|
|
- peyami safa'nın yazdığı ilk türk psikolojik roman. ağır diline rağmen peyami safa'nın yazdığı biçime dayanarak bayağı bi etkiler, kesik cümleler, anlatıcının ağzından olaylara ve duygulara olan yorumu, şiir gbi benzetmeler ve nüzhet...
ben mesut olmak isterim...
- alkım kitabevi tarafından yaklaşık iki milyon tl (2 ytl) karşılığı satılan yeni baskısını çıkardığı eser. çok güzel
- yıllardır sürekli baskı yapan nadir romanlarımızdan biri..
- lisede zorlana okutulan roman.hayatımda ilk ve muhtemelen son kez bir ödevin işe yaradığını gösterdi.
- okullarada ödev olarak okutulduğu için çok sıkıcı olacağını düşünüp, sırf alkım yayınevinin ufak ve ucuz baskılarından biri elime geçtiği için okuduğum ve çok beğendiğim kitap.edebiyat öğretmenlerinin aslında böyle ödevler vermekte o kadar da haksız olmadıklarını düşünmeme sebep olan kitap
- bir çocuğun dizindeki rahatsızlığının onu ittiği karamsar, depresif havanın çok iyi bir şekilde anlatıldığı kitap. alkım kitabevinden çıkan basımını bir kerede okudum. kitap bittiğinde boğazım düğümlenmişti. etkileyici bir psikolojik roman
- kesik kesik cümleleri nedeniyle radioheadi aklıma getiren kitap.
women and children first
women and children first
women and children
....
i swallow till i burst
until i burst
until i..
- sanılanın aksine ilk türk psikolojik roman değildir, ilk türk psikolojik roman mehmet raufun eylülüdür. yamulmuyorsam eylül 1900lerin başında, dokuzuncu hariciye koğuşu ise 1930larda yazılmıştır.
bu kısa bilgiyi verdikten sonra kitabın çok güzel olduğunu söylemem gerek. sayısız defa gözümden yaş getirmiş, aynı paragrafı kim bilir kaç kez okuyup zihnimde canlandırmaya çalışmışımdır. işte yine çocuklu anımsamaları diye başlar roman kahramanımız -kendisine roman kahramanı diyoruz, çünkü roman kahramanının ismi kitapta geçmemekte- ve bize okuduğumuz sayfaların özetini bir paragrafta sunar...daha sonra psikopata bağlayıp bir çok bağlantı kurgular kendi kafasında, genelde yanlış kurgulasa da tadından yenmez bu kurgular...olayların yüksek edebi anlatım ile desteklenmesi de cabası. okurken bırakamıyor, bi anda bitiriveriyorsunuz...ama yine de bence eylül bundan kesinlikle daha iyi, belki de ordaki karakterle* kendimizi özleştirmemiz daha kolay olduğu içindir, bilemiyorum...
ve son olarak, ağaçların sıhhatini bile kıskanıyorum...
- dehliz kelimesinin anlamını irdelememe sebebiyet veren zorlanarak okumaya başladığım ancak severek bitirdiğim nadir ödev romanlardan. ayrıca edebiyat dersine katılımımı bir sürede olsa arttıran kitap.
(bkz: lise yılları)(deulu, 16.05.2006 11:30 ~ 23:34)
- okuduktan sonra içimde doktor olma isteğinin uyanmasını melankolik karakterime bağladığım roman.
- peyami safa'nın kendi hayatından izler taşıyan romanı. belki de bu yüzden romandaki ruh çözümlemeleri son derece gerçekçidir.
(aytok, 20.04.2007 16:47)
- alkım yayınları'ndan çıkan minik baskı; okuldan ya da işten çıktıktan sonra havanın yavaş yavaş kararmasıyla birlikte felç olan trafiğin içindeymişçesine, balık istifi bi iett otobüsündeymişçesine bir psikolojik baskı içinde insanı türlü duyguların içine çeken bir taddadır. bende bu hisleri uyandırdığında 17 yaşımda falandım fakat, şimdi ne eder bilmiyorum.. ayrıca kitabın başında "oof, iyi.. allah şifa versin" dedirtip kaçma isteği uyandırabiliyor ama ya sabır diyip devam etmeli..
(alik, 20.04.2007 17:11 ~ 17:18)
- 13 yaşımda okuduğum,ve şimdi şimdi kitabı daha iyi anladığım.herkesin en azından sayfalarını karıştırıp göz gezdirmesi gereken bir eser.
- içinde, "büyük bir hastalık geçirmemiş olanlar her şeyi anladıklarını iddia edemezler" gibi, iddialı ama gerçekten heybetli ve güzel bir cümle geçer. okunmalı, sevilmeli ve hatta herkese tavsiye edilip okunması salık verilmelidir.
(mümtaz, 20.04.2007 18:57 ~ 19:15)
- okuduğumda beni buhranlara sokmuş olan peyami safa eseri.
- bir nevi biyografidir. peyami safa hayatının bir kesitini anlatmıştır.
- ilk basımında peyami safa bu romanı, kadim dostu nazım hikmet'e ithaf etmistir. sonra öküz ölür, ortaklık bozulur; yollar ayrılır ama yapılan ithaf tarihe düşülen bir not olarak hep hatırlanır.
- nazım hikmet 1930'da kendisine ithaf edilen "dokuzuncu hariciye koğuşu" için "ben peyami'nin bu son romanını üç defa okudum.otuz defa daha okuyabilirim ve okuyacağım." diyerek hayranlığını belirtmiştir.nazıma göre çalıkuşun'a ağlayanlar dokuzuncu hariciye koğuşu'nu anlayamazlar ;çünkü " orta münevver ve burjuva ,sanatı en az ve kötü tarafından anlayanlardır."nazım bunları söyleyerek peyami'nin romanını ,adını koymadan "sosyal gerçekçi" kalbına koymaya çalışır.
(bkz: hece dergisi)(stayer, 06.09.2007 21:02 ~ 21:03)
- her kelimenin hissiyatini en derinden hissettiren hasta gencin acilarina ve askini sahit olmuscasina yurek burkan kitaptir. hastanenin kokusunu burnumun ucunda, yarasinin acisini yuregimde hissetmisimdir. bu kitapta peyami safa yine herseye kuskuyla yaklasmakta insanin icinde merak kivilcimlari uyandirmaktadir. okunmasi gereken psikolojik romanlardan biridir.
- bilmiyorum ölmüş birine dava açılır mı ama peyami safa ya dava açma sebeplerimden biri olacak bu kitap.
dünyanın düz olduguna inanılan zamanlarda ben küçükken evsahibimizin karısı vermişti bu kitabı bana. yaşım altı sıfır atılmadan önceki haliyle 12 idi. okurken hiç zorlanmamıştım dili ağır ama akıcı idi de içeriği beni küçük yaşta depresyon sahibi yapmış; hayatla bağlarımı kesmişti de bağlayamamıştım.
o günden beri ayakkabı da bağlayamam ben ; hep bağcıklarım açık gezerim.basıp düşerim...emrah olurum...
- peyami safa’nın yazdığı dokuzuncu hariciye koğuşu, psikolojik roman türünün en başarılı örneklerinden biridir. eser çok basit bir olay üzerine kurulmuştur. adı hiç belirtilmeyen roman kahramanının çektiği hastalık, yazarın, çocukluğunda geçirdiği hastalığa benzemektedir. bu açıdan eser, otobiyografik özellikler taşımaktadır. roman, anı biçiminde yazılmıştır.
- peyami safanın geçirmiş olduğu bir hastalıktan yola çıkarak kaleme aldığı romanıdır.hastayı ve hastalığı anlatışı takdire şayandır, kitapta hasta insandan 'o insan, ki yüzünde bıkkınlıkla sebat mücadele eder' diye bahsetmiştir .kendisi de benzeri bir hastalık geçirdiği için okuyucuyu fazlasıyla ikna eden betimlemeler, tanımlamalar kullanmayı başarmıştır.
|