efendim dün birden bire kafama esti ve temizliğe girişeyim dedim. öncelikle pencerelerden başlarım, sonra çarşafları değiştiririm, en son da yerleri süpürüp toz aldım mı tamamdır diye düşündüm.
planladığım gibi başladım pencere kısmından. ufak bir leğene su doldurdum, üstüne de azıcık
domestos gezdirdim. yere gazete kâğıdı serip üstüne leğeni koydum ve evden bulduğum bezi daldırdım domestoslu suya. insan bir eldiven takar di mi? yok efendim, sanki anasının karnından temizlikçi doğdu. neyse pencerenin önünü, sağını, solunu, üstünü, başını tertemiz ettim. camını da camsil'le hallettim.
diğer işleri de (çarşaf değişimi, yerlerin süpürülmesi, tozların alınması) yaptıktan sonra, oturdum dinlenmek için. bir de ne göreyim: ellerim kıpkırmızı olmuş, bütün tırnaklarımın kenarından şeytan tırnağı çıkmış, üstleri aşınmış vs. ufak çaplı bir şoktan sonra hemen ellerimi yıkadım krem sürdüm ama nafile.
siz siz olun, domestos gibi güçlü çamaşır sularını eldivensiz kullanmayın.