istanbul'da yaşayıp günün temiz bir 2-3 saatini yolda geçiriyorsa ve günün temposu okumaya konsantre olmasına engel teşkil etmiyorsa zamanını değerlendiren akıllı tiplerdir.
edit: bu başlığı başıma bırakıp giden şikago'daki dayıma selamlarımı gönderiyorum.
kendimizden ve kendi işimizden çok hep başkalarını bir şekle şemale sokmak tasasında olduğumuzdan,
herne yaparsa yapsın karşımızda yapılan eylemi hazmetme ya da edememe gibi hasletlerimiz olduğundan,
herkesin, toplumun ezici çoğunluğuyla aynı davranmasını istediğimizden saçma sapan görünen herhangi bir eylem.
tutucu olmadığı halde insanların tutucu yaşamasını isteyenlerden,
gündüz travesti taşlayıp akşam zikmek için kuyruğa girenlerden,
rüşvetin kralını verip toplumsal ahlaktan bahsedenlerden,
ilkeler inkılaplar deyip arazi yağmalayanlardan,
darbeleri övüp, çağdaş hukuku bağımlılık sayanlardan,
laiklik ezberini bozamayan, fikirsiz yığınlardan,
işini doğru düzgün yapamayıp sadece tenkit kabiliyeti olan insanlardan,
camiye saçı sakalı uzun gelenlere, topsakalla girenlere yanyan bakanlardan,
dindarlığı sadece anneannelerinin ve köylü kadınların başlarını örttüğü edilgen kadınlardan ibaret sananlardan,
kahve köşelerinde gençliğin kılıksız ve kıyafetsizliğini çekiştirirken yozluğunun farkında olmayanlardan,
sıkıştığı ilk anda vandal ve kural tanımaz olan saygı fakiri yığınlardan,
tepki gören, irite olunan davranış.
gavur memlekette bilet sırasında ayakta beklerken, kırmızı ışıkta araçta beklerken ya da hava alanında rötar yapmış uçağını beklerken kitap okuyan 'tipler'i gördükten sonra yadırgamamamız gereken tiplerdir. sonuçta o insanlar pekalada bu işi kültürel bir aktivite olarak değil eğlence amaçlı yapıyor olabilirler. yolda uyumak, kaç saat boyunca dışarısını seyretmek ya da müzik dinlemek bana kalırsa daha sıkıcı birşey. en güzeli helalinden bir lap top ya da psp taşımak, yol boyunca oyun oynamak, var mı ötesi?
günde yaklaşık 3 saat yol gittiğimden, beytepe yolunu bilen bilir, sık sık yaptığım eylem.sanılanın aksine yolda okunan kitapların ardından okuduğumuzu anladık mı soruları cevaplandırılabilir.
askerde içtima alınırken kitap okuyan tip kadar akıllıdır. askerde içtimada kitap okuma olayına şahsen tanık oldum bu arkadaş aynı zamanda rusçayıda söktü altı ayda.
her türlü kuyrukta, bir kaç dakikalık metroda bile kitap okuyan avrupalıları düşününce şaşılamayacak kitapsverlerdir. sanki zaman var da şezlongta okuyacaklar, ancak ayar verelim.
ona buna "şeker naber", "ya jnm bn glemcm mucka kib bys" vb. mesajlar atarak gereksiz insan şeklinde bir yapıya sahip olacağına ordaki zamanını birşeyler öğrenerek geçiren akıllı* insan modeli.
benim o.
ne entel ayağına yatıyorum , ne kitap arasından kız kesiyorum.
sade okumak için okuyorum.
her gün gördüğüm beton manzarasının ruhuma kazancı olmadığını biliyorum.
yanımda konuşan iki kadının günlük dedikodularından hazzetmiyorum.
şöförün çaldığı bayağı gırtlak nağmeli şarkılarıyla kulağımın içine etmiyorum.
çok acil bir ihtiyaçmışcasına acele arıyorum bir şeyi.
çantamda buluyorum kitabımı.
her sayfada kendimi bulup , bütün bir hikayenin içine dalıyorum.
yaşayamadıklarımı kitaplarda yaşıyorum.
eve giden yolda iken bedenim , ruhum turgut özben oluyor mesela.
sonra durağımı kaçırıyorum genelde , müsait yerde inecek var uyarısını en hazırlıksız tiz sesimle çığırıyorum.
feylozof olacak sanki diye arkamdan gülüşmeleri duyuyorum.
siz de okumaktan durağınızı şaşırın diyorum ben de.
haklarında yapılan yorumları gördükten sonra neden ilerleyemiyoruz sorusunun cevabını kendiliğinden verdiğimiz tiplerdir.
insanlar bunların sadece kitap okuduğunu kabullenemiyor. hava atmak için, kitabın arasından kız kesmek için veya entel görünmek içindir diyoruz.
sadece kitap okuyanlar için değil her konuda öküz altında buzağı arıyoruz. ya secaat ederken sirkatin söyleyen merdi kıpti oluyoruz (bkz: şecaat arzederken merd i kıpti sirkatin söyler) ya da aşırı derecede tahammülsüzüz birbirimize.
hayranlık beslediğim değil ama hayret ettiğim kişilerdir. motor sesi de mi rahatsız etmiyor sorusu aklıma gelir hep. nasıl bir konsantre ya o? yoksa bunların hepsi numara mı?
okuldan ya da işten yorgun argın çıkmış, kısa bir süreliğine değişik bir dünyada nefes almayı isteyen tipler olmaları muhtemeldir. bir insan, zeki gözükmek ya da karşı cinsi etkilemek için değil, sevdiği için de kitap okuyabilir.
bunun az entel olanı dolmuşa gitarla binen tiptir. entelektüel hatun kesimini değil, gaz hatun kesimini avuçlar (metaforik olarak). "istediğini bilen tiptir" denesidir, ama madem biliyosun niye dolmuşa biniyosun? metrobüs var?
boş boş sağa sola innene binene bakıcağına bari yararlı birşeyler yapıyımda su zamanımı iyi şekilde değerlendiriyim diyen insanlardır..zaten günlük koşuşturma sırasında malesefki kitap okumaya vakit ayıramıyoruz en azından otobüsteki zaman dilimi doldurulmuş olur böylece
ulan kategorileştirecek başka bir şey kalmadı mı bu ülkede diyendir. dolmuşta kusanını gördüm, küfredenini gördüm, camdan dışarı çöp atanını gördüm, bağırarak konuşanını gördüm ama hiçbirine başlık açıldığını görmemiştim.
söz vallahi bir daha dolmuşta, minibüste, metroda hatta evde bile kitap okumayacağım, baya bir gözleniyormuşuz. yeter ki rahatsız olanların paşa gönlü hoş olsun.
bundan sonra moda dolmuşta osurmaktır o zaman.