codecler belli bir standarta otursun artık diye hergün kara kara düşündüren süper film formatı. arşivdeki 500* filmin herbiri ayrı codec istediğinden bilgisayara format atmaya korkar oldum. yeniden yüklerken codecler karışıyor çünkü. mutlaka bikaç eksik kalıyor.
mv2 player'ın hiçbir problem olmadan tüm farklı codec'lerin izlenebilirliğini sağlaması ve alt yazı üzerinde düzeltme imkanı sağlaması ile tüm problemlerin aşıldığı izlenimini veren vcd'nin abisi ama dvd'nin kardeşi olan film formatı. *
altıncı versiyonun piyasaya çıkmasıyla dvd'den hiç bir eksiği kalmamış sıkıştırma tekniğidir. menüleriyle, ekran seçimiyle ve altyazı seçimi desteğiyle dvd gibi olmuş.
iyi çekilmiş bir divx filmini dvd ye tercih ettiğim sıkıştırma formatı.
dvd ye hiçbir şekilde müdahale edemiyorsun. alt yazıları çok dandik. göz zevkime hitap etmiyor. altyazılarını değiştirip ekleyemiyorsun.
ama iyi bir divx oynatıcısı ile o filmin her tarafına müdahale edip istediğini yaptırabiliyorsun. tabiiki dvd gibi 2. dil desteği ve kamera arkası gibi ek görüntüleri yok. ama eğer sadece o filmi izleyeceksen orjinal dilinde ve istediğin altyazı ile (boyutunu, büyüklüğünü, yazı karakterini, koordinatlarını değiştirerek) izleyebilirsin. ses ve görüntü ayarlarını alabildiğine kendine göre ayarlayabilirsin.
(bu yazı divx/xvid/mkv türevli canhıraş medya uzantıları ve türleri gözetilerek yazılmıştır)
ben her defasında divx'i dürüm kebaba benzetirim.
ne alaka demeyin!
dürüm kebabı dürümcüde yersiniz. dürümcüler genellikle hijyene dikkat edilmeyen, pis yerler olmalarına karşın siparişlerinizin içine istediğiniz kadar acı, limon, soğan, salata, sos, mos koydurabildiğiniz için, ya da sadece o "pislik" havası nedeniyle midir bilinmez; çok lezzetli kebaplar yedirirler müşterilerine.
o kadar abartıdır ki bu lezizlik durumu, ayaküstü tabir edilen yerlerin dürümü restoranlaşmış, dükkan sahibi dürümcülerden, onlarınki de büyük lokanta zincirlerinde çıkan dürümden her zaman daha lezzetlidir. burada ayaküstü dediğimiz adam bir gün orada bir gün burada bıçak darbelerinin oyarak yardığı aynı tahta üzerinde sürekli biriken et vs. kalıntılarına her gün biraz daha eklemekte iken, en azından dükkanlarda az çok bir kontrol, az çok bir dikkat olduğuna da dikkat etmenizi istiyorum.
divx de böyle işte. pis, kalitesiz hatta çoğu zaman; sesi, görüntüsü vs.'si. kaçırdığınız detaylar da olabileceğini biliyorsunuz, ama izliyorsunuz. çünkü böylesi daha lezzetli, çünkü ücretsiz, çünkü altyazısını x y koordinatlarında hareket ettirebiliyor, fontunu büyütüp küçültebiliyor yahut altyazıyı ileri geri alabiliyorsunuz.
hatta dilerseniz kendi altyazınızı dahi oluşturabiliyorsunuz.
"bazen 500 gram tandır kebabını (yanında kocaman bir soğan ve iki kepçe pilav olmasına rağmen), 3 tavuk şiş dürüme değişmem"