belki ilginizi çeker
  1. · diabetes mellitus
  2. · retinopati
  3. · sonda
  4. · hastalığı benimseyip doktora gitmemek
  5. · şişmanlık bulaşıcıdır
  6. · hipoglisemi
  7. · polikistik over sendromu
  8. · şeker hastalığı
  9. · zengin hastalığı
  10. · interlökin 1
gündem
  1. · uludağ sözlük
  2. · yeşim salkım
  3. · 8taş deyip f3n3rbahç3 lafına bozulan ezik fenerli
  4. · google wave
  5. · yasaklanması gereken şeyler
  6. · boylumlama
  7. · itü sözlük yazarlarından özlü sözler
  8. · çevrimdışı göster
  9. · traşköpüğü

diyabet  

  1. şeker hastalığı
    kanda insülin glukagon oranının bozulması.
    (azureel, 17.03.2004 01:59)
  2. pankreasın yeteri kadar insülin salgılayamaması neydeniyle insanın kan şekerinin yüksek seviyelerde seyretmesine neden olan hastalık
    (delilah, 20.10.2004 23:25)
  3. tıptaki adı diabetes mellitus
    (makaveli, 21.10.2004 05:30)
  4. tip 1 ve tip 2 diye ayrılır. tip 1 diyabetli insülinle yaşamına devam eder, tip 2 ise diyetle kan şekerini limitler arasında tutabilir. aşırı susama, sık idrara çıkma, soğuk terleme, hızlı kilo kaybı belirtiler arasındadır. ailesinde şeker hastası olanlar kontrolerini düzenli yaptırmalıdır. ciddi bir hastalıktır. dikkat ve özen ister.
    (roxanne, 03.07.2006 12:10)
  5. meydana gelmesi ile tatlı yemenin çokta alakası yoktur ama meydana geldikten sonra yenene içilene özellikle yenilen tatlılara dikkat edilmesi ve mümkün olduğunca az yenmesi gerekir.
    (ubi, 03.07.2006 13:14)
  6. pankreasınızdaki beta hücrelerinin hasar görmesi veya çalışamaz hale gelmesiyle oluşan tatlı bir hastalıktır.
    kendinize iyi baktığınızda belkide hayattaki en iyi dostunuz olabilir.
    (cyan, 01.01.2007 11:44)
  7. kanda taşınan oksijen miktarını etkilediğinden, beraberinde görülen diğer hastalıkların iyileşmesini de engelleyen sorun. sinirleri harap eder, acı ve ağrı duyularının kaybolmasına sebep olur; böylece zararlı etkilerden kaçmaz hasta, yara ve yanıklar oluşur(özellikle ayaklarda). bu yüzden hasta yakınlarının da çok dikkatli olmasını gerektiren bir hastalıktır.
    (bkz: diyabetik ayak)
    (nepenthe, 01.01.2007 20:08)
  8. tıp dilinde diabetes mellitus olarak geçen, anormal insülin salgılanmasına, kan glikoz seviyesinde anormal yükselmelere, ileride böbrek ve retina bozukluklarına yol açan kalıtım ve çevre faktörlerinden etkilenerek meydana gelen sendrom. 5 başlık altında sınıflandırılmıştır:

    tip 1 (ıddm) :insüline bağımlı diabetes mellitus olarak da bilinir. pankreas beta hücreleri hasarı sebebiyle insülin eksikliğidir.çoğu zaman 25 yaşından önce ortaya çıkar, hastanın vücut yapısı hemen herzaman için zayıftır.

    tip2 (niddm) :insüline bağımlı omayan diabetes mellitus olarak da bilinir. hücrelerde azalmış insülin etkisi özellikle şişmanlığa dayalı olarak ortaya çıkar ve ileri yaşlarda görülme olasılığı daha fazladır.

    bazı belirli durumlarla ve semptomlarla birlikte bulunan diabetes: pankreas hastalıklarında, insülinin yanısıra diğer başka hormon değişikliklerinde, çeşitli ilaçların verilmesi halinde, insülin reseptör anomalilerinde görülen diabettir.

    gebelik diabeti:glikoza karşı tahamülsüzlüğün gebelik sırasında gelişmesi nedeniyle görülür.

    glikoz toleransının bozulması:plazma glikkoz düzeyinin normal sınırlar ile diabetik kabul edilen değerler arasında
    bulunması durumudur.

    hastaya diabetes mellitus tanısı konmadan önce glukoz metabolizması incelenmelidir bunun için açlık kan şekeri ölçümü yapılmalıdır.hasta yemek yedikten 12 saat sonra aç karnına bu teste tabi tutulmalıdır, 120mg\dl ve üstü çıkan değerlerde hastadan yemek yedikten bir saat sonra tekrar kan testi istenmelidir, çıkan değer 200mg\dl ve üstü ise diğer belirtilere de bakılarak hastalık teşhisi konulur.tedavinin başarısı, hastanın doğru bilgilendirilmesiyle paraleldir.hasta özellikle kendi kan şekerini kendi kontrol etmeyi öğrenmeli, insülin iğnesini kullanmasını bilmeli ve verilen diyete uymalıdır...
    (acalculia, 01.01.2007 22:23)
  9. türkiyenin dört bir yanındaki diyabetlilerin buluştuğu site;
    www.diyabetiz.com)" onmousedown="return bkc('1008306','www.diyabetiz.com')">www.diyabetiz.com
    (cyan, 02.01.2007 14:27)
  10. hemen hemen haftada bir gün gazetelere,haberlere vs. çıkan haberler de diyabetin tedavisinde bir adım daha atıldığı söylenir.istenildiği kadar adım atılsın efendim.bunun tedavisi çıksa bile ilaç şirketleri buna bir dur diyeceklerdir elbet.dünyada o kadar diyabet hastası ve sayılı ilaç şirketi varken bunu göz göre göre kabul ettiremezler.ortada milyar dolarlar oynarken insanların sağlıkları onların ikinci planında diye düşünmekteyim.ne yazık ki böyle.daha çok bekleyeceğiz sanırım.
    (cyan, 20.01.2007 10:56 ~ 10:57)
  11. tarihçesinin aşağıdaki gibi olduğu hastalıktır:

    - şeker hastalığı ile ilgili en eski kayıtlar milattan önce 1550'li yıllarda mısır'da yazılmış bir papirüste bulunmuştur. bu papirüste, şeker hastalığına benzer, çok idrara çıkma ile seyreden bir durumdan bahsedilmektedir. hindular da ayur veda'da böcek, sinek ve karıncaların bazı insanların idrarının yapıldığı yere toplandığını kaydetmişlerdir.
    - günümüzde tıp literatüründe kullanılan, diabetes ve mellitus kelimeleri yunanca akıp gitmek anlamına gelen dia + betes ve bal kadar tatlı anlamına gelen mellitus kelimelerindenden türetilmiştir. diabetes kelimesi ilk kez anadolu topraklarında, kapadokya'da m.s. 2. yüzyılda arateus tarafından kullanılmıştır. arateus şeker hastalığını idrar miktarında artma, aşırı susama, ve kilo kaybının olduğu bir hastalık olarak tanımlamıştır.
    - şeker hastalarının idrarının tatlı, bal gibi olduğu ve bu nedenle karıncaların, sineklerin ve diğer böceklerin bu idrara üşüştüğünü susruta ve diğer hintli doktorlar m.s. 5-6. yüzyılda fark ederek açıklamışlar, bu hastalığın iki formu olduğunu yazmışlardır. bir formunda hastalar zayıf ve çok uzun yaşamadan kısa sürede ölmekte, diğer grupta ise hastalar şişman ve daha yaşlı olarak belirtilmiştir. bu günümüzün modern sınıflamasında belirtilen tip 1 ve tip 2 diabetes mellitus sınıflamasına çok benziyor.
    - şeker hastalarının idrarının tatlı olduğu 17. yüzyılda bir ingiliz doktor olan thomas willis tarafından tekrar keşfedilmiştir. willis şekersiz şeker hastalığı denilen ve vücudumuzun su dengesini ayarlayan bir hormon olan antidiüretik hormon eksikliği sonucu ortaya çıkan diabetes insipidus ile diabetes mellitus'un ayırımını yapmıştır. willis, ayrıca beyin sapı damar anatomisini ilk gösteren bilim adamıdır.
    - fransız fizyolog claude bernard (1813-1878) 19. yüzyılda şeker hastalığı ile ilgili çok önemli buluşlar yapmıştır. bunlar arasında en önemlisi idrarda görülen şekerin karaciğerde glikojen olarak depo -edildiğini bulmasıdır.
    - berlin'den paul langerhans ( 1847-1888) 1869 yılında verdiği doktora tezinde pankreas bezi içindeki küçük hücre topluluklarını göstermiştir. bu hücre toplulukları günümüzde " langerhans adacıkları " olarak biliniyor. edouard laguesse de 1893 yılında bu hücrelerin pankreas bezinin endokrin hücreleri olduğunu öne sürmüştür.
    - oskar minkowski (1858-1931) ve josef von mering (1849-1908) strasburg'da pankreas bzinin hayati önemini değerlendirmek için bir köpeğin pankreas bezini çıkartmışlardır. köpekte ameliyat sonrasında şker hastalığının tipik belirtileri olan susama, çok su içme, çok idrara çıkma ve kilo kaybı geliştiğini gözlemişlerdir. ilk kez bu araştırma, pankreas bezindeki hastalığın şeker hstalığı gelişmesine yol açtığını göstermiştir.
    - yirminci yüzyılın başında berlin'li doktor george zuelzer; romanya'dan nicolas paulesco (1869-1931) ve amerikalı e:l.scott ve ısrael kleiner pankreastan kan şekerini düşüren ancak saf olmayan bir çözelti elde etmişlerdir. ancak saf olmadığı için istenmeyen sonuçlar doğurmuş ve kullanılamamıştır.
    - yirminci yüzyılın başlangıç dönemine kadar ölümcül bir hastalık olan şeker hastalığı tedavisinde kanada toronto üniversitesi'nden fredirick g. banting (1891-1941), asistanı charles h. best (1899-1978) biokimyacı james b. collip (1892-1965) ve fizyolog j.j.r.macleod (1876-1935) ortak çalışmaları sonucu insülin'i 1921 yılında izole etmeleri ile önemli bir mucize gerçekleşmiştir. banting ve best daha sonra köpek pankreasından elde ettikleri çözeltiyi pankreası çıkartılarak diyabetik yapılmış köpeğe vermişler ve kan şekerinin düştüğünü görmüşlerdir.
    - collip elde edilen insülini dahada saflaştırmış, ilk kez 1 ocak 1922 tarihinde diyabetik bir hasta olan leonard thompson üzerinde denenmiş ve başarılı sonuç vererek ölümcül bir hastalık olan şeker hastalığı tedavi edilmiştir. bunu takibende eli lilly firmasının çabaları ile insülin üretimi daha da geliştirilmiş ve 1923 yılından itibaren yaygın olarak kuzey amerika ve avrupa'da kullnılmaya başlanmıştır.
    - amerikalı doktor eliott p. joslin insülini ilk kullanan doktorlardandı. bostonda insülinin kullanılmaya başlandığı 1922 ağustos'tan itibaren ilk yıl toplam 293 şeker hastasını tedavi etti. dr. joslin günümüzde de tedavinin en önemli parçasını oluşturan hsta eğitimini sistemli olarak uygulamaya başladı.
    - ikinci dünya savaşı yıllarında fransa montpellier'de tifo tedavisi ile ilgili araştırmalar yapan dr. m.j. janbon sülfonilürle hayvanlar üzerinde yaptığı deneyler sırasında hayvanların kan şekerinin düştüğünü fark etti. bunu meslektaşı dr. loubtieres ile birlite diyabetik insanların tedavisinde denediler. ancak bu ilacın insülin salgısını uyardığını, insülin yerine geçmediğini pankreası çıkarılmış hayvanlarda yaptıkları araştırmalarla ortaya koydular. bu araştırmalar günümüzde tip 2 diabetes mellitus tedavisinde kullanılan hapların ilk örnekleriydi.
    - cambridge'ten bilim adamı frederick sanger 1955 yılında insülinin iki aminoasit zinciri yapısında olduğunu buldu. sanger bu çalışması ile 1955 yılında nobel ödülünü aldı.
    - dorothy hodgkin 1969 yılında insülinin 3 boyutlu yapısını ortaya koyarak bir başka nobel ödülü kazanan bilim adamı oldu.
    (julian apostate, 13.02.2007 17:15)
  12. hastalığa ilk yakalandığım zamanlarda (95-96) kullanılan o upuzun uçlu şırıngaların yerini (ki bu şırıngalar eroinmanlar tarafından halen kullanılmaktadır) 97-98 yılları gibi kalem gibi cepte taşınabilen ve ucundaki 5-8mmlik iğne aparatı ile insülin tüpünün değiştirilebildiği insülin kalemi (eroinmanlara tavsiye ederim, gayet kullanışlıdır, ama yok lan, kaybedersiniz siz bunu) denilen aletin almasıyla, günde 4 defa bedenime büyük delikler açmaktan kurtulduğum hastalık. (eh, iğne sayısı değişmedi ama hiç değilse boyutu küçüldü) ((bkz: boyu değil işlevi))

    (bkz: günde 2 litre diyet kola içiyorum lan)

    (bkz: sürekli lan dersem başbakan olabilir miyim)
    (mordevrim, 23.03.2007 23:59)
  13. (quintino, 13.06.2007 14:50)
  14. (zoser, 22.06.2007 03:48)
  15. sağlıklı bir insanın idrarına glukoz çıkmaz ya da fark edilmeyecek kadar az miktarda çıkar.ancak diyabetli kişilerde çok miktarda glukoz çıkar.
    diyabetli kişilerde idrarla glukoz çıktığı bilgisine bir bilim adamının temizlikçisinin gözlemleri sayesinde ulaşılmıştır.köpekler üzerinde şeker hastalığını inceleyen bu bilim adamının laboratuvarının temizlikçisi köpeklerin idrar yaptığı yerlerin yapış yapış olduğunu söyler.bunun üzerine bilim adamı (adı hatırlanmadığı için bu şekilde yinelenmektedir.) derhal köpeklerin idrarlarını incelemeye alır ve gerçekten de idrarla glukozun atıldığını görür.
    temizlikçisinin dikkatinden kaçmayan bu gözlem neticesinde diyabetin en önemli bulgularından biri bu şekilde ortaya çıkmıştır (öteki de kan glukoz düzeyinin yüksek çıkmasıdır.).
    (natalya casta, 23.07.2008 17:36)
  16. her zaman çok acayip şekillerde bilinen (daha doğrusu yaşamayanların tahminlerde bulunduğu) bir hastalıktır. hasta olmayanların hastalara tepkisi "çok yaşıycan" ya da "yazık" şeklinde olur ama kimse bilmez psikolojik veya fizyolojik yaşantımızı. öncelikle ki teşhis koyan doktorum dahil o çok yaşayacaksın sen hehe şeklindeki tepki veren insanlara seslenmek istedim hep iyi çok yaşa ama sıkıyorsa bununla yaşa. gerçi alıştıktan ya da adapte olduktan sonra günlük yaşantınıza pek zararı olmasa da özellikle tip 1seniz (ki günümüzde kökten bir tedavisi yok sürekli insülini dışarıdan almalısınız) istediğiniz an bir şey yiyemezsiniz hayatınız programlıdır(gerçi o yönden normalde olacağınızdan daha sağlıklı beslenmiş olursunuz ama yine de psikolojiye ters bir etken) herhangi kafeye gittiğiniz zaman ısmarlayabileceğiniz şeyler kısıtlıdır. insülin yaparken tuhaf bakışlara maruz kalır hatta bazı yerlerde eroinmanmışsınız gibi "napıyosun kardeşim burası aile mekanı" gibi tepkiler alırsınız. en kötüsü de kurtlar vadisi sağolsun diyabetik olduğunuzu öğrenen kişiler "hadi bir insülin yap da görelim" "sen de büyük iskender gibi pantolon üstünden yapıyorsun di mi" ya da "uçuruyormuş hafif iskender vurdukça mayışıyordu" şeklindeki yorumlarıyla dayak isterler. bir de şimdi bir akasya durağı çıktı başımıza bir karakter sinirlenince (osmandı sanırım) hadi insülin yap sakinleş diyorlar adam da insülini yapıyor uslanıyor. sinir hastası değiliz ki biz insülinle sakinleşelim. hele bir de günde bir tane şeker hapı içen ve hba1csi 5.60ın üstüne hiç çıkmamış şekeri 150yi arada gören teyzelerin her yerde ben şeker hastasıyım bana şu öncelik bana bu ekstra diye dolaşmalarına da gıcık olmaktayımdır.

    anlatmak istediğim odur ki sevgili sözlük sakinleri diyabet yanlış anlaşılan ya da bilinmeyen bir hastalık olup hasta olanların dahi %50si ne olduğunun pek farkında değildir. diyabeti öğrenmeden hakkında yprum yapmak yasaklanmalıdır ki biz de rahat rahat yaşayabilelim...
    (cursedpower, 31.08.2008 15:27)
  17. (kobayhan, 09.11.2008 16:10)
  18. tip 1 diabet genelde genç hasta grubunda görülmekte olup vücutta insülin yetersizliğine bağlıdır ;bu nedenle tedavisinde insülin ana ilaçtır.tip 2 diabet ise genelde reseptör düzeyinde insulin direnci nedeniyle oluşmakta olup ,daha yaşlı grupta ve kilolu insanlarda görülür.tip2 diabette ilk tercih ilaç grubu metformindir.(metformin ilacın içerik ismidir.piyasa ismi değildir)
    (xera, 22.09.2009 20:15)
  19. kan plazmasının ph değerinden anlaşılabilecek hastalık. 7.4 (kanın normal ph'ı) değerinin altında ise, maalesef bu hastalığa mensupsunuz demektir.

    sosyal mesaj: arada kan tahlili yaptırınız, es geçmeyiniz.

    (bkz: yazar burada bize sesleniyor)
    (ilişik yaşam formu, 27.09.2009 20:54)
  20. kan ph'ından insanın diabet olduğu anlaşılmaz,asidozda olduğu anlaşılır.tıbbi adı diabetik ketoasidoz olan halk dilinde 'şeker koması' olarak da adlandırılan durumda kan ph'ı düşer ancak,asidoza neden olan tek durum bu değildir.ayrıca kn ph'ı arteryel yani 'atar damar' kanından doğru olarak bakılacağı için ,kimsenin femoral arterine saplanır tarzda enjektörle girilmesine check up yaptırma amacıyla izin vereceğini sanmıyorum.
    (xera, 02.11.2009 00:28)
  21. diyabet hastalarının kullandığı oral antidiabetik ilaçlardan başka insülinler mevcut.iğne olmadan püskürtme yoluyla uygulanan insülin kalemlerinin varlığından konuşuluyor ama ülkemizde kullanılıyor mu bilmiyorum.
    (lka, 02.11.2009 15:50 ~ 16:44)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil