douglas adams'ın "hitchhiker's guide to the galaxy" adlı rehberindeki ilk cümledir.
"it looked insanely complicated, and this was one of the reasons why the snug plastic cover it fitted into had the words don't panic printed on it in large friendly letters."
ilk duyduğumda hiç hoşlaşmadığım,'we live in a beautiful world' lafını nedense komik bulduğum ama dinledikçe beni esir eden,kısa ve öz şarkı.tam moda girdiğiniz anda bitip apışıp kalmanıza sebep olur.
otostopçunun galaksi rehberi'nin kapağında, kocaman ve dostane harflerle yazan; rehberin ana galaktika ansiklopedisi'nin yerini almasının en önemli iki sebebinden bir tanesi.
kendi hayatında başrol oynamayı beceremeyen bir kızın öyküsüdür bu. hep başrolü başkalarına kaptırır. en yakın dostlara kaptırır, kimi zaman en güvendiklerine.
hep bilir bu hayat onun üzerine kuruludur. e başrol de haliyle onundur. ama beceremez hakkı olan, ondan çalınmış rolleri geri almayı.
gün gelir, omuzlarındaki yükten kurtulur önce. inanır başrolü kapmak için hafiflemek gerektiğine.
hakkıyla kazanılmış başrol daha değerlidir artık gözünde.
etrafı yeşillik bir yol görünür kamera yavaştan yükselir... yükselir... yükselir... hafifçe
işte o zaman "don't panic" çalar fon müziğinde.
güneşli bir günde, kız ile aşık olunan genç bir motosiklet üzerinde.
ilk saniyesinden son anına kadar insanı koparıp dünyanın en huzurlu yerinde uykuya dalmadan önce ki 2 saniyelik umursamazlığı yaşatan coldplay şarkısı.teşekkür edilesidir.
2. verse'lerdeki vokallerde chris'in vokalleri inceltişi, o huzur, sözlerin güzelliği, canlı versiyonlarda soloda çalınan mızıka ve chris'in şarkıya dahilmiş gibi thank youu thank youu diyişi bu şarkıyı özel kılan nedenlerden.
edit: ayrıca haftasonu sabahlarına ne çok yakışıyor bu şarkı..