|
|
- ormanların yakılarak yok olmasıyla yaprak bulmanın zorlaşmasının insan üzerindeki etkisi. (bkz. don giymek)
(aykut, 17.03.2004 01:39)
- bu meteorolojik terimin yanlış kullanılması bir sunucuyu işinden etmişti
(-bu gece donsuz yatabileceğiz sayın seyirciler)(vssin, 06.02.2005 20:45)
- (bkz: the don)
- donmak fiilinin emir kipi
- italyada aileler* arasında asalet belirtmek, saygı göstermek için kullanılan ön isim.
(bkz: don corleone)
- (bkz: donsuz geceler)
- rusya'nın büyük nehirlerinden biri. moskava'nın güneydoğusundaki tula'dan doğup 1950 kilometre sonunda azak denizine dökülür. zamanında büyük osmanlı padişahı sokullu mehmet paşa'nın aralarında kanal açmayı düşündüğü nehirlerden biri bu nehirdir. zira şu an iki nehir arasında bir kanal vardır : volga-don kanalı.
nehir antik yunanlılar tarafından da biliniyordu ve burada yaşıyan iskitlilerle ticaretlerinde bu nehir önemli bir vazife sahipti. o sıralar nehir tanais olarak adlandırılıyordu. adı iskit dilinde nehir anlamına gelen danu kelimesinden geliyor. modern osetya dilinde de nehir anlamına gelir don kelimesi.
- özellikle iç anadolu ve akdeniz bölgesinin kırsal kesimlerinde elbise yerine kullanılan sözcük. nitekim,
"üç beş kişi kalmış türkü diyenler
al üstüne yeşil donu giyenler" örneğinde tam da elbise anlamında kullanılmıştır bu sözcük.(aytok, 10.05.2007 00:54)
- (bkz: slipdon)
- atlarda bedeni örten kılların bir bütün olarak gösterdikleri renk veya renk karışımı.
(camel, 18.05.2007 15:22 ~ 19.05.2007 12:49)
- (bkz: don lastiği)
- eski türkçe'de: giysi, elbise.
- ispanyolca "efendi" anlamına gelen bir kelime, ingilizcedeki "sir" gibi bu kelime de isimlerin önünde kullanılır. don kişot gibi.
- (bkz: don balığı)
(bkz: @703328)
- eski türkçede, donanmak, giyinmek ten türemiştir.
(bkz: çakşır)
- küçükken oynadığımızın bi oyun vardı.
don-ateş.(fonden, 09.06.2008 21:12 ~ 21:12)
|