çok stresli ve bir o kadar da gurur verici olaydır
*
yazın kendini belli ettiği şu günlerde, termometreler gün sonuna doğru 31 dereceyi gösterirken yorucu geçen günün ardından yorgun bünyelerin tek derdi eve tek parça olarak varabilmek ve dinlenebilmektir. bu yüzden akşamüstü saat 6 civarında bir curcuna başlar ki sormayın. trafik tıkalı, yollar felç.. bu durum kendini dolmuş kuyruğunda da belli eder. bu kuyruklar kertenkele kuyruğu gibidir. bir yerden kesseniz bile yeniden uzar, kişinin bir tarafına kaçar maazallah..
uzatmıyim, dolmuş sırası beklemek zor iştir. upuzun kuyruğa yaklaştıkça önündeki insan sayısını tahmin etmeye başlar beyin fütursuzca. insan sayısı/8 yaparak kaç dolmuş gerektiğini hesaplar, kara kara düşüncelere gark olur. dolmuş sırasında sadece sıcağa, günün yorgunluğunun üstüne ayakta olmanın getirdiği yorgunluğa değil iradeye karşı da savaş verilir. hemen yanıbaşınızda bağıran "taksiyle sahilden bir iki" nidalarını duymamaya çalışırsınız. bir umuttur orada sizi bağlayan.. sıranın elbet size geleceğinin umudu..
dakikalar dakikaları kovaladıkça kuyruğun başına doğru ilerlersiniz. "heh tam bu dolmuşa binicem artık, oh!!" derken dolmuş bir anda sekiz kişisini dolmuştur. en önde kalmışsınızdır işte.. koskoca dolmuş kuyruğunun en önünde, siz..
o an etraf kararır, bir spot ışığı sizi aydınlatır.. tüm gözler üzerinizdedir. koca kuyruğun en önünde bir lider edasıyla beklersiniz dolmuşu.. o zamana kadar ikişer ikişer gelen dolmuşlardan eser yoktur artık. 5 dakika, 10 dakika.. dolmuş gelmek bilmez. hemen arkanıza kuyruğa bakarsınız ve bakmanızla kuyruktakilerin düşünce balonlarını görür gibi olursunuz:
- ulan ipneye bak.. garanti biniyo dolmuşa, biz yine bi sonrakine kaldık
+ şanslı pezevenk.. nasıl bi gıcıklık yapsam denyoya acaba..
* eve gidince ne yemek yapsam ya.. çocuklar da gelmiştir şimdi eve.. (pardon araya karıştı bu)
#havanı skiyim senin.. marifetmiş gibi kasım kasım kasılıyo dallama..
bu düşünceler eşliğinde dolmuş uzaktan görünür.. dolmuş kapısı ardına kadar açıktır önünüzde.. şimdi düşünülmesi gereken konu oturulacak yer seçimidir. günün saatine göre güneşin konumu, dolmuş klasiklerinden olan "
bir kişi uzatır mısın" sorusuna maruz kalmamak, vs..
artık rahat bir yolculuk sizi beklemektedir. ön koltuktakilere gıcıklığına
bir kişi uzatır mısın denir..
(bkz:
müsait bir yerde inecek var)
yazarın notu: bu olaylar tüm istanbulluların tahmin edebileceği gibi ünlü
bakırköy taksim dolmuş kuyruğunda gerçekleşmektedir. merak edenleri konuşma balonlarıyla birlikte kuyruğa bekleriz.