belki ilginizi çeker
  1. · dot tiyatrosu
  2. · emanon
  3. · animaniacs
  4. · çok uzak
  5. · no carrier
  6. · tardu flordun
  7. · pornografi
  8. · warlock
  9. · missionary
  10. · murat daltaban
  11. · madde 98: hiç olmayacak birine dünyanın en inanılmaz konuşmasını yap (reklam)
gündem
  1. · günün tek şarkılık özeti
  2. · behlül sözlük yazarı olsa kullanacağı nick
  3. · günün tek cümlelik özeti
  4. · 2012
  5. · boylumlama
  6. · prison brake
  7. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  8. · feridun düzağaç
  9. · roberto baggio

dot  

  1. ingilizce'de nokta anlamına gelir.
    (skuba, 27.12.2004 06:28)
  2. no carrier'ın çıkardığı demo.oldukça hoştur , gerçi müziği pek güzelolmasa da yukardan aşağı akan noktalar yerçekimi hissiyatı vermiştir , demonun sonunda belli bir noktanın çevresinde dönüş hareketi yapan bir bulutsuyu andıran kızıl tonlarda noktalar vardır.

    (bkz: no carrier)
    (skuba, 27.12.2004 06:29)
  3. (bkz: emanon)
    (bkz: missionary)
    (skuba, 27.12.2004 06:29)
  4. (bkz: dot net)
    (man on the moon, 06.01.2005 02:30)
  5. (bkz: dot tk)
    (gxix, 17.12.2006 03:51)
  6. (abece, 17.12.2006 10:18)
  7. (pandoranın email kutusundan, 02.01.2007 18:06)
  8. (eolys, 12.02.2008 11:32)
  9. u.s. department of transportation.

    http://www.dot.gov/
    (peterpan, 09.12.2008 23:57)
  10. kendisine yıllardır isveç'teki insanların bütün gün sıcak çikolata içip bankada çalıştıklarını, sonunda da 'dışınkyaa' diye kafalarına bi' kurşun sıktıklarını anlatmaya çalışsam da kendisi isveç'e gitme konusunda son derece ısrarlı ve bi' o kadar da bencil bi' yazardır.

    diyelim ki isveç'teyiz;

    burdan götürdüğümüz parmak arası terliklerimiz bi' yük olarak bagajımızda kalmış, üstüne bi' de bagaj ağırlığını geçtiğimiz için ekstra masrafla cüzdanlarımızı hafifletmiş. 2. gün metroda metro bekliyoruz, metro geliyor ve kapısı açılıyor. ben binmeye çalışıyorum hemen, herkes bana ayıplayan gözlerle bakıyor, oysa ki çok masum bi' amacım var: 'nası olsa burda kimse inenlerin inmesini beklemeden inmiyo, o zaman erkenden binersek oturabiliriz büyük ihtimalle' diye düşünmüşüm. herkesin ayıpladığı yetmediği gibi, dot da ayıplıyor. 'cık cık cık' bakışları arasında bi' kenara ilişiyorum. 3. gün kıyafetlerim tükeniyor. (düşün dot, benim!) 3 gündür o soğukta tüm kıyafetlerimi üst üste giymek zorunda kaldığımdan giyecek bi' şeyim kalmamış oluyor. annemi arıyıp yün atlet, ne biliim yün çorap filan istiyorum. 'ben demiştim' diyor, o kadar uzakta bile kurtulamamış oluyorum bu laftan. dot üşümüyor, çünkü o koşuyor mütemadiyen. (çok hızlıkoştuğunu söylemiş miydim? hmm, onu söylememişsem bazı günler balçova'da* dağa çıkıp aşağıya koşmak gibi bi' zevki olduğunu hiç söylememişimdir.)

    4. gün süpermarkete gidiyoruz, alışveriş arabasını ittirmek çok kolay oluyor burda, önüme aniden çıkan insanlar hiç yok burda zira. her şey çok güzel. ben yeni şeyler denemek istediğim için, dot'sa aç kalırız diye korktuğundan torbalarca alışveriş yapıyoruz. burda dot hiç bi' şeye sinirlenmiyor, (sinirlenince çok güldüğümü de söylemedim, bunu söylemediğimi hatırlıyorum.) ben sıkılmaya başlıyorum, daha sonra sıkıldığım kadar da acıktığımı fark ediyorum. yemeğe gidiyoruz. ben domuz etli bi' şey yemek istiyorum, dot domuz etsiz bi' şey yemek istiyor. tartışır mıyız belki diye heyecanlanıyorum, ama çok sakin. 'hayırdır, neden?' diye soruyorum, 'ben dün müslüman oldum.' diyor, 'hmm' diyorum, başka efekt çıkamıyor ağzımdan. burda olsak 'ahahhahahah' diycem mesela, 'dün mü ahahah bi' günde mi değişti fikirlerin ahahah' diycem, diyemiyorum. herkes çok sakin, allam çıldırcam.

    5. gün içim dışım sıcak çikolata olmuş durumda,güneş görmek istiyorum, zıplıyorum salak salak, ona rağmen göremiyorum. içime fenalık gelmiş, madem 'ben buraya uyum sağlayamıyorum, burası bana uyum sağlasın lan!' diye gaza geliyorum çok pis, gidip otelin şartellerini indiriyorum, jeneratörlerini de bozuyorum. insanlar seferber oluyor. çok komikler lan. oturup 'kikiki' diye gülüyorum bi' köşede. son 'ki'de dot geliyor, 'tahmin etmiştim zaten, hiç rahat duramıcaksın! şikayetşikayetşikayet' diye söyleniyor, çekip gidiyor. lan adamın sinirlenişi bile sıkıcılaşmış burda. içime fenalık geliyor, buhranlar basıyor. kafamın tam tepesinde bi' ampül yanıyor o sırada, ama çok parlak, öle böle diil. kesin çözümü bulmuş olmanın rahatlığıyla dot'ı arıyorum:'açıktım ben yeaa, bi' şeeler mi yesek napsak?' sert bi' ses tonuyla 'tamam.' diyor. hala kızgın belli ki, öf. 'o nokta var yeaa, ehuehue' demek istiyorum, diyemiyorum. buluşuyoruz, salata yedirmeye götürüyorum. salatamızı küçük lokmalarla yerken bi' anda: 'şimdi bi' mangal yakıcaktık, off.. yakılır mı ya burda? nerde yakılır?' diyorum. o an dünya dot için duruyor, yanımdan koşarak uzaklaşıyor'*. pis pis sırıtıyorum arkasından, mutluyum.

    akşam odama geliyorum, masamın üzerinde bi' zarf, açıyorum: dönüş bileti, hem de ertesi yani 6. güne. parmak arası terliklerimi bavulumdan çıkarıyorum adnan menderes havaalanında giymek üzere.
    (andromeda, 15.01.2009 21:48 ~ 21:51)
  11. 2009-2010 sezonları için oyuncu seçmelerine bu hafta başlayacak olan, kendi halinde ama acayip ses getiren tiyatro.

    ön görüşmelerini 26 -27 mayıs 2009 tarihlerinde yapacaktır ama randevu almanız şart ayrıca tiyatro ile ilgili bölümden mezun olmanızda..en iyisi siz daha çok bilgi almak ve mesleğinize başka güzellikler de katmak için siz isterseniz şuraya da bir bakın...

    (bkz: http://www.go-dot.org/)
    (enfazlaellikarakterolabilir, 16.05.2009 23:45 ~ 23:56)
  12. 'master of economics' olm bu adam.

    "kendime güveniyorum. bence yardımcı olurum." diyerek etkileyici bir giriş yapmıştır ve sonra da döktürmüştür. sorduğum sorular çıkmasa bile ayak üstü birçok şey öğretmiş, en azından yorumlamada kolaylık olabilecek şeyleri zihnime kazımama sebep olmuştur.

    ayrıca -para yok ama bir dot- var diyorum kendisine.

    saygılar.
    (laein, 23.06.2009 21:59)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil