çalıştığım hastane de perşembe günü saat 1500'de domuz gribi aşısı ve mevsimsel grip aşısı oldum. bütün perşembe günü ameliyatta geçtiği için akşam saatlerinde aşı bölgesinde olan minimal kızarıklığa aldırmadan yorgunluktan uyuya kaldım. kızarıklık antihistaminik bile almadan kendiliğinden kayboldu.
ama yorucu bir cuma gününden sonra dinlenmiş bir şekilde uyandığım bu cumartesi sabahında kendimde tuhaflıklar hissediyorum.
türkiye de neden aşı üretilmediğini düşünüyorum. bana uygulanan aşıların neden ithal olduğunu merak ediyorum. kuduz aşısını, bcg ve dbt aşılarını kendi üreten bir ülke nasıl dışa bağımlı hale geldi merak ediyorum.
hepatit b aşısını ve diğerlerini küba üretirken bizim üretememiz ben de şaşkınlık yaratıyor. çin ve kazakistan kendi yerli üretim domuz gribi aşısını kullanırken bizim ithal etmemiz beni üzüyor. patent yasalarına, kapitalist sağlık anlayışına ve ilaç şirketlerinin sağlık alanındaki egemenliğine kızıyorum.
hastane de birlikte çalıştığım diyarbakır doğumlu bir hekim arkadaşımı dost olarak gördüğümü farkettim. halbuki ona tekme tokat dalmalı "- kürden raus" demeliydim. ilginç o da benim gibi saatler boyu ameliyathane de kalıyor. hastaların dinine, ırkına veya diline bakmadan cerrahi uyguluyor. sanırım o da incirlik üssüne düşman. o da akp'yi sevmiyor. sağlığın piyasalaşmasından, para ile sağlık ilişkisinden nefret ediyor. ona "- kürtler bu ülke için ne yapmış" , "- kürtler ve türkler kurtuluş savaşında birlikte savaşmamış" diyecektim. ama bunlar saçma geliyor.
muayenehane açayım o o çılgın gibi para kazanırım diye düşünüyordum. bu hafta ameliyat ettiğim veya ameliyatına girdiğim 10-12 hastanın yarısı gelse onlardan bıçak parası kapsam döner ne demek maaş da neymiş. ilaç şirketleri ile de anlaşır şöyle kongre kongre gezer kendime masaj filan yaptırırım diyordum. şimdi bunlar saçma geliyor. sağlık ve siyaset gibi kavramlar kafamda dolaşıyor. yok en yoksul ve sosyal güvencesizlerin sık sık hasta olduğunu farkediyorum. koruyucu sağlık hizmetlerini geliştirip insanların hasta olmasının engellenmesi gerektiğine inanıyorum.
afganistan da, somali de türk askerinin ne işi var diye düşünüyorum. afganistan 'a asker göndermek isteyenleri vatan haini olarak görüyorum. halbuki dün bir sürü işsiz var, asker ihraç etsek ne cent kazanırız hem de dünyaya özgürlük taşırız diyordum.
sendika, eşitlik, özgürlük, parti ve siyaset gibi vatan haini kavramlar bana bugün çekici geliyor. yoksa yoksa hayır itiraf etmek istemiyorum ama ben galiba komünist oluyorum.
bakanlığa buradan çağrı da bulunuyorum. ben yandım milyonlar yanmasın. aşılamalar durdurulsun...
bak, komünist oldum ne de kötü oldum.
(bkz:
mide kanseri sosyoekonomik düzey ve sosyalizm)
(bkz:
türkiye de aşı fabrikası kurmak)
(bkz:
meme kanserinde ilaç şirketi saçmalığı ve kar)