden bahseden büyüklerin(yaş itibariyle) seçim sonrasında gelişen olaylara hakim olamayışları sonucu milli bilinç bahanesiyle otoritelerini koruma güdüleridir bu olsa olsa.
    (amandaaman, 24.11.2007 18:55)
 sayfa  / 2