• görseller

    • diyafram
  1. fotoğraf makinesinde, lensin içinden geçecek olan ışığın miktarını ayarlamak için kullanılan, iç içe açılıp kapanan yaprak şeklinde metal plakalardan oluşan düzenek. ne kadar çok açılırsa lensten o kadar çok ışık girer, ne kadar kapanırsa o kadar az ışık girer. ana değerleri 1.2, 1.4, 1.8, 2.8, 4, 5.6, 8, 11, 16, 22, 32'dir..
  2. karadenizli arılar için şu şekilde anlatılabilecek öğe:

    düğün güni gelende
    göğe mermi saçulur
    diyafram göze benzer
    kisilur da açilur

    barmaklarum üşidi
    diyafram açamadum
    kaynatam basti bizi
    becerip kaçamadum
    vermez ise bubasi
    anlasur da kaçaruk
    az işikli yerlerde
    diyaframi açaruk
  3. 1- fotoğrafçılıkta lensten içeri girecek ışığı belirler. daha bir sürü işlevi vardır. fotoğrafa başlanan ilk zamanlarda biraz kafa karıştırabilir enstantane ve diyafram. fotoğrafçılıkta hayati önem taşıdığından iyi öğrenilmesi şarttır.
    2- şarkı söylerken kullandığımız kastır. diyafram boşluğumuza nefesimizi doldurup bu nefesi uzun süre, etkili ve kontrollü kullanmayı öğreniriz. bunun için çok uzun zaman ilk başta insana komik gelebilecek egzersizler yaparız. köpek nefesi alma, çiçek koklama, yılan gibi tıslama, karnımıza kocaman kitaplar koyup nefes alma, ha ha haa diye bağırma bunlardan sadece birkaçıdır. doğru ve sağlıklı nefes diyafram nefesidir. özellikle solistlerin, spikerlerin ve simultane çevirmenlerin diyaframlarını etkili bir şekilde kullanmaları beklenir.
  4. tiyatrocuların pek bir üzerine düştüğü kastır. vücudu fazla eğip bükmeden, nefes almak için laf kesmeden yükses sesle hitap edebilmek uğruna kullanmayı öğrenmek gereklidir.
  5. ışığın yoğunluğunu kontrol edilebilmesini sağlayan, büyütülebilen yada küçültülebilen bir delikten ibarettir. iki fonksiyonu vardır.
    1.  ışığın yoğunluğunu kontrol eder
    2.  net alan derinliğini kontrol eder.
  6. kanımca kullanışsız ve riskli bir doğum kontrol yöntemi. olası yerleşme sorunları ve döl yolunu tam kapamaması gibi durumlar doğurabilir, hiç olmadı bunun bilinci bile mensturasyon dönemine kadar süren stresli bir bekleyişe sebebiyet verebilir.

    prezervatifin yarattığı tensel tatmin sorununu ortadan kaldırsa da yine de doğum kontrol hapı veya yine şu an ismini hatırlayamadığım doğum kontrol amaçlı olarak ayda bir vurulan iğnelerden şaşmayın derim. eğer aceleye gelmiş bir olay ise de bir yolunu bulun. aaa her şeyi ben mi öğreticem!
  7. manuel modu olan fotoğraf makinelerinde fdeğeri ile gösterilir. genelde f2.6, f5.6, f8.0 gibi değerler alır. şimdi mantıken düşünelim.

    diyaframı merceğin etrafında bulunan kapakçıklar gibi düşünebiliriz. diyafram değeri büyüdükçe bu kapakçıklar küçülerek alanı daraltırlar. belki şu fotoda daha net algılayabilirsiniz hadiseyi. fotoğraf fotokritiksitesinden alıntıdır.(görsel: diyafram/39384)

    şimdi diyelimki az ışıklı bir ortamdayız. ışıksa fotoğraf için bir numaralı araç. zaten ışığımız az, bir de diyaframı kısarak daha az ışık gelmesini sağlarsak ne olur? fotoğraf karanlık çıkar. bu yüzden diyaframı olabildiğince açmalıyız ki fotoğraf makinemize daha çok ışık girsin, fotoğrafımız parlak olsun.

    şimdi de tersini düşünelim. çok ışıklı ortamdayız. diyaframı sonuna kadar açar isek pasparlak, iğrenç ötesi bir fotoğrafla karşılaşırız. bu seferde ışığı usturuplu seviyede içeri girecek şekilde kısmalıyız. yine diyafram ayarını kurcalarız.

    kısaca diyafram çoğu zaman fotoğrafımızı kurtaran özelliktir. doğru diyafram ayarını kestirebilmek güven, özveri ve tecrübe ister. bilmem anlatabildim mi?
  8. fotoğraflarımızın oluşması için bildiğimiz gibi filmin üzerine belirli miktarda ışık düşmesi gerekmektedir. çekim yapacağımız yerde ışık gerekenden fazla ise, objektifen içeri giren ışığın azaltılması; ışık gerektiğinden az ise yine objektiften içeri giren ışığın arttırılması gerekmektedir. işte bu ayarlamayı diyafram ile yaparız.

    fotoğraf makinelerinde olduğu gibi geçen yıllar içerisinde diyafram da değişime uğramıştır. fotoğraf tarihindeki ilk makinelerde diyafram ayarları objektifin arkasında bulunan değişik ebatlardaki delikli levhaların yerini değiştirmekle gerçekleştirilirken, artık bu düzenek objektifin içine taşınmış metal yapraklardan oluşan bir düzenek yer alır.

    günümüzde kullanılan diyafram tipi iris diyafram olarak adlandırılır. iris diyaframlarda bir çok ince metal levha objektifin içindeki halka biçimindeki levhaya bağlı bulunur ve makinenin dışından bir halka ile kontrolü sağlanarak açılıp kapanır; böylece de istenilen ışık miktarı ayarlanır.

    slr (yani tek objektifli) fotoğraf makinelerinde diyaframın yeri merceğin hemen önüdür. ama tabi istisna durumlarda merceğin arkasında da bulunmaktadır. birden fazla merceğin bulunduğu objektiflerde ise merceklerin arasında bulunur.

    diyafram açıklığı "f" ile sembolize edilir ve rakamlar küçüldükçe diyafram aralığı genişler (objektiften içeri giren ışık artar), rakamlar büyüdükçe aralık küçülür (giren ışık azalır).

    kaynak: http://tararseven.blogcu.com
  9. *göz kapağımız gibi düşünebiliriz bunu. düşünün ki çok ışıklı bir ortamda rahat görebilmek için gözümüzü kısarız. az ışıklı ortamda ise merceğe daha çok ışık düşmesi için gözümüzü kocaman açarız. tabi bunları istemsiz olarak her saniye yaparız.

    fotoğraf makinesinde de doğru fotoğrafı çekebilmek için doğru diyafram değerini tutturmak çok önemlidir. aksi takdirde fotoğrafımız karanlık ya da aydınlık çıkar. karanlık ortamda gözümüzü kıstığımızı, aydınlık ortamda kocaman açtığımızı düşünelim. bildiğin göremeyiz, aynı hesap.

    **göz kapağımızın bir diğer mühim fonksiyonu daha vardır. uzaktaki bir cismi daha rahat görebilmek için gözümüzü kısıp bakarız. misal sınıfın en arkasında oturuyoruz ve tahtadaki yazıyı okuyamıyoruz. gözümüzü kısıp iyice bakarız. işte fotoğraf makinelerinde de diyafram uzaktaki cisimleri bir nebze odaklayabilmemizi sağlar. atıyorum tahtanın üzerinde yazılar var, ve önünde salak bir hoca var. siz hocayı değil yazıları odaklamak istiyorsunuz. ne yaparsınız? doğru bildiniz, diyaframı kısarsınız. tabi manuel focus özelliği varsa onu da kullanın.