belki ilginizi çeker
  1. · bana ergenekon var dedirtemezsiniz
gündem
  1. · mutluluk veren küçük şeyler
  2. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  3. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  4. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  5. · beşiktaş
  6. · bir kadının bilmesi gerekenler
  7. · nurcuların hoşuna giden şeyler
  8. · bulvar
  9. · gel yeter

doğan öz ün raporu  

  1. (bkz: kontrgerilla/!albastropos)
    -----spoiler-----
    "faili belli bir cinayet" sonucu aramızdan ayrılan, ankara cumhuriyet savcısı, büyük hukukçu, yurtsever ve cesur insan, doğan öz’ün; ilk kez, 1980 öncesi olayları ve kontrgerilla varlığını bir hukukçu olarak kaleme almıştı. öz, 1977 hükümet kuruluşunun hemen sonrasında başbakan bülent ecevit’e verdiği, "bir kara düzenin varlığını"devlet arşivine bir" "ön raporla" sokmuştu.


    işte o ön rapor:


    "...... amaç; "şiddet ve anarşi eylemlerini yok" etmek ve en doğal insan haklarını yaşanan bir gerçek durumuna getirerek, toplumda can ve mal güvenliğ ini sağlamak, düşünce ve inanç özgürlüğünü korumak, demokrasiye bütün gerekleri ile işlerlik kazandırmaktır.

    ancak, yapılan aralıksız araştırmalarımız ve çalı şmalarımız sonucu; yeni hükümet döneminde de sürüp giden, ilk bakışta mal ve can güvenliğini tehdit eder gibi görünen şiddet olayları, "anarşik eylemler" olarak nitelendirilecek kadar basit olmadığı nı göstermiştir.

    gerçek olan şudur: ülkemizde tek seçenek olarak kurulan "ecevit hükümetine" ve onun demokrasiye bütün gerekleri işlerlik kazandıracağına olan umutları kitlelerde yok etmektir. bu duyguları n yerine, baskıcı (faşizan) düzeni gündeme getirmek ve bütün unsurlarıyla yürürlüğe koymaktır. böylece, abd ve çok uluslu ortaklılıklar, ortadoğu sorununu büyük ölçüde çözmek amacını gütmektedirler.

    bize göre, bu sonuca ulaşmada cıa, aıd, iran ve israil gizli haber alama örgütleri,kontrgerilla gibi gizli örgütler yönlendirmekte olup; bu örgütler, 1.ve 2. mc ile devlet aygıtını geniş ölçüde kendi amaçlarına uygun bir biçimde dönüştürerek, demokrasi düşmanı akımları iktidar etmeyi öngörmüşlerdir.

    geniş halk kitlelerine girmeyi de ap’nin şemsiyesi altında mhp ve onun yan örgütleri olan ; ülkü ocakları, ülkü-bir, ülkücü teknik elemanlar, işçi sendikaları (misk), bazı işveren kuruluşları ve esnaf dernekleriyle gerçekleştirme çalışmaları içinde görülmektedirler. örneğin; bir ortaöğrenim kurumu (atatürk lisesi gibi ), yükseköğrenim kurumu (gazi eğitim enstitüsü, ticaret turizm yüksek okulu, yüksek öğretmen okulu, erkek teknik yüksek öğretmen okulu ve bazı fakülteler gibi), yurtlar (site öğrenci yurdu ile il yurtları gibi), işyerleri ve kuruluşlarda (devlet istatistik enstitüsü gibi) gizli örgütlerce yönlendirilen oba-ocaksancak gibi hiyerarşik örgüt yapısıyla, çavuştan başlayarak albaylığa kadar rütbeli kişiler çeşitli ideolojik eğitim koşullandırmalarıyla sistemli, köklü ve yaygın biçimde etkinlik göstermektedir.

    legal yan kuruşlarda başarılı görünenler illegal çalışmalara yönlendirilmektedir. bunlar bu işi aynı zamanda 10 bin tl’den başlayarak ayda 3040 bin tl’ye kadar varan aylık ücretler de almaktadırlar. bunun için mali kaynaklar:

    a) okul ve yurtlardaki öğrencilerden alınan ayda 50 tl ödentilerle ve bağışlar.
    b) mahalle esnafından ve küçük zanaatkardan alınan bağış ve ödentiler.
    c) işe yerleştirilenlerden alınan rüşvetler ya da maaşın belli bir miktarı.
    d) mahalle arasındaki evlerden toplanan bağışlar.
    e) devlet ihalelerinden alınan yüzdeler.
    f) silah, afyon kaçakçılığı ile beyaz kadın ticaretinden vurulan vurgunlar.
    g) bazı iş çevrelerinden alınan bağışlar.
    h) cıa, aıd ve savak gibi kuruluşlardan yapılan desteklemeler..."

    ***

    "....... şunu öncelikle bilmekte yarar var: bütün bu çalışmalar içinde askeri ve sivil güvenlik güçleri vardır.

    kontr-gerilla, genel kurmay harp dairesine bağlıdır.

    kontr-gerilla, il ve ilçelerde seferberlik işlemini yürüten kurum olarak, askerlik şubelerince yönetilmektedir. bu konu da en çok, aşamalı eğitimden geçen astsubaylar kullanılmaktadır.

    sivil güvenlik güçleri içinde de mit elemanları ve 1. şube görevlileri kullanılmaktadır.

    her iki kesimde ortak çalışma olarak;

    1 gerillaya karşı eğitim, (o inanç vardır ki, goşist sol hareketleri de bunlar yönlendirmekte ve sonra da bu örgütlere karşı savaşım vererek, tabanı kazanmakta, böylece demokrasiye karşı olan eğilimleri geliştirip örgütlemektedir.)

    2 ideolojik eğitim,

    3 halk içinde gelişme ve halktan kadrolar oluşturma eğitimi vermektedir.

    bütün bu çalışmalar, siyasal planda mhp ve onun kadrolarınca yönetilmektedir.

    bu konuda bir örnek, son yerel seçimlerdir. gerçekten de yerel seçimlerde motorize güçlerce hareketli bir grup oluşturma ve kırsal kesimde yerel yönetimlerde kazanılan mevzilerle şimdiden iktidar olmanın gerekleri, iklimi ve ortamı yaratılmaktadır.

    bu genel çerçevede cinayetleri, şiddet ve anarşik eylem nitelendirmelerini daha iyi anlamak olasıdır.

    konuya bu kapsamda yaklaşılmadıkça, öncelikle can ve mal güvenliğini sağlamak, şiddet ve anarşi eylemlerini kaynağında kurutmak olanak dışı olduğu gibi demokrasiyi tek seçenek olmaktan çıkartarak bütün kurumlarıyla faşizmi kökleştirmek de gündeme gelecektir.

    gerçekten de şiddete karşı halkı örgütleme, kitleler içinde şiddeti yoğunlaştırmama ile olanaklıdır.

    yapılan: bazı goşist sol akımlar gerçek hedefmiş gibi gösterilerek, hedef saptırılarak sıkıyönetimi çağırma, seçimle olmazsa,darbeyle iktidar olma, demokratik yaşama biçimini yok ederek halkı sömürme seçeneğini tek seçenek durumuna getirilme çalışmasıdır.

    durum bütün açıklığı ve acılığıyla saygı ile sunulur."

    ***

    ----------spoiler----------

    peki bu rapor devlet arşivine girdikten sonra ne oldu? bu rapor devlet arşivlerine girdikten sonra doğan öz, ülkücüler tarafından öldürüldü.

    katil sanığı olarak yakalanan ve yargılanan ibrahim çiftçi,mahkemece eylemi yapan kişi olarak ölüm cezasına çarptırıldı. ancak, askeri yargıtay kararı bozdu.

    çiftçi’nin ilgili yerlerde(!) bulunan dosyası "hükmü" bozma nedeni olarak gösterildi.

    bu dosyayı kim hazırlamıştı ve bu dosyada ne vardı?!. hala ülkemiz için meçhul!..

    ***

    o gün 12 eylül darbesinin sinyallerini veren ve yaklaşık 33 yıl önce yazılan bu ön rapor,bu gün dahi geçerli!..

    bilinenler,belgelenenler, hala "yoktur!" diyerek "inkar" ediliyorsa, türkiye de demokrasi mücadelesi daha da kararlı sürdürülmeli!..

    ***

    şemdinli olaylarını, bu bilgiler ışığında tekrar tekrar düşünmeliyiz!..

    şimdi, bıkmadan, yorulmadan araştırma ve incelemeye devam edilmeli, daha kararlı bir şekilde, olayların takipçisi olunacağı herkes tarafından çok iyi bilinmeli!..

    bu anlayışla, dr. gençay gürsoy ve osman kavala’nın öncülüğünde oluşturulan bir heyetle, şemdinli ve hakkari’ye giden "aydın girişiminin," çalışmalarını çok önemsiyorum.

    gerçek demokrasilerde,sivil insiyatif, devletin yönetiminde önemli bir unsur olmalı. halkın "kendini daha iyi ifade edebilmesi" sivil örgütlenmenin gücü ile ilişkilidir. etkin hale gelebilmek için "söz" değil, "eylem" gerekir.

    aydın girişimi bu konuda önemli bir öncülük yapmakta.

    türkiye,hukukun üstünlüğüne inanan bir ülke olarak yazılmış ve yazılacak her raporu dikkatle okumalı ve gereğini yerine getirmelidir.

    yoksa, yıllar gelir geçer ve biz hala demokrasi ve hukuk oyunu oynamaya devam ederiz. ama asıl önemlisi, soyguna ve sömürüye geçit vermek istemeyen insanlarımızı yitirmeye devam ederiz!.

    kaynak: doğan öz'ün eşi sezen öz ve fikri sağlar.

    http://albastropos.blogcu.com/...

    video:
    http://video.google.com/...
    (albastropos, 07.05.2009 17:23 ~ 25.06.2009 02:11)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil