anathema'nin bile kendini bilmezken bunaltiyi seven insanlarin anathema'yi soktukları tarzın ta kendisidir.bunaltır,bayıltır,dengesiz zihniyetlere ben intihar edecegim dedirten tarz...aha da yarraklara geldik
hüzünlü melodileri derleyip toplayıp sonrada karanlık bir atmosferle birleştiren bir muzik türü. damardan alındığında dibe vurma etkisi yaratabilir. my dying bride bu tarza iyi bir örnek sayılabilir.
(ön bilgi --> doom kelimesi kıyamet, ölüm, kötü kader anlamlarına gelmektedir.)
90ların başında ingiltere'de anathema, my dying bride ve paradise lost'un tohumlarını attığı, ağır aksak gitar melodilerine, damardan şarkı sözleri ve vokallere dayanan metal türevidir. elektronik düzenlemeler, akustik gitar, piyano, keman partisyonları ve zaman zaman sert vokaller de kullanılır. amaç yavaş fakat yoğun melodiyle hüzünlü vokalleri birleştirip melankolik ve karamsar bir atmosfer yaratmaktır. günümüzde pek çok metal grubu bu tip bir karanlık atmosfer yaratma anlayışında olduğu için başta gothic metal grupları olmak üzere pek çok grupta doom etkileri görülebilir. opeth gibi death kökenli gruplarda da doom etkileri görülmektedir. anathema ve paradise lost ilk dönemlerinde, my dying bride, silentium, katatonia, cathedral ve candlemass ise tüm albümlerinde doom metal'in en önemli eserlerini vermişlerdir.
kimin icat ettiğini bilmediğim, bazen o şahsiyete küfürler saymama bazen de tapmama sebep olan, müzikten ve duygudan anlamayan insanların metalin arabeski diye aşağıladığı metal müzik çeşidi
anathema, my dying bride ve paradise lost üçlüsünün yarattığı tür doom/death metal'dir. doom metal'in temeli black sabbath'a kadar dayanır, candlemass ve pentagram grupları ile tam şeklini almaya başlamıştır. fakat bizdeki aşırı anathema sevgisi nedeniyle, türkiye sınırlarında en iyi, en kral doomcu ve türün kurucu grubu anathema sayılır, sapına kadar yanlıştır. ayrıca ne anathema, ne de katatonia artık doom metal yapmaktadır.
insanı melankoliye sürükler. karanlıklardan kurtulmasını aşmasını engeller. depresyon anında bir yakaladımı peşini bir daha bırakmaz. kendine bağımlı yapar. ona adayabileceğin tek şey bir kaç damla gözyaşın olabilir. seni diğer müzik türleriyle paylaşmak istemez. zaten onu terketmek bu kadar da kolay değildir. eninde sonunda yine gözünde yaş, elinde sigara ona dönersin.
temelini black sabbath'ın attığı, the obsessed, saint vitus gibi 80'lerin sonunda black sabbath gibi müzik yapmak amacıyla kurulmuş grupların ayrı bir kategori olarak ortaya çıkmasını sağladığı müzik türü. eklemek gerekir ki saydığımız saint vitus, the obsessed gibi grupların yaptığı müzik, şu an doom metal deyince akla gelen sounddan çok ayrıdır, bu yüzden de stoner/doom metal olarak adlandırılır. 90'ların başında the gathering gibi, katatonia gibi, tiamat gibi death/black metal grubu olarak kurulmuş gruplar doom metale daha yeni bir çehre kazandırmışlardır. özellikle the gathering'in always albümü, katatonia'nın dance of december souls albümü ve tiamat'ın the astral sleep albümü dönemin doom metal soundunu tam anlamıyla yansıtır.
insanın ruhunu daraltan metal müzik türü. lise dönemlerinde lacrimas profundere vardı bu müziği icra eden. fena sayılmazlardı. sonra ne oldular ne yaptılar haber alamadım kendilerinden.
kuzey ülkelerinden çıkanları adamın mna koyar genelde. en boktan gününüzde dinleyerek sizi daha da dibe batırabilir. fazla dinlemek çeşitli uzuvlara zarar vermekle sonuçlanabilir. doom metal güzeldir ama arada güzeldir yoksa hergün dooma doom nereye kadar?