les justes *

adana çık aradan

  1. bir kaç küçük not ekleyip, bazı yanlış anlamaları düzeltmek gerekir camus'un "doğrular"ı hakkında. karakterlerden özellikle üçü, kaliayev, dora ve stepan kendilerini toplumcu devrime adamış, tedhişçi bir grubun içindeki fikir ayrılıklarını en iyi vurgulayan ve temsil ettikleri yerleri en net belirten kişilerdir. burada stepana atfedilen stalin benzetmesinden kaçınmak gerektiğini şiddetle vurgulamak gerekir.
    stepan tamamiyle yıkımcıdır, anarşisttir. çektiği bireysel acıların intikamını devrimci, değiştirmeci duygularıyla birleştirip hareket etmeyi planlamaktadır. buradaki intikam hissi kendini öyle çok ön plana çıkarır ki, stepan yıkalım, kıralım geçelimden başka bir şey düşünemez olmuştur. kuruculuğu, yapıcılığı unutmuştur stepan. zorbalığa en sert yanıtı vermek istemektedir. ki bütün bunlar da toplumcu (sosyalist) devrimciliğin ruhuyla çelişen şeylerdir.
    staline ya da sovyet rusyaya yapılan eleştiriler yok mudur? vardır elbette; ama bunlar stepan üzerinden değil, tüm tedhişçi grubun, özellikle de dora'nın sorguladığı "ya gelecek ne getirecek?" üzerindendir. "güneşli günler"in ateşiyle yanıp tutuşurken, o günleri göremeden ölmek midir devrim? ya da bizden sonrakiler bizi ne kadar anlayacaklar? devrim ne kadar başarılı olacak? ya devrim olamazsa? işte bütün bunlardır devrimin geleceğini, yani aslında biraz da kitabın yazıldığı tarihe bakarsak, devrimin (sovyet devrimi) bugününü sorgulayan.
    stalin ve sovyetler üzerinde de şiddetle kaçınılması gereken yargılara değinmeden bitrmeyelim. en büyük yanılgı sovyetlerin çöküşünün tamamıyla sosyalizmi uygulamadaki hatalardan kaynaklandığını öne sürmektir. nasrettin hoca fıkrasındaki "e mına koyim hırsızın hiç mi suçu yok lan?" cevabı sovyetlerin çöküşünü direkt sovyetlerin içsel yanlışlarında arayanlara yerinde ve uygun bir cevap olacaktır. stalin meselesini ve stalin yanılgılarını da aynı düzleme oturtabiliriz. fakat stalin'i anlamak ve yargılamak mevzusundan şimdilik çok pis kaçızlıyorum. çünkü bu olay beni aşar diye düşünmekteyim. amma velakin ben bunu söyleyip, kaçınmayı uygun görürken, stalin hakkında karalama yapacak ya da stalin'e küçücük küçümencik eleştiriler getireceklerin bin düşünüp bir söylemesini veyahut bin okuyup bir yazmasını salık veririm.
    sosyalizm hakkında bir iki şey söyleyeceksek de konuya uygun olarak, sosyalizmin mücadelenin henüz bitmemiş bir aşaması olduğunu unutmamak "zorundayız". komünizmimiz "güneşli günler"se, sosyalizmimiz "güneşli geceler"dir. gece karanlıktır, tedirginliktir.
    camus'un "doğrular"ından nerelere geldik. fazla gezindik, şöyle bitirelim: "doğrular" iyi bir kitap, çok iyi.
    (the bradpitt babyface, 10.05.2008 15:01 ~ 15:07)