hani
nip/tuck başta olmak üzere bir sürü dizide
4s kuralı işleniyor ya, giderek modası artar oldu bu tür şeylerin. ben şunu yapmam, özel gün nedir ki ıyk, bağlanırsam acı çekerim bilmemne.
cinsiyet fark etmez, ben acımasız ve soğuk bir insanım; özel gündür öyle şeyleri takmam; o yüzden ulaşılmazım, vazgeçilmezim diye hindi gibi kabarmak pek repleniyor, teraziler doluyor.
özel gün kutlamam ben ıyk'çı kardeşim, birlikteliğin 293. günü kutlamasından değil sevgilim diye isimlendirdiğin kişinin
doğumgününden bahsediyoruz. "zaman zaten kaçınılmaz bir süreç, güneşin çevresinde dünya dönünce oluyor, bunu mu kutlayacağız yieaa, pöh pöh çok banal." edebiyatı yapıyorsan; çakma nihilizm, entellik ayakları hakikaten artık aykırı değil demode oldu, hani eleştirdiğin pasta kesip mum üfleyenler kadar sıradan olduğunu söyleyebilirim.
sevdiğin insanın doğumgününden bahsediyoruz, hele onun için değerliyse onu sevindirince elin mi kırılır mesela. ağzın da aşınmaz. hakikaten.
ha bunu yapmak içinden gelmiyorsa, ya da sana yapılınca yüzün buruşuyorsa geçelim sevgili kavramını. hatırlatayım: sevgili, kökü sevmek. yani bu durumda neymiş:
thank you mario but princess is in another castle.
`
özetle sevgili sert, ulaşılmaz ve aykırı insanlar hakikaten birine hakiki bir şekilde sevgi duymanızı ben de isterim, o vakte kadar böyle takılın; o birini bulduğunda eline yapışıp asla yapmam dediğiniz bir şeyi kıkırdaya kıkırdaya yaptığınızda en başta sizin için çok güzel olacak, bana bir getirisi yok haliyle o kadar pozitif düşünceci, new age'çi değilim.