kadın doğum uzmanı:yapılan tetkikler sonucu siz de bir sorun bulunmadığını düşünyoruz.eşinizde bir sorun olmasın?
aradan zaman geçer, adamın kısır olduğu anlaşılır kadın kocasıyla tekrar doktora gelir.
kadın:(eşine dönerek)sen bi dışarı çık bakayım
(doktora dönerek):doktor bey size sperm testi yapmaya gelenlerden verseniz, bana implante etseniz olmaz mı?
kadın doğum uzmanı:git kadın.benim başımı belaya mı sokacaksın.öyle şey olmaz.yasak başkasının spermini kullanmak.sen kendi yöntemlerinle çare ara.
kadın:ya aslında bizim köyde bana vermek isteyen biri var da benim de karşılığında ona bişey vermem gerekiyor...
doktor:yuh yani,pes(diyecek bir şey bulamaz)
not:yaşanmış bir olaydır.ben anlatanların yalancısıyım.
based on a true story,
mafya bozması hasta, özel bir hastaneye lazerle basur ameliyatı olmaya gider. ameliyat narkozsuz, hasta bayıltılmadan yapılacaktır. doktor hastaya kibarca şu etajerin üzrine domalın der.
d-beyfendi ellerinizi etajerin üzerine koyun, belinizlede 90derece açı yapın.
h-............
d-biraz daha eğilirmisiniz beyfendi.
h-ağzımada alıyım mı doktor bey.
d-!!!!!!!
yaşanmış bir hadisedir. ne olduğunu tam bilmiyorum ama doktor bayan hastasından scan(?) (telaffuza dikkat!) ister. ertesi gün hasta eşiyle birlikte gelir. diyalog aynen şöyledir:
doktor: hanım scanin nerde?
hastanın eşi olan amca: (elini kaldırarak) burdayım, der. doktor yarılır...
göz doktoru: rahatsızlığınız nedir?
hasta: böyle bazan gözüme haşlanmış süzülmüş makarna suyu çarpılmış gibi oluyor! (bulanık gördüğünü anlatmaya çalışıyor.)
köküne kadar gerçek bir hikaye olup acil serviste saat 3 sularında vuku bulmuştur;
(bir kadın [k], yanında ufak bir çocuk var. doktor [d])
d: neyiniz var hanfendi?
k: çocuğun kulağına boncuk kaçtı doktor bey.
d: hemen çıkaralım.
(bu sırada kulağa bakar ve gayri ihtiyari sorar) :
d: ne zaman kaçtı efendim?
k: e bir 15 gün oldu. (ciddi bir ifade ile)
d: e kadın! gece gece boncuk mu lazım oldu?
ano: doktorrrr, damardan yap banaaaaa, damardaaaaannn!!!
doktor: yaptık ya, bekleyelim biraz daha geçer kendiliğinden
ano: ulan 2 saat önce de aynı şeyi dedin, geçmiyo işte, bilmiyosan sittir git, bilen biri gelsin........* (hemşireler kopmakta, anne ağlamaktadır bu sırada)
doktor : soyunun
hasta : peki.
doktor : öksürün
hasta : peki.(öhüü öhüüü)
doktor: giyinebilirsiniz.
hasta : peki.
doktor : malesef hastasınız
hasta : !:dumur
dr:neyiniz vardı hanfendi?
hanfendi:gözüm çok ağrıyo doktor bey!
dr:peki ne zamandır ve ne sıklıkta?
hanfendi:valla üç yıldır var öyle ara sıra geliyo işte.
dr:ybsg
kadın hastalıkların gelen utangaç kadına vaginal muayene yapılır ve bu esnada doktor vaginal tuşe yapar.. doktor masasına ilaç yazmak için oturur ve utangaç kadın gelir masanın başında durur..
doktor.. sevk aldınız mı?
kadın... ehh biraz...
kadın bu esnada doktorun "zevk aldınız mı ?"dediğini zannetmektedir ilacın cevaba göre değişebileceğini düşünüp doğruyu söylemiştir..
utana sıkıla nerede soyunacağını soran küçük hasta ve doktor arasında geçen diyalog.
hasta: şey nerde.. acaba? üstümdekileri..
doktor: doktordan utanılmaz, soyun. bir şey yapmayacağım her gün yüzlerce görüyorum zaten.
- alo iyi günler hede hanımla göreşecektim.
- şuan da meşgul kim arıyordu acaba?
- hastasıyım kendisinin.....?!?!?!?
(sanki ben kadının aşığı gibi ooof of!!!!)
bunun üzerine teşhisi teyit ettirmek üzere bir sağ omuz filmi çekilir hiç gerek olmadığı halde, zira asimetriden 8 derece miyop bir teyze bile anlardı ya neyse.
film alınır, doktora verilir ancak acıdan terlemiş ve kaskatı bir surat ile sedyeye oturulur.
d: ilk önce bir bakalım senin omuzun çıkmıştı galiba (nasıl bir mesai veriyorlarsa herife 5 dakika önceki olayı anında unutuyor), evet filmde de gözüküyor, şimdi bi bakalım, kolda kırık yok (bu esnada kol ve çevresini sıkmaktadır) sırtında çürük falan da yok, kötü düşmüşsün ama sadece omuzuna bir şey olmuş bla bla...( devam eder 5 dakika daha)
konuşurken birden iki eliyle omuzumu tutup yerine oturtacak hamleyi yapar:
ben: (acıdan gözleri dolmuş bir şekilde) aaaaaaaaaaaaaahh amına koyayım!(gayet yüksek desibelde)
d: höst ulan
ben: çok pardon hocam, ağzımdan kaçıverdi..
doktor hiçbir şey demeden bir hamle daha yapar:
ben: aaaaaaaaaaaaah!!
bu son hareket yerine oturmuş omuzu çıkartıp tekrar yerine takma hamlesidir. o kadar acıya rağmen gene bir şey söyleyemedim, zira bu perde paravanlarla ayrılmış onlarca hasta içinde fütürsuzca ettiğim küfürün diyeti olsa gerek. buradan samatya acildeki doktora şükranlarımı sunarım, gayet iyi öğretti küfür etmemeyi toplum içinde...
içki içmekten hoşlanan bir tanıdığımız ile doktor arasındaki diyalog.
- içki içiyor musunuz?
+ eheh evet severim içki içmeyi, her gün içiyorum birkaç duble.
- içki içebilirsiniz, ama ara ara için, misafir geldiği zamanlarda falan..
+ her akşam misafir mi çağırıcaz?!