diyarbakır daki olaylara karışan 80 çocuğa dava 

adana çık aradan

  1. "diyarbakır'daki izinsiz gösterilere karıştığı iddiasıyla 80 çocuk hakkındaki iddianame tamamlandı. iddianamede, çocuklar hakkında 9,5 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

    diyarbakır barosu cmk uygulama merkezi koordinatörü avukat barış yavuz, aa muhabirine yaptığı açıklamada, diyarbakır'da 28-31 mart tarihleri arasındaki izinsiz gösterilere karıştıkları iddiasıyla gözaltına alındıktan sonra tutuklanan 80 çocuk hakkındaki iddianamenin tamamlandığını söyledi.

    cumhuriyet başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, çocuklar hakkında ''silahlı örgüte üye olmak, kamuya ait bina, yer, tesis ve diğer eşyaya zarar vermek, kamu görevlisinin görevini yapmasına engel olmak, toplantı ve gösteri yürüyüşlerine muhalefet etmek'' suçlarından, 9,5 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası istendiğini kaydeden yavuz, yargılamanın çocuk ağır ceza mahkemesinde önümüzdeki günlerde başlayacağını bildirdi.

    yavuz, ayrıca bir süre önce 36 çocuk ile ilgili hazırlanan iddianameyi ise çocuk ağır ceza mahkemesinin ret etmesi üzerine cumhuriyet savcılığının itirazı üzerine dosyanın ankara çocuk ağır ceza mahkemesi'ne gönderildiğini ve iddianamenin usulüne uygun olup olmadığına, davanın açılıp açılmayacağına ankara çocuk ağır ceza mahkemesi'nin karar vereceğini kaydetti."


    bana soracak olursanız, bunun, objektif bir şekilde bakıldığı takdirde, hiç de insancıl bir cezalandırma olmadığı ortada. hatta 80 döneminde 17 yaşındaki gençlerin asılmasından da hiçbir farkı yok. bu davaların sonuçlarını merakla bekliyorum.
    (lethromar, 24.04.2006 20:17 ~ 19.07.2007 12:39)
  2. (bkz: @788059)
    (anubis, 24.04.2006 20:21)
  3. ellerine taş veren, sokağa salan, çocuk olmalarına bakmadan militan davranışlara itenleri bulmadan (çok zor olmasa gerek) hiçbir anlamı, gerekliliği, adaleti olmayan, günü kurtarmaya yönelik bir davranış daha
    iç fuzuli işler ve adaletsiz adalet bakanlıklarının halt etmesidir.
    (terakime, 24.04.2006 21:04)
  4. ölümcül bir oyunda,kurşunlarla sobelenip sokak ortasında öldürülen 7 çoçuğa göre daha şanslı çocuklardır.neticede mezar yerine mahkeme salonuna gireceklerdir.
    (peaceramon, 25.04.2006 05:26)
  5. hala maşalarla uğraşan bir yönetim var. o maşayı tutanları bulmayıp alet ettikleri küçük çocuklara suç duyurusunda bulunmaları çok saçma. ha tamam al onları, götür okullarına teslim et hatta velayetlerini ailelerinden de al ama okul yerine mahkemeye, kara tahta önü yerine hakim önüne çıkartmakta neyin nesi oluyor. git asıl işini yap elebaşlarını yani bu olayları çıkartan puştun döllerini bul.
    (guenhwyvar, 25.04.2006 10:11)
  6. http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/...

    eğer vicdanımız ile bakarsak olaya; o çocuklara daha az ceza verip göndermek gerekir. ama bundan sonra olası terör eylemlerinde çocukların ön saflara atılmasından sorumlu oluruz. o çocuklara ceza verilmesini destekliyorum ama içeride iken eğitimlerini bir şekilde devam ettirmek gerekir. sadece birilerini içeri tıkmak onu gerçekten ıslah etmek anlamına gelmez. cezanın amacı aynı zamanda eğitmek ve öğretmek değil midir? o çocuklar bence sokakta kalırsa eğitimsiz ve kendi hayatlarının yanında bir çok kişinin de hayatlarını hiçe sayan bireyler olacaktır.

    başlığı ilk okuduğumda gayri ihtiyari olarak teröre alet edilip bir de cezalandırılacak çocuklara üzüldüm, ama düşününce çocuk diye iki gün sonra serbest bırakırsak diğer çocukların da buna alet edilmesine vesile olmaz mıyız? kapkaç olayının ardı arkası kesilebiliyor mu? sadece düzgün yaptırım olmadığından dolayı ve erkesi gün dışarı çıkacaklarını bildiklerinden, korku denilen şeyin içlerinde olmadığından dolayı her seferinde yine çalıyorlar yine zarar veriyorlar.

    belki çocuklar için cezanın ağır olduğunu düşünebiliriz ama en azından aileler kendi davalarında çocuklarını öne sürerken tereddüt eder ve belki bir daha çocuklarını kendi eylemlerine alet etmeye kalkmazlar.
    (spoiled, 25.04.2006 11:27)
  7. hayatları ellerinden alınmış, dünyaya default olarak yenik gelmiş masum insanları acımasızca yargılayarak maçın sonunu onlara işaret ediyoruz zaten. cezanın amacı ıslah etmektir, gözümüzün önünde olmasın da hapishanede eğitilsin diyip toplumsal sorumluluğumuzu üstümüzden atamayız. ben öldürelim diyorum efendim. tükenmez bunlar, kardeşleri de geliyor arkadan. hobi olarak bunu benimsemişler işte, elden ne gelir. biz onlara eğitim verdik, insanca yaşama hakkı verdik, bamboo rafting öğrettik ama kesmiyor hiç bir şey bu veletleri. tutturmuşlar bir adrenalin de adrenalin…

    bunu açıklamak zorunda kalmaktan bile utanıyorum ama biline ki küçük yaşta suç işleyen kimse bunu fikinin keyfine yapmaz. tck'ya göre suç kabul edilen eylemlere karışan çocuk profiline bakınca bunların neredeyse hiç birinin nezih mekanların nezih ailelerinden gelmedikleri görülür. cebe 5 lira koyup 1 hafta sürtmeli sokaklarda insan, ahlak dersi vermeye başlamadan önce. bakalım ne tür boklara karışıyor can sıkıntısından, umutsuzluktan. bazen ufak bir hezeyanda dahi her şeye lanet ettiği olmaz mı kıçını sağlama almış insanın bile. bir hayat düşünün ki gelecek hiç bir şey vaadetmiyor. kaybedecek neyi var ki neyden korksun bu çocuklar? hapiste onları donatacağız; bilgi küpü entel bir hapishane sonrası nesil yaratacağız sanki ilerdeki hayatlarına umutla bakan. hadi bunu yaptık, arkadan gelen umutsuz, mutsuz, korkusuz nesle nasıl bir çare düşünmek gerek?

    ıslah politikasını savunanlar ya problemin gerçek çözümünü anlayamayacak kadar körler, ya da işlerine gelmiyor. herkese büyük sorumluluk düşüyor çünkü. ülkemizde git gide artan gelir dağılımı uçurumunu, yoksulluk boyutunu, ırkçılığa uzanan irrasyonel ve ayrımcı milliyetçiliğimizi gözden geçirmemizi gerektiriyor.

    rosa luxemburg derki: “iç savaş, sınıf savaşının başka bir adıdır, o kadar”
    (cursedglobetrotter, 25.04.2006 12:15 ~ 26.04.2006 15:23)
  8. diyarbakır valiliğinin 2004'teki araştırması, kentte çocukların suça ve şiddete yönelmesinin nedenlerinin çok derinlerde olduğunu ortaya koyuyor. en çok göç alan illerden diyarbakır'da suça karışanlar, genellikle 15 yıl içinde köylerden göç edenler. 2004'te kapkaç ve yankesicilik olayına karışan 141 çocuğun yüzde 80'i diyarbakır köyleri ya da çevre illerden göç edenlerden oluşuyor. bu çocukların ortalama altı kardeşi var. aynı yıl diyarbakır'da suça karışan toplam 1914 çocuk yakalandı. bu çocuklardan yüzde 43'ü aile içi şiddete maruz kalmış. suç işleyen çocukların yüzde 31'inin babası, yüzde 89'unun ise annesi okuma yazma bilmiyor.
    yani bakıldığı zaman olaylar çocuklardan değil toplumdan, aileden, cahillikten, yoksulluktan kaynaklanıyor. peki sorunu bu 80 çocuğu hapse atarak çözebilecekmiyiz? asla. artık geçici çözümler üretmekten vazgeçip, bu çocukları topluma kazandırmak için neler yapmalıyız diye düşünmek gerekiyor. yoksa açılan davaların ve verilen cezaların götürüsü olur getirisi olmaz.
    (sahra, 25.04.2006 12:25)