|
|
- (bkz: sen gibi)
- bazı sevişmelrden doğarak çıkarız,bazı şevişmelerden bir parça ölerek.
her sevişmede bir başka insanın tenine,terine,kokusuna karışarak kendi varlığımızdan soyunur,bir başka bedene dağılırız;alacakaranlık bir kayboluştan çıkıp yeniden parçalarımızı bir araya topladığımızda içimizde ya bir zenginlik,bir çoğalma ya da bir eksiklik,bir yoksullaşma hissederiz.
niye bazı şevişmelerden,kırmızı karınca yuvasına girmişiz gibi ruhumuzu kemiren minik canavarlarla ayrıldığımızı,neden bazı sevişmelerden kevser içmiş gibi mutlu sarhoşluklarla kalktığımızı da tam bilemeyiz.
bazen bedenimiz mesutken ruhumuz muzdarip de olabilir.
bedebimiz açlığından tam kurtulmadığı halde ruhumuzun az rastlanır bir saadete eriştiği de...
nedir bunca değişik sevişmenin bizi bazen yeniden doğurup bazen ölürmesinin nedeni?
neden bazı sevişmelerde ruhumuzla bedenimizi denk getiremeyiz?
belki yanılıyorum ama ben bir sevişmede yeniden doğmakla ölmek arasındaki farkı 'sarılışın' yarattığını düşünüyorum....
(bkz: ahmet altan)
- (bkz: hiç kimse bana senin gibi bakmıyor)
- aşkından uzuvlarını ve duyularını karıştırmış bünyenin isyanı.
(bkz: kokmak)
(bkz: dokunmak)
- gece avutmuyor
gönlüm unutmuyor
dokunduğum hiç bir çiçek (bkz: ten)
senin gibi kokmuyor
ten kısmı çiçek şeklinde değiştirilmiş bu dörtlüğü uğur dergisi denemelerinde boy göstermiş ve gülmekten yarmış olan şarkıdır..
- sevdiğinizden başka bir beden yanınızda uzanırken, başka zamanları burnunuza getirir sevdiğinizin aklınızdan çıkmayan kokusu, mutlu olursunuz, yetineyim diye yanınızdakine sarılırsınız ama o cümle gelir çalar kapınızı
"dokunduğum hiçbir ten senin gibi kokmuyor.", uzaklaşır yanınızdakinden kendi kendinize sarılırsınız.
- "dokunmadıklarım için birşey diyemeyeceğim ama şimdiye kadar dokunduklarım senin gibi kokmuyordu,nasıl dayanmışım o kokuna onca zaman insan dokundukça anlıyor demekki. " cümlesinin iyi niyetli zihniyet tarafından söyleniş biçimidir.
- duyular arası aktarma
mishal: yumuşak sesiyle ruhumu okşadı
|