doğmamış çocuğa mektup 

adana çık aradan

  1. oriana fallaci'nin can yayınları'ndan çıkan bir kitabı*..
    (doaaa, 27.04.2004 23:18)


  2. ülkemizin yetiştirdiği güzide halk adamı ve şair abdürrrahim karakoç'un şu iki şiiri doğmamış bebeğe yazılan mektuplar olarak dikkate değerdir:


    bebeğe çağrı

    soyguncu soysun da, vurguncu vursun
    sen ana karnında boşa durursun
    doksan günde çık gel dokuz ay dursun

    doğmaya gayret et, doğmaya bebek
    sonra geç kalırsın yağmaya bebek

    üçkağıtçı düzen geçip gitmeden
    her ocakta üç- beş baykuş ötmeden
    çabuk ' devlet malı deniz' bitmeden

    doğmaya gayret et, doğmaya bebek
    sonra geç kalırsın yağmaya bebek

    makam armağandır, koltuk hediye
    muhkem ilamlar var ' rüşvet ye' diye
    ne diye beklersin söyle ne diye?

    ..........
    ..........



    abdurrahim karakoç
    (fempusay, 28.04.2004 10:12)
  3. bebeğe ihtar

    geçmişte yağmanın hasat dönemi
    acele gel diye çağırdım seni
    şimdi iş değişti dur, dinle beni
    dokuz aylık yolu altmış ayda çek
    beş sene dolmadan doğma ha bebek.

    emmin, dayın annen, baban kereste
    işçi, memur, çiftçi, çoban kereste
    çarşı, pazar, yazı-yaban kereste
    insanlar ya mertek, ya orta direk
    beş sene dolmadan doğma ha bebek.

    doğarsan üç günlük iş bulamazsın
    ..........
    ..........

    abdurrahim karakoç
    (fempusay, 28.04.2004 10:13)
  4. cevabının gelmesi dumur edecek olan mektup
    (dawsan, 28.04.2004 12:04)
  5. iclal aydın'ın kızına yazdıgı insanı duygulandıran yazısı
    (kerrigan, 03.05.2004 14:28)
  6. (bkz: adres anasının amı)*
    (mavio, 01.03.2005 14:19 ~ 15.09.2007 11:24)
  7. "bu mektubu okuduğunda çok geç olacak. özür dilerim yavrum seni böyle bir dünyaya getirdiğim için." şeklinde bitmesi çocuğun ruh sağlığı açısından pek iyi olmasa da olağandır.
    (absynth, 02.12.2005 17:23)
  8. 'ananı s*ktim ama özür dilerim... imza:baban' şeklinde bitirilebilecek biraz buruk biraz da gudik mektup.
    (bkz: bana babalık mı yaptın ha)
    (anarko, 08.12.2005 18:21)
  9. (bkz: yirmi sene sonra açılmak üzere)
    (chucky1903, 30.08.2007 23:59)
  10. ptt'nin, zamanında olanaklı kıldığı hede. geleceğe mektup kampanyası ile hayata geçirebılecek olaydı fakat kampanya 29 ekim 2002 tarihinde son bulmuş olduğundan olanaklı değildir.
    (endergelisencaykurrizeataklari, 31.08.2007 00:09)
  11. (bkz: lettera a un bambino mai nato)
    (azureel, 09.10.2007 22:45)
  12. karısından işkillenen kocanın başvurabileceği bi yöntem olabilir.adam şüphe şüphe kafayı yemiştir çünkü ve en son çare bunu bulmuştur.
    baba'nın yazığı mektubun içeriği ve amacı ise şudur:
    oğlum ilk yazdığım mektuptan sonraki gece sana göstermiştim aleti.iyice baktın.eğer bundan daha başka bi şey görürsen içerde önce ısırıp kopart sonra da ananın karnını patlatana kadar tekmele.sen bunu yap ben sana içerde nasıl bakacam gör sen.fazla da kurcalama içeriyi tamam mı olum?akıllı oğlum.
    (tekliper, 10.10.2007 00:04 ~ 11.10.2007 02:13)
  13. küçüğüm;
    seni bunca zamandır hep elimin tersi ile ittiğim için özür dilerim.beni affet.tanrı seni bana vermeyeceğini söylüyor.beni affedebilirsen eğer ,sana dünyanın en mükemmel annesi olma sözünü veriyorum.
    senden çok kendimi sevdiğim için,hep kendimi düşündüğüm için üzgünüm.ama artık böyle düşünmüyorum.biliyorum beni affetmeyeceksin hiçbir zaman.belki bir gün başka bir yerde görüşmek üzere meleğim.hoşça kal.
    annen…
    (vampirella, 16.01.2008 23:42)
  14. yavrum,
    hayatta bağlanacak hiçbir yerim ve hiçkimsem yokken "benim" diyebileceğim ve uğruna tüm vazgeçilmezlerimi bir kenara bırakabileceğim ilk ve belki de tek varlıksın. nasıl olup neye benzeyeceğin hakkında hiçbir fikrim yok, bunun bir önemi de yok aslında. ben seni olduğun her halde seveceğim, hayatımın tutunulacak dalı, geceleri uykumu bölen endişem olacaksın; "demek ki böyle oluyormuş" diyerek ve her anında yeni bir şey öğrenerek seveceğim seni. dünya ne halde olur, şartlarımız neleri gerektirir bilmiyorum, ama gene de gelmen gereken zamanda ve yerde gel, ben seni senin ve belki biraz da kendim için bekliyor olacağım...
    annen...
    (ne me quitte pas, 16.01.2008 23:53)
  15. (bkz: elçiye zeval olmaz)
    (voiceofloneliness, 08.02.2008 01:25)
  16. doğmamış çocuğa mektup, doğduğunda youtube, büyüdüğünda porntube.
    (yaqui, 26.03.2008 11:28)
  17. bulunduğu yerden şöyle bir doğruldu, rahat edemiyordu bir türlü burada, zaten kapalı alan korkusu vardı ama kim biliyordu ki onun bu korkusunu. ayağıyla biraz yer açmak istedi fakat dışarıdan gelen sesleri işitince hemen bu isteğini yarıda bırakarak tekrar eski vaziyetini korumaya çalıştı. dışarıda kim vardı bilmiyordu. zaten onu da bu ürkütüyordu, çünkü insan korkusuyla yüzleşinceye kadar korkusundan korkuyordu belki dışarıda kimlerin olduğunu bilse bu derecede korkmazdı.
    müfrit derecede canı sıkılıyordu bu yerde. güneşin doğduğu zamanı, yemeğin geldiği zamanı, bu izbe yerden gideceği zamanı, buraya geldiği zamanı, yaşadığı zamanı ve bunların yanında daha birçok zamanı bilmiyordu. canı sıkılıyordu artık, gün yüzü görmek istiyordu, gün be gün tükeniyordu bu yerde kim hangi hakla kapatmıştı onu buraya, bunu da bilmiyordu. ihtimal bilseydi bir savunma hazırlardı kendince, mahkemeye sunmak için, fakat yargısız infazdı bunun adı. belki o yapmamıştı, belki suçu onun üstüne atmışlardı, bunların doğruluğundan emin değildi fakat olabilirdi.
    telkinler hazırlıyordu artık kendine o da biliyordu buradan çıkışın olmadığını, belki bir ay, belki bir yıl, belki daha faza buradaydı da haberi yoktu. birkaç kez kaçma girişiminde bulundu mamafih ya başarısız oldu ya da vazgeçti bu tahayyülünden. bir keresinde de intihar girişiminde bulunacaktı fakat intihar edebilmesi için gereken alet de (hiçbir şey yoktu etrafında) yoktu. vakıa intihar etmenin de ne faydası vardı. neden burada olduğunu anlamak istiyordu ve kim (ya da kimler) getirmişti onu buraya. hatırladığı kadar(aslında hiçbir şey hatırlamıyordu) bir lahza da olsa çıkmamıştı buradan, suç işleyecek zamanı nereden bulmuştu(bulduğu tek zamanı da suç işleyerek geçiremezdi) suç işlediği için girdiyse buraya öyleyse neden etrafta başka suçlu yoktu nasıl bir yerdi burası sadece suç işleyen bir tek o mu vardı.
    şuradan bir çıksa neler yapacaktı. bir kere, daha iyi insan olacaktı, küçüklerini sevecek büyüklerini de sayacaktı(ah bir şans verseler),bol bol kitap okuyacaktı, ne, nerede, ne zaman hep ondan sorulacaktı, bilimle de ilgilenecekti belki doktor, belki mühendis olacaktı, hulasa hayata yeniden başlayacaktı. çünkü hayat onun göremediği kadar güzel olmalıydı(bu da bir ömür ediyordu).söz veriyordu bu olanları, bu yeri, hatta ona yapılan bu haksızlığı unutacaktı. bir dışarı çıksın yeter, ne yaptıysa(ya da ne yapmadıysa) telafi edecekti. birden bir sarsıntıyla uyandı. ne olduğunu anlayamadığı bir sarsıntıydı bu. uzun sürmüştü ama canı yanmamıştı. birden bir çığlık duydu da irkildi, bir el evet evet bir el onu başından yakalamıştı ve kendine doğru çekiyordu, mukabele ediyor fakat muvaffak olamıyordu. itidalini kaybetti ve birden ışığı gördü evet bu el onu dışarı çıkarmışı. onu tutan bu el, kaba etine bir şaplak aşketti de birden içinden ağlamak geldi. onun tahayyül ettiği dünya bu değildi. artık eskisi gibi olmayacaktı hiçbir şey, herkese anlatacaktı bu yaşadıklarını ama söz vermişti bir kere unutacaktı bu olanları ve unuttu da.
    (işim gücüm enerjim, 25.05.2008 22:26)
  18. (bkz: doğmamış çocuğa don biçmek)
    (pipelette, 25.05.2008 22:31)
  19. hamile bayanlar üzerinde müthiş duygusal etkisi olan bir kitaptır.
    (nasıl yazmışım ama süper di mi, 25.05.2008 22:51)
  20. her filme eğer hamile biri varsa illa ki olacak durumdur günlük tutulur her an yazılır ve genelde de anne doğarken ölür çocuk yıllar sonra okur lanetli midir nedir? günlükten örnekler
    -ahh şimdi tekme attın
    -hehe sanki ossurdun hınzır seni
    -aooh karnımın içinde sıçma ihtimalin yok dimi
    ..şu sıralar en güzel örneği dudaktan kalbe de görülmektedir
    (tersdönenşemsiye, 25.05.2008 22:56)