çiçeği burnunda üçüncü nesil yazar.
@517532 nolsu girisiyle yarılmama neden olan kişi.
* hoşgelmiş.
araştırmacı yazar.... nikinden anladığım kadarı ile ford marka araba kullanmaktadır.
(bkz:
alırsın ford olursun lord)
an itibariyle sözlükteki tematik çalışma olarak, eksik kalan il plaka kodları ve elementlerin atom numaralarını sözlüğe girmiş-bitirmiş olan şahsiyet.
*(dlord, 15.12.2005 03:39 ~ 03:40)
sözlüğü kimya cetveline çeviren yazar. kimyayı sevmeyen bünyelerde ters etki yaratması muhtemel bir girişimde bulunmuş kendisi.
warcraft stilini yapan ulu stil yaratıcısı
*
sessiz sedasız sözlüğe sızmıştır. gülümsün gibi yazmak kavramında takılıp kalmasa daha güzel eserler çıkaracaktır, eminim. ayrıca baba olacakmış yakında, ben öyle duydum, allah analı babalı büyütsün bebişi diyerek ek not düşmek isterim.
(bkz:
sözlükteki babalar)
sözlükte bir çok kişinin yarılmasına sebep olan yazar.
(vatman, 04.03.2006 19:47 ~ 19:47)
şu sıralar kendini anlatmakta oldukça güçlük geçen sıradan insan. her söylediği yanlış anlaşılan garip durumlara düşen adam. üzgün ve süzgün. şekersiz çay, kremasız kahve gibi. tatsız, tuzsuz, acı bir şey.
(dlord, 06.03.2006 13:49)
(bkz:
abi şaka olsun lütfen)
(bkz:
@813551)
not: değilmiş......
(camel, 19.05.2006 15:20 ~ 15:26)
kimi zaman bazı şeylerin üstesinden gelme yolunu yanlış bulsam da, kişisel tercihlerde dayanılmazlığın geldiği noktayı da merak etmiyor değilim.
dlord gerek girileri olsun gerek stilleri olsun sözlüğün en güzel insanlarından biriydi. daha fazla yazmak, acıları deşmek anlamsız.
onun sözünü tutup güzel yazmak düşüyor bize
tüm sevenlerinin başı sağolsun, allah rahmet eylesin.
format sormaya, css hazırlarken class, id, güncelleme, dosya deyip sabaha kadar dürtmeye devam edeydi keşke.
onca mesajlaşma sözlük işinden ve üç-beş yüzeysel laflamadan pek öteye gitmedi ona yanarım. yüzünü görmedim, kim olduğunu bilmedim. yine de artık nadir rastlanan doğru dürüst adamlardan olduğu aşikardı. giderken bile efendi halinden şaşmadı. herkese hakkını teslim etti, ince teşekkür notuyla sessizce ayrıldı.
belli ki dertleri, sıkıntıları varmış. ama eğer tercihse bunun adı, insana seçimi çaresizlik, zorunluluk ya da başka bir gerekçe yaptırmamalı. çünkü her seçiş bir vazgeçişse, en kötü şartta dahi yaşam sona erdirilemeyecek kadar kıymetli. hadi onu bir kenara koyalım, manen bağlı olduğu insanları kendi tercihiyle geride bırakmamalı hiç kimse.
bu seçim için cesareti kıstas sanan sanki bilmiyor çözümsüzlükten kaçmak sadece zayıflık, acizlik. asıl cesaret tutunacak tek dalı, arkasından göz yaşı bırakacak tek seveni olmadığında bile her şeye rağmen kalıp direnmek. herkes kendisine verilen hayatı elinden gelenin en iyisini yaparak sürdürmeli.
şimdi kızmak, sorgulamak, her şey anlamsız...
intihar etmiş diye yazıyor olay butonunda. hayattan vazgeçmemek için çok iyi bir bahanesi vardı (daha bir kaç ay önce yeni doğacağı bebeğinin müjdesini veriyordu). ne yaptın sen dlord?...
görmesem de, tanımasam da _birkaç kere sözlükte mesajlaşmıştım_, üzüldüm, üzüldük.
allah taksiratını affetsin.
bir sigara yaktım kendisi için.
tanımıyordum ama, aması yok.
genç yaşına rağmen çocuk sahibi olacağını öğrenip de "neden bu kadar erken?" diye sorunca kendisine, "istiyorum" demişti; hala yaşama ümidi vardı içinde, ama şimdi...
(camel, 19.05.2006 15:42)
gidenin arkasından pek birşey söylenemez en azından ben söyleyemiyorum,
dlord tercihini yaptı sadece
rahat uyu..
hiç bir zaman şiirsel, lirik duyguların adamı olamadım, belki de olamadık ve her zaman, bu yüzden, aramızdaki "güzel insanları" yıprattık... bilmiyorum, dlord'u tanımıyorum... ama. ölümü tanıyorum, tanıyoruz. yüzlerdeki gergin ifade ve ekrana bakmadan/bakamadan, baş klavyeye odaklanmış bir halde yazılanlar artık çok şey ifade etmeyecek dlord için. inanıyorsanız inandığınız için, inanmıyorsanız en azından bir ümit yeşertebilmek için dua edin.
allah taksiratını affetsin, gani gani rahmet eylesin. yakınlarına baş sağlığı dilemekten başka elden ne gelir ki?
insan bu gibi zamanlarda necromancer olmak istiyor sanırım...
hayatın ne getireceği bilinmez ama, sürekli yaşanlardan bir şeyler götürüyor gibi, yine de ümitsiz olmamak lazım, her birey tercihleri ile varsa, umalım ki dlor'da bu tercihleri ile en güzel şekilde var olsun...
tekrar başımız sağolsun.
hayatı her şeye rağmen yaşamaya değer kılan bir çok nedenden birisi de sanal bir sözlükte senin için giri giren insanların olmasıdır.
ölümün aslında bize ne kadar yakın olduğunu gösterdi
dlord hiç bize yüzünü göstermicekmiş gibi gelir ölüm
bugün hiç tanımadığım birinin ölümüne üzüldüm...
niye? niçin ?
ruhun huzur bulsun dostum...
(yako, 19.05.2006 15:49 ~ 15:50)
kelimeler tamamıyla yetersiz kalıyor...
hepimizin başı saolsun...
umarım dünyada iyi şeyler yapanların gideceği yere gidersin.
görmesen de, tanımsan da, (yazdıklarını okuyarak da olsa) yaşadığına şahit olduğun birinin artık yaşamadığını bilmek ne kadar üzüyor insanı..
nasıl bitireceğimi bilemedim. üzgünüm işte..
bir kez bile mesajlaşmadım, bir kaç girisini okumuştum, bir de yarattığı stilleri görmüştüm.
bir şeyler yazmayacağım uzun uzun, hayatı yorumlamayacağım ya da sözlüğün sanallığına rağmen aslında bizler arasında organik bir bağ olduğundan dem vurmayacağım, klişelere lüzum yok ve söylenecek hiçbir şey değiştirmeyecek durumu.
diyeceğim şey ise: "garip bir burukluk çöktü üzerime. güle güle."
(theone, 19.05.2006 16:07 ~ 16:07)
kendisiyle ilişkilerdeki klasik tripler üstüne birkaç eğlenceli mesajlaşmamız olmuştu..
yüzümde bir tebessümle okurdum her yazdığını..
gitmiş..
yüreğindeki cennet bu dünyaya çok geldi.. huzura ermen dileğiyle dlord...
olay butonuna tıkladım. şimdi haberim oldu. çok üzgünüm yaa. keşke böyle olmasaydı. kaç kere mesajlaşmıştık kimbilir. bakınız yazarlığı konusunda idolümdü. (bkz:
@619348)
biz yazarlar için hayata son bakınızını verdi. allah rahmet eylesin.
kendisini tanımıyorum ama kendisinin yaptığını bile bilmediğim stili
* kullanıyorum. içim bir acayip oldu vuku bulanları okuyunca. ölüm lafından oldum olası korkmuşumdur, çünkü bilirim ölümün ne demek olduğunu, onunla dalga geçilemeyeceğini ve engelleyemeyeceğimizi. yeni baba olacakmış, daha da çok üzüldüm ama elden ne gelir ki? demek ki ne kadar da üstüne gitse çözemeyeceği ve altından kalkamayacağı sorunlar olmuş ki çareyi kaçış yolu olarak bu şekilde ölmeyi tercih etmiş. her ne kadar intihar pek güzel bir ölüm sayılmasa da karar kendi kararı ve umarım gittiği yerde huzur bulur. kendisine ne kadar üzülsek de geri bıraktığı acılı bir eş ve hiç babasını göremeyecek olan bir bebeğe daha çok üzüldüm. allah yakınlarına sabır ve kendisine rahmet eylesin.
huzur içinde uyu yüzünü hiç görmediğim sözlük arkadaşım.