an itibariyle sözlükteki tematik çalışma olarak, eksik kalan il plaka kodları ve elementlerin atom numaralarını sözlüğe girmiş-bitirmiş olan şahsiyet.*
sessiz sedasız sözlüğe sızmıştır. gülümsün gibi yazmak kavramında takılıp kalmasa daha güzel eserler çıkaracaktır, eminim. ayrıca baba olacakmış yakında, ben öyle duydum, allah analı babalı büyütsün bebişi diyerek ek not düşmek isterim.
(bkz: sözlükteki babalar)
şu sıralar kendini anlatmakta oldukça güçlük geçen sıradan insan. her söylediği yanlış anlaşılan garip durumlara düşen adam. üzgün ve süzgün. şekersiz çay, kremasız kahve gibi. tatsız, tuzsuz, acı bir şey.
kimi zaman bazı şeylerin üstesinden gelme yolunu yanlış bulsam da, kişisel tercihlerde dayanılmazlığın geldiği noktayı da merak etmiyor değilim. dlord gerek girileri olsun gerek stilleri olsun sözlüğün en güzel insanlarından biriydi. daha fazla yazmak, acıları deşmek anlamsız.
onun sözünü tutup güzel yazmak düşüyor bize
tüm sevenlerinin başı sağolsun, allah rahmet eylesin.
format sormaya, css hazırlarken class, id, güncelleme, dosya deyip sabaha kadar dürtmeye devam edeydi keşke.
onca mesajlaşma sözlük işinden ve üç-beş yüzeysel laflamadan pek öteye gitmedi ona yanarım. yüzünü görmedim, kim olduğunu bilmedim. yine de artık nadir rastlanan doğru dürüst adamlardan olduğu aşikardı. giderken bile efendi halinden şaşmadı. herkese hakkını teslim etti, ince teşekkür notuyla sessizce ayrıldı.
belli ki dertleri, sıkıntıları varmış. ama eğer tercihse bunun adı, insana seçimi çaresizlik, zorunluluk ya da başka bir gerekçe yaptırmamalı. çünkü her seçiş bir vazgeçişse, en kötü şartta dahi yaşam sona erdirilemeyecek kadar kıymetli. hadi onu bir kenara koyalım, manen bağlı olduğu insanları kendi tercihiyle geride bırakmamalı hiç kimse.
bu seçim için cesareti kıstas sanan sanki bilmiyor çözümsüzlükten kaçmak sadece zayıflık, acizlik. asıl cesaret tutunacak tek dalı, arkasından göz yaşı bırakacak tek seveni olmadığında bile her şeye rağmen kalıp direnmek. herkes kendisine verilen hayatı elinden gelenin en iyisini yaparak sürdürmeli.
intihar etmiş diye yazıyor olay butonunda. hayattan vazgeçmemek için çok iyi bir bahanesi vardı (daha bir kaç ay önce yeni doğacağı bebeğinin müjdesini veriyordu). ne yaptın sen dlord?...
görmesem de, tanımasam da _birkaç kere sözlükte mesajlaşmıştım_, üzüldüm, üzüldük.
allah taksiratını affetsin.
hiç yüzünü görmediğin birisi için; içini acı kaplıyorsa, paylaşılanlar, okunanlar adına...
biraz daha anlıyor mu insan ölüm acısını..
kaldırabiliyor mu?
hiç sanmıyorum...
niye ki..
insan bir nefes daha almaktan vazgeçsin..
canından bir parçası nefes almaya başlayacakken..
genç yaşına rağmen çocuk sahibi olacağını öğrenip de "neden bu kadar erken?" diye sorunca kendisine, "istiyorum" demişti; hala yaşama ümidi vardı içinde, ama şimdi...
hiç bir zaman şiirsel, lirik duyguların adamı olamadım, belki de olamadık ve her zaman, bu yüzden, aramızdaki "güzel insanları" yıprattık... bilmiyorum, dlord'u tanımıyorum... ama. ölümü tanıyorum, tanıyoruz. yüzlerdeki gergin ifade ve ekrana bakmadan/bakamadan, baş klavyeye odaklanmış bir halde yazılanlar artık çok şey ifade etmeyecek dlord için. inanıyorsanız inandığınız için, inanmıyorsanız en azından bir ümit yeşertebilmek için dua edin.
allah taksiratını affetsin, gani gani rahmet eylesin. yakınlarına baş sağlığı dilemekten başka elden ne gelir ki?
insan bu gibi zamanlarda necromancer olmak istiyor sanırım...
hayatın ne getireceği bilinmez ama, sürekli yaşanlardan bir şeyler götürüyor gibi, yine de ümitsiz olmamak lazım, her birey tercihleri ile varsa, umalım ki dlor'da bu tercihleri ile en güzel şekilde var olsun...
ölümün aslında bize ne kadar yakın olduğunu gösterdi dlord hiç bize yüzünü göstermicekmiş gibi gelir ölüm
bugün hiç tanımadığım birinin ölümüne üzüldüm...
niye? niçin ?
ruhun huzur bulsun dostum...
görmesen de, tanımsan da, (yazdıklarını okuyarak da olsa) yaşadığına şahit olduğun birinin artık yaşamadığını bilmek ne kadar üzüyor insanı..
nasıl bitireceğimi bilemedim. üzgünüm işte..
(moya the song, 19.05.2006 16:01 ~ 25.07.2006 13:39)
bir kez bile mesajlaşmadım, bir kaç girisini okumuştum, bir de yarattığı stilleri görmüştüm.
bir şeyler yazmayacağım uzun uzun, hayatı yorumlamayacağım ya da sözlüğün sanallığına rağmen aslında bizler arasında organik bir bağ olduğundan dem vurmayacağım, klişelere lüzum yok ve söylenecek hiçbir şey değiştirmeyecek durumu.
diyeceğim şey ise: "garip bir burukluk çöktü üzerime. güle güle."
olay butonuna tıkladım. şimdi haberim oldu. çok üzgünüm yaa. keşke böyle olmasaydı. kaç kere mesajlaşmıştık kimbilir. bakınız yazarlığı konusunda idolümdü. (bkz: @619348)
biz yazarlar için hayata son bakınızını verdi. allah rahmet eylesin.