zor bir durumdur. insanda figüran hissiyatının en derinden hissedildiği anlardan biridir, hele bir de binlerce kişinin izlemesi daha da katlar acıyı. futbolcunun gözlerinde bir burukluk, derin bir keder gölgelenir. vakit geçirmek için kullanılan bir piyon, ufak bir vesiledir ancak. bu zaaf anlarında küçük sıkıntılar,katlanarak kemirir insanın zihnini.o anda formasını çıkarıp, hocasına fırlatarak terketmek ister stadı. görev bilinci ile idealleri çarpışır.bu anda kendini kandırmak kolay olmasa da, teselli cümleleri arar kendi kendine."ben işimi yaparım, gerisine karışmam" dese de içinden, tevekkül içinde, boynu bükük, hiç bitmeyecek bir filmi izler gibi seyreder dışarı çıkan oyuncunun kenara gelmesi, ve koşarak sahaya girer,az sonra çıkacağını bilerek.
o maç uzatmalara gitmesi muhtemel bir maç ise futbolcunun dıştan kendine güvenli, "bu işi ancak ben bitirebilirim" havalarında olduğu,içten ise yusufladığı durum.
-eğer bu oyuncu son dakikada kritik bir penaltıya neden olup takımı maçı/turu kaybederse kariyeri gözlerinin önünden film gibi geçer.
-yok eğer son dakkada girer ve ayağına/kafasına gelen ilk topu ağlara yollayıp takımını galibiyete taşırsa havasından geçilmez. siz 89 dakka dana gibi koşturdunuz da n'oldu sanki der içinden takımıyla yumak olurken.
fakat genelde bunların ikisi de gerçekleşmez. futbolcumuz çimlere tükürdüğüyle kalır.
kulübede beklemekten sıkılmış oyuncuya, hadi senin de ayağın çimlere değsin diye acınıp oyuna sokulan bu insanlar;
--hiç oyuna çıkamayanlara gidip, "ben çıktım, nabeer" diyebilirler, ya da
--ailesinin futbolla ilgisi yoksa, evi arayıp: "anne-baba, hoca beni beğenmiş, oyuna aldı dün akşam, iki gol kaçırdım ama bidahakine atcem" deyip, anne babasını sevindirebilir bir baltaya sap olmuş bizim oğlan diye,
--kız arkadaşına "canım oynamak istemedi, hoca bensiz oyun olmayacağını biliyor,yalvardı yakardı, beni bilirsin yumuşak yürekliyimdir, kıramadım adamcağızı, nede olsa hakkı var üstümüzde, son dakkalarda girdim ben de", diyebilir,
kısacası kendini avutabilecek onlarca sebepe neden olabilecek bu olay hiç yoktan iyidir matığıyla bakıldığında oyuncu için güzel bir durumdur.
ancak futbol alimleri, lan ne işi var bu dengesizin oyunda, yedeğe bile almıcaksın böylelerini tepkiside mümkündür, bu durumda bilindiği gibi futbolcular gazete okumaz, tv de spor haberlerini dinlemezler, yani arkalarından ne söyleniyo bilmezler. sorun yoktur gene.
kendini göstermek için diğer oyuncuların 89 dakkada koştuğunun 2 katını koşup, 10 katı enerji harcayan, kısacası yırtınan; keşfedilmek arzusuyla, koşarak sahaya giren bu insanlara başarılar diliyoruz tabiki.
bir de galatasaraylı alper tezcan vardır. çok gençken* bologna maçında 92nci dakikada oyuna girmiş, 93ncü dakikada bacağı kırılmıştır (bkz. bahtsız bedevi)
ertesi gün gazetelerin spor sayfalarında maç analizi bölümünde diğer futbolculara 10 üzerinden puanlar verilmişken, kendi isminin sonunda soru işareti yani "bu adama dikkat etmedik siktiredin"
ibaresi görünce başlayacak bunalım.
takımı galipse; "yavaş yavaş gireyim sahaya,vakit geçsin,karizma yapayım" ile "ulan hemen de çıkardı kartı şerefsiz hakem" arasında ilerleyebilecek düşünce baloncuklarıyla yüklüdür
muhtemelen ya zaman geçirmek için alınmıştır oyuna bu oyuncu,ya da maçta çok iyi oynayan oyuncuyu alkışlatmak isteyen t.direktör tam maç bitimi öncesi yapar bu değişikliği.
bu yönüyle mesai saati bitiminde dükkandan diğerlerinden geç çıkıp etrafı toparlayan yeni işe alınmış eleman gibidir.herkes çıkıp evlerine dağılırken o biraz daha kalır dükkanda ve ortalığı temizler,sigortayı indirir,doğalgazı kapatır öyle çıkar dükkandan.bu oyuncu da öyledir,yerine girdiği oyuncu tvlere ropörtaj verirken yeni duş alıyordur.takım otobüsünde de en arkada oturur bunlar...
bir de doksanda oyuna giremeyen futbolcular vardır, durumları daha kötüdür. teknik direktörün vereceği işareti gözünün içine bakarak maç boyunca beklemiş, sonunda bu işareti doksanıncı dakikada bile olsa almış olmanın mutluluğuyla bir çırpıda eşorfmanını çıkarmış yan hakemin yanında yerini almıştır. oyunda kalacağı iki dakika içinde atacağı bacak arasının, yapacağı deparlarının hayalini kurmakta olan futbolcumuz, oyunun durmasını heyecanla beklemektededir. lakin takım arkadaşları oralı bile olmamakta , savunma kendi arasında pas çevirerek zaman geçirmekte, topun dışarı çıkmasını engellemektedir. yan hakemin yanında zıplayarak ısınmaya çalışan yedeğimiz ise içinden küfürleri sıra sıra saydırmaktadır. bu arada hakem doksan dakikanın bittiğini işaret eden düdüğü üfler, oyunda olan futbolcular sarmaş dolaş olurken, müzmin yedeğimiz başını önüne eğip bir dakika bile bu zaferde sahne alamamanın hüznüyle soyunma odasının yolunu tutar...
-eet timbırbahçe - conversaray maçı henüz bitti. hemen yanımda oyuna sonradan dahil olan koper var. evet koper, maçı yine altı sıfır aldınız, neler söyliyceksin bize?
-eaa tabi lig bu, 3 puanı aldık. önümüzdeki m..
-önümüzdeki maçlarda kaç dakka oynamayı düşünüyosun koper?...tsı tsı hı tsı..
-eaa tabi kadroya hocamız karar veriyo, böyle teknik konularda hoc..
-huhah olm tam da ayağına top gelmişti maç bitti hee...tsı tsı hıhıhı tsı tsı..
-efhh..bu maçta benim gol atmış olmam önemli deil tabi, önemli ola..
-sgtir lan ayağına top deymedi diyorum sen gol diyosun..tsıhası tsıhası tsıhası..dicitürk var olum bizim arabada, serettik lan..tsıhas..
-hüüü...hmmürf hühühüğğ...
-bi dakika koper, stüdyodan sevgili ersin naftalin 'den bir soru geliyor..ersin sendeyiz?
-teşekkürler kalamar..eaa iyi akşamlar koper!
-hmrf..i-iyi..iyi akşamlar ağbi..
-sevgili koper, ziya abi'nin bi sorusu var hemen ona bırakıyorum..
-tabiğ..
-canım koperim, hayatım!
-buyur ağbi..
-güzel maç oldu, conversaray 'ı sağlı sollu ataklarla iyi yıprattınız..
-evet ağbi..
-özellikle alesk'in ara pasları, ister şamhan ister mekmek olsun kanatlardan yaptıkları geniş ve çabuk fuleli bindirmeler olsun, harika bi maç koydunuz ortaya..
-saol ağbi..
-..de koper..senin mna koyalım e mi!! tsıahahahahah !! ulan pası aleks vermiş, topa şamhan koşmuş, mekmek koşmuş, sana noluyo lan, minibüs topçusu tsıaahahahahah...
-hümüüüürrghhh-ıaağğğğühühühüüürr !!
-tsıhahıae..eheheğ..ehe..öhm..tekrar şükür yaleppi stadındayız..evet kalamar, söz sende..tsıhı..ehe..ziya abi naptın ya ..ehehe.
-evet ersin..abov..lan bu adam böle hızlı koşabiliyodu da niye takıma almadı ki lan bunu bu teknik traktör..anam anam piyuu..herifi ii bozduk ama ha...ehehe-..??!!..lan ?!!..koper elinde dev bir timbırbahçe bayrağıyla geliyor sayın seyirciler, aynı hızla eet..ee bayrağı söküyor..ee-eeh..allaaaaaa !!!...lan topuk lan topuk adam fena sinir yapmış!..aha ananı çita gibi geliyo laaaağğn!!
-?!! kalamar ??!! kalamar neler oluyor stadda bizlere aktarırmısın?! sanırım stadda maç sonrası gergin anl..*çtaaank !! donk!!..allaaa kalamar meftah..*drink drank drunk !! oy oy, abi, reji, kesin şu bağlantının sesini, içim kıyıldı lan...*grunge !!!
-ehue kalamar'ın da mna çakim ehah..
-ziya abi bi sus ya!
" kaan dobra'nın takıma yeni geldiği günlerdi aşkım
off ne alakası var şimdi deyip
dinlememezlik etme, dinle bi kere.
kaan dobra takıma yeni gelmişti.
yalan söylemiyim sanırım antep maçıydı.
maç neredeyse bitmiş.
skor kesindi.
hoca maçın 89. dakikasında oyuna aldı kaan'ı
sahada herkes çok yorgundu.
bi tek kaan, civelek gibi koşuyordu sağa sola.
ben de dahil herkes güler gibi bakıyordu kaan'a.
aaa kerize bak aaa enerjike bak diye.
ama hoca beğendi kaan'ın performansını
diğer maçta daha çok yer verdi.
bir diğer maçta daha bi çok.
ve bugün kaan dobra, kaan dobraysa
o 89. dakika yüzündendir.
şimdi gelelim sadede.
ben de ilişkimizi kurtarmak için
89. dakikada oyuna girmiş bir oyuncu gibi
koşuyorum, çırpınıyorum.
gör performansımı diye.
sev beni diye..."
yok bir farkla galip ya da bir gol yenerse sakata gelecek bir skorsa herşey değişir. bu futbolcu oyuna girerken dikkati dağıtır eliyle koluyla sen sağa sen sola hoca şunu dedi osman geri mural sol açık zart zurt gibi taktikler vermekle yükümlü gibi görünse de hocanın zamanı şöyle geçirim böyle geçirin mesajlarını takıma iletiyordur aslında.önemli bir görevdir.hele ki girip de bir gol çakarsa o zaman işte efsane olur.spikerler maçtan sonra 90 dakika şans verilse kimbilir neler yapardı falan der.
semih şentürk için çokta bi önem ifade etmeyen durum lakin adam 90 dakika oynadığı zaman gol atamıyor fakat 80'den sonra kaçta girerse girsin bu sefer de boş geçmiyor.
-zurnanın son deliğiyim.maç bitmiş,zaman geçsin bari diye oyuna sokuluyom.bizim kapıcı niyazi efendi olsa yerimde,aynı işi görür.ama yapcak bişey yok,önümüzdeki maçlara bakıcaz...anam top bu tarafa geliyo...