ne ilginçtir ki; patatesle beraber kökeni amerika kıtasına dayanır. oranın toprak yapısına uygun olarak evrimleşmiş ve son halini almıştır, sonradan kendini geliştirebilme özelliği keşfedilen bu bitki her ülkede üretilmiştir.
zaten amerika'dan buraya "eski dünya"'ya getiren ispanyollar'dır, keza ispanyollar'ın domates festivalini bilmeyen de yoktur.
efenim domatesin osmanlı mutfağına girmesi diğer memleketlerin kuzinelerine girmesinden çok daha sonraları mümkün olmuştur. lakin girip de çıkamaması gibi bi durum vardır. artık yemeklerin yarıya yakınında gerek sebze haliyle gerekse salça haliyle yaygın şekilde kullanılır hale gelmiştir. hatta yemeğin salçalısı kadının kalçalısı, domates salça o ne biçim kalça gibi tekerlemelere esin kaynağı olmuştur. mutfağa bu denli tesir etmesinin nedeni de adını hatırlayamadığım bir maddeyi içinde bulundurmasıymış. bu madde sayesinde domates katılan yemeklerin lezzeti bilmem kaç katı artıyomuş. bu bilimsel olarak kanıtlanmış. aynı maddeyi bir yosun türü de içinde barındırıyomuş. onu da japonlar her yemeğin içine atarlarmış. neymiş? yosun deyip geçmeyecekmişiz...
kendimi bildim bileli hastası olduğum sebze. hatta belli dönemlerinde abartıp günde 1 kilosunu tükettiğim başka bişey yiyemediğim harika yiyecek. elde tuzlukla yemesi süper olur, tabağa doğrayıp zeytinyağı kekik fln döküp yemeside nefis olur, narekşiside cok yakışır kendisine. hatta domatessiz salata olmaz ona yeşillik ot fln denir. bide son yıllarda minikleri çıktı bunların çeri domates diye, onlarda fena değildir ama yerini tutamaz tabii
12.5 °c nin altında olgunlaşmaya çalışsada olgunlaşamayan tek yıllık bir bitkidir, 5-6 kilosu ile yaklaşık 1 kg salça yapılabilir... ayrıca domatessiz bir mutfak aşçısız bir mutfağa benzer... domates o kadar önemlidir ki aşçılar ilk önce domates kesmeyi öğrenirler... yaaaa.. yaaaa..
salatanın en kral malzemesi. salatalıksız salata olur ama domatessiz asla. kesmeyip direk girişildiğinde, "foşşşşurr" diye bir ses de çıkarabiliyor, enfes.
yemeklik ve salatalık olmak üzere ikiye ayrılan sebze. yemeklik olanları daha çabuk pişmesi için daha yumuşaktır, salatalık olanları ise yerken katur kutur ses çıkarması için daha serttir.
bu gezegendeki yaşamın varoluş nedenlerinden en kayda değeridir..
bir türlü bilemediğimiz evrenin tahmin bile edemeyeceğimiz bir köşesinde, büyük salçalık domatesin çevresinde dönüp duran küçük domates son dönüşünü tamamlıyordu.. çünkü büyük salçalık domatesin salça olma zamanı gelmişti.. hep gelir zaten o mutlak son!.. tavaf ettiği domatesin iki kutsal toplayıcıyla akibetine süzülüşünü, hüzzam faslından "terkedip gitti beni" eşliğinde izledi.. artık yalnızdı..
'belki başka bir büyük salçalık domates bulurum' diye düşünerek yola koyuldu.. bulamadı.. ama bizim gezegeni pek güzel buldu, yer çekimiyle iki tek atıp dost oldu, kazasız belasız yere indi.. yerde bi ton abuk sabuk bitkiyle karşılaştı.. onlarla 'hayatın anlamı ve varoluşun nedeni' temalı uzun sohbetler yaptı.. uzaylı olduğu için sözünü dinleyen çıktı.. sonunda hep birlikte bir karara vardılar: varoluşları bir işe yaramalıydı!.. ot gelip ot gitmenin bir manası yoktu..
tartışmalara zaman zaman katılan deniz bir ricada bulundu ve, içinde birbirinin gözünü oyan bir takım canlılar dolaştığını, mümkünse bu canlılardan bir kısmını tartışmalara dahil etmek istediğini beyan etti.. 'sizleri dinleyip belki feyz alırlar efendim' dedi.. 'peki' dedi domates, diğerleri de 'hıı tamam o zaman' dediler.. böylece karaya çıkan bir takım canlıların, başka bir takım canlılara evrilmesi ve evrilirken, hem birbirlerini hem de başta domates olmak üzere diğer bitkileri yemesi süreci başladı.. bu sürece 'gezegendeki yaşam' diyelim, o ilk domatesi unutmayalım, bi başka sevelim..
sabah kahvaltılarında peynir ve zeytin eşliğinde ya kızarmış ekmek ya da tazecik gevrek simitle tadına doyum olmaz
hemen hemen her yemeğe kattığımız salçanın temel maddesidir. hemen hemen bütün marketlerde salçasına, küp doğranmış, soyulmuş, püre haline getirilmiş olarak rastlamak mümkündür ancak bunların hepsinde bir salça kokusu bulunur ve asla taze domatesin yerini tutamazlar
kışın çıkan türdaşları yazın yediğimiz domateslerin kötü birer kopyası gibidirler lakin o kadar temel bir malzemedir ki mutfakta alınmadan da durulamaz