|
|
- en az dört yarı yıllık programı kapsayan yükseköğretim. akademik bir ünvan elde etmek için dr olabilmek için, yüksek lisanstan sonra gelen eğitim basamağıdır. gelişirsiniz, hayatınızdan nefret edersiniz.
(sahra, 29.12.2006 02:37 ~ 02:38)
- sevgili okulumun, yüksek lisansı bitirip direk (veya en fazla bir yıl arayla) başvuran adayların eski les sonuçlarını kabul ettiği ancak eski toefl-kpds sonuçlarını kabul etmediği, sonuç itibariyle beni daha başlamadan fıtık ettiği gönül işi.
- akademik eğitimin son basamağı. öğrenci sıfatı taşınan son aşama. genelde iki evreden oluşur. ilk evrede belli miktarda krediyi tamamalamak üzere dersler alınır ve yeterli kredi kazanılınca ağırlığı alınan derslerden oluşan doktora yeterlilik sınavına girilir. kişi ancak yazılı ve sözlü aşamaları olan bu sınavı geçtikten sonra doktora adayı olarak anılır. ikinci evrede ise doktor adayı bir tez hazırlamak, yazmak ve savunmak durumundadır. bu savunma tez kurulu tarafından başarılı bulunursa kişi doktora ünvanı almaya hak kazanır.
fakat doktora bittikten sonra akademik kadro bulmak o kadar kolay değildir. ancak sıradışı öğrencilere doktoradan hemen sonra akademik kadro teklifi gelir ve genelde prestijli ve büyük üniversiteler bu öğrencileri kapar. sıradan öğrenciler ise "doktorayı bitirdim diye adam oldum sanma" diyerek postdoctorate (doktora sonrası- kısaca postdoc da denir) olarak biraz daha çalıştırılır. türkiye'de doktora sonrası sistemi veya eşdeğeri bir sistem var mı bilmiyorum fakat yurt dışında postdoctorate fellowship adı altında ayrı bir kadrosu bulunur bunların. postdoc'ta kiminle birlikte çalıştığınız ve ne üzerinde çalıştığınız akademik bir kadro için başvurduğunuzda en çok dikkate alınan şeylerden birisidir. bu süre aslında kadro başvuruları için proje tekliflerini hazırlamak ve yayın sayısını arttırmak için kullanılır. yapana ve yakınlarına allah'tan sabır diliyorum.
- zorlu bir sürece işaret eder doktora. dünyada var olan en büyük akademik ünvanı almak için çıktığınızda yola bilemezsiniz psikolojinizin bozulacağını, hayatınızın kararacağını, herşeyin sorun olacağını bilemezsiniz. çaresizlik içerisinde elinizden gelenin en iyisini yapmaya gayret ederken ve zamanı neredeyse otuzlu yaşlarda üç otuz paraya laboratuvara gömerken umudunuzun ve hayalinizin yeşereceği günü düşünerek direnmeye çalışırsınız. uykusuz ve aç geceler, sadece kahve ve yine kahve ile geçen saatler demektir bu yol. bir dost sohbetinin ne kadar tatlı olabileceğini anlamaktır gece saat iki de laboratuvara ziyaretinize gelen diğer doktorantla iki çift laf etmek, muhabbetin belini kırıp sistemi eleştirmek. türlü çeşitli kaprisler, malzeme eksikliği, nihayetsiz deneyler, hesaplamalar sadece tek bir ünvanı alabilmek içindir. zorludur ancak sonu pırıl pırıldır.
- (bkz: phd)
- bir akademik derece ve ünvanı getiren eğitim basamağının adıdır. lisans üstü eğitimi izleyen zorlu bir süreci kapsar. bitiminde, "doktor" ünvanı elde edilir.
yönetmelikte amacı ve içeriği şöyle açıklanmıştır:
"madde 20-a) doktora programının amacı, bağımsız araştırma yapma, bilimsel olayları geniş ve derin bakış açısı ile irdeleyerek yorum yapma ve yeni sentezlere ulaşmak için gerekli adımları belirleme yeteneği kazandırmaktır. doktora programı sonunda hazırlanacak tezin,
1) bilime yenilik getirme,
2) yeni bir bilimsel yöntem geliştirme,
3) bilinen bir yöntemi yeni bir alana uygulama, niteliklerinden en az birini yerine getirmesi gerekir."
(bkz: http://www.akdeniz.edu.tr/...)
(bkz: @1395865)
- kesinlikle tamamlamanın zor olması gerektiğini düşündüğüm akademik süreç. kaprisli hocalardan kaynaklanan zorluklardan bahsetmiyorum. fakat bilim adamı sıfatını kanıtlayarak almış olabilmek çok da kolay olmamalı.
- hasta görünen bir kişiye sorulan "nereye gidiyorsun?" sorusunun cevabıdır.
- işi tadında (yani master yaparken) bırakmak gerekliymiş dedirten eğitim süreci
- (bkz: doktora vermek)
- istekli olmak gerekir. hevesli olmak gerekir. ancak her ikisi de yolda giderken kırılabilir. doktora yaparken üç tür öğrenci vardır:
1-asistan olanlar- işleri gereği hocalarla ilişkileri iyidir. ancak onlardan her an taraf tutmaları beklenebilir. okuldaki ıvır zıvır işlerle uğraşırlar. bazen hocalara çay bile getirmek durumunda kalabilirler. işleri zordur, yorucudur.
2-sade öğrenciliğe devam edenler- teorik tartışmalarda iyilerdir. zira zamanlarını okuldaki dersler için harcarlar. kütüphane de bolca zaman geçirip son çıkan makalelere bakabilirler. her an açılacak kadro için beklerler. ancak genelde bir kişi alındığından hüzünlü bir bekleyişleri vardır. kendileri yerine alınan asistan için bol bol dedikodu yaparlar. türkiye koşullarında da doktoralı ama işsiz durumu hakim olduğundan geleceğe bakışları karamsardır.
3-çalışıp doktora yapanlar-en akıllarını fikirlerini yemiş insanlardır. çalışıp sadece para kazanmak varken gelecek kaygıları nedeniyle yaparlar doktorayı. bir yandan çay demlemeleri gerekirken diğer yandan çeşitli teoriler üzerine beyin çalıştırmaya çalışırlar. işleri oldukça zordur; zira bir tarafta çalıştıkları işin yükümlülükleri, bir tarafta hocaların kaprisi, diğer tarafta bitmek bilmez gibi görünen dersler.
bu üç modelin bir de doktora yeterlik sınavı dönemleri vardır. tez yazmak hoca da iyiyse daha kolaydır. en azından stresi ölümcül değildir.
her haliyle ilk model dışında diğerlerini "idealist" olarak tanımlamak iyi olacaktır. ilk modelin de idealleri vardır ancak zaten işi de o olacaktır.
özetle akıl karı iş değildir doktora. hele bir yandan sadece dedikodu ağıyla dönen bir kazanda yapılacağını da düşününce.
- eğer alan psikoloji ise allah selamet versin durumunu yaşamaktan kurtulamamak söz konusudur. klinik, adli, gelişim, eğitim, deneysel, psikometri, sosyal gibi seçenekleriniz vardır.
seçtiğiniz hangisi olursa olsun o tezi hazırlarken söylenmemişi söylemek, uygulanmamışı uygulamak için kasmak durumunda olacağınızı unutmayın. istediğiniz sorudan başlayabilirsiniz başarılar.
- eğer akademik kariyeri hamilelik sürecine benzetirsek; yüksek lisans hamileliğe karar verme ve bunun için çabalamaya başlama, doktorada hamileliğin ilk 3 ayına tekabül etmektedir. hamileliğin en zor en mide bulandırıcı dönemi ilk 3 ay olduğundan akademik kariyerinde en mide bulandırıcı aşaması doktoradır. minimum 4 maksimum bir ömür boyu sürebilir, süründürülebilir. kendinizden soyutlanmanızı, kendinizi unutmanızı sağlayabilir. çevrenizde ki insanlar git gide azalır sizi dinlemez olur her ağlamaya çalıştığınızda "kendi düşen ağlamaz", "kendin ettin kendin buldun" şeklinde özlü sözlerle yaklaşırlar ve demoralize olmanızı sağlarlar. hele birde doktora yeterlilik sınavınız yaklaşmışsa anam anam diyeyim ben size. son derece idealist olunması gerekir. zira hem aileden, hem çevreden gelen baskılara saçma sapan sorularla savaşmak zorunda kalırsınız. bu durumda ya delirirsiniz (ki bu en kolayıdır), ya da herşeye göğüs gerip doktora ünvanızı alıp the patriot edasıyla kepinizi atarsınız. ve doktora yapan ve bu yola elini veren kolunu kaptıran tüm gönül dostlarına şu dizlerle veda edeyim
"çocuklar inanın
inanın çocuklar
güzel günler göreceğiz
güneşli günler"... saygıyla sevgiyle esenle kalın. zihniniz açık olsun.(eny, 07.03.2008 14:58 ~ 15:00)
- asistanlık yapmadan yürütüldüğünde daha az acıtır.
- geç kalmış bir otobüsü beklemeye benzer.
siz otobüs gelecek diye beklerken dolmuşla taksiyle yanınızdan geçen insanları görürsünüz.
içinizden size düt düt diyen dolmuşlara binmek gelir ama artık hallice bir süre otobüs gelecek ümidiyle beklemişsinizdir, bu kadar bekleme boşa gitmesin diye beklemeye devam edersiniz.
artık uzunca bir süre geçmiştir, sizinle aynı anda durağa gelen insanların eve varmaya yaklaştıklarını düşünür "kafama sıçayım" dersiniz ama artık iş inada binmiştir o otobüs gelecektir.
en sonunda otobüse binersiniz ama artık niye otobüse bindiğinizin bir önemi kalmamıştır, durakta 1 saatiniz boşuna gitmiştir ama zafer sizindir, sıkış tepiş eve gitmek sizin için dünyanın en keyifli işidir artık.
(bkz: varlığım türk varlığına armağan olsun)
- (bkz: doktora yeterlilik sınavı)
- doktora yapan biri için en can alıcı soru(n)lardan biri doktora bittikten (doktor olunarak veya olunamayarak) sonra neye benzeneceğidir. bunu anlamanın en kolay yolu doktora yapılan bölümdeki en yeni doktorlara, yani yardoçlara bakmaktır. lakin bu noktada insan-hayal kırıklığı bakımından-dehşete düşebilir (bunun nedenlerini otosansürlüyoruz). ardından doktora yapmaktan vazgeçmiş (atılmış, vs.) öğretim görevlilerine bakılır ve ikinci bir-şaşkınlık bakımından-şok yaşanır (bunun nedenlerini de otosansürlüyoruz). akabinde doktoraya daha önce başlamış olanlara bakılır ve aralarında "we are writing history" şeklinde ingilizce cümle kurabilen kalifiye (!) genç araştırmacılar olduğu görülür. gelinen nokta daha karışmış bir kafa ve daha belirgin bir arayıştır.
- ismin hallerinden "e" halinin, "doktor" kelimesine eklenmesiyle ortaya çıkan, yönelim bildiren kelime.
(bkz: ismin halleri)
- insanın ömrünü alıp götüren, evlilik planlarını 4-5 yıl erteleten, saçları genç yaşta döken veya beyazlatan bir eylemdir kendisi.
(diesel, 26.07.2008 18:09 ~ 18:11)
- doktor isminin yönelme hal eki almış halidir.
- fakültedeki hocamın 1 saat yardım et demesi sonucunda beni 15 gün bırakmadığı o sıcak günlerde dışarda gezmek varken okulda tıkılı kalmama neden olan çalışma...
- ders aşaması, yeterliliği ve tez aşamasıyla bunaltan,acı veren, hayatı erteleten eğitim süreci. eğer akademisyenseniz 50-d denen saçma kural sonucu hiç bitirmek istemediğiniz aşama. türkiye cumhuriyeti sınırları içinde öğrenciliğinizin son noktası.
|