kendisinin farkına vardıktan sonra kobe yi bir nebze de olsa ikinci plana atmama sebep olan büyük oyuncu.içerden dışardan vurduğu darbeler karşı savunmayı perişan eder.zor anların oyuncusu.
dallas mavericks ile 3 yıllık sözleşme yenileyen 28 yaşındaki alman oyuncu. 60 milyon $ alacak. geçen sezon 26.6 sayı ve 9.0 ribaunt ortalamasıyla kendi kariyerini aştı. 23 play-off karşılaşmasında ise 27.0 sayı ve 11.7 ribaunt ortalamasıyla oynadı. 1998 yılında draft edildi. mavericks formasıyla mücadele ettiği 8 sezon boyunca ise 603 maça çıktı ve 22.0 sayı, 8.5 asist ve 2.5 asistlik bir kariyer ortalaması yaptı. 5 kez all-star seçilme başarısı gösterdi. ayrıca, son altı sezonda tüm all-nba takımlarına seçilme başarısı gösteren, kobe bryant, shaquille o'neal ve tim duncan'la birlikte 4 oyuncudan birisi oldu.
eğer bir bana bu adamın kim olduğunu soracak olsaydı kendisine muhtemelen"dünya üzerinde aktif olarak basketbol oynayan en iyi beyazdır" cevabını vereceğim adamdır.
uzun boyuna rağmen bir guard gibi top sürebilen, iç ve dış farketmemek suratiyle her yerden şut atabilen, alman 2. ligi takımından nba oyuncusu olma yolunda kendisini sürekli geliştiren son yıllarda nba' de oynamış en yararlı uzun basketbolcu.
gerek girileri gerekse kişiliği ile saygı ve sevgiyi hakeden, "yazarlık işte budur" dedirten yazar. tarafımca girileri ilgiyle takip edilmekte, daha ondan öğrenilecek çok şey olduğu bilinmektedir. *
topu sürerken aniden durup , geriye doğru hafifçe zıplayarak ,havada 1 saniye kadar durup attığı bombeli şuta hayran olduğum basketbolcu.şutu bloklanamıyacak basketbolcular listesinin bir numarası.
o boyuna rağmen çok hareketli ve bi o kadar da topa hakim olan basketbolcu. tipi gibi oyun tarzı da kıl ediyordur onu savunanları adım kadar eminim buna...
mirsad türkcan ın 18. sıradan seçildiği 1998 draftında 9. sıradan milwaukee bucks tarafından seçilmiştir ancak aynı gün robert traylor karşılığında dallas mavericks'e takas edilmiştir. türkçe meali; dallas okkalı bir kazık atmıştır zira robert traylor şu anda nba'de hiçbir takımın kadrosunda yer bulamamıştır ancak nowitzki bu senenin en güçlü mvp adayıdır.
nba da hayranı olduğum sayılı oyuncu arasında 1 numarada yer almaktadır. " bileğine gurban olduum " tarzı tepkilere fazlasıyla layıktır. (bkz: @952032)
2006-2007 sezonunun mvpsi olmuştur ve bu ödülü alan ilk avrupalı basketbolcu ünvanına da erişmiştir. sezonu 24.6 sayı, 8.9 ribaund, 3.4 assist, yüzde 50 şut ve yüzde 90 faul atışıyla tamamlamış ve ne kadar yetenekli bi oyuncu olduğunu bir kere daha göstermiştir. kutlu olsundur.
sanki böyle berber masrafı çıkmasın düşüncesindeymiş gibi saçını rahatsızlık verme düzeyine ulaşana dek uzatan sonra bıkıp kökünden kesen insan. hiç böyle şekil vereyim düşüncesi de yok. ilginç.
nba'de bakış açısını değiştiren oyunculardan biridir. pas-şut yeteneğiyle dünya'daki en iyi 4-5 numaralardan biri olmasıyla beraber, özellikle alman milli takımı'nda da gözüktüğü üzere, etkili ayak oyunları, fade waye benzer el göstermesi zor bir şutu ve müthiş yumuşak bileğiyle özel bir go to guydır. kim derdi ki würzburg'un bağrından kopan düz taban zayıf, bembeyaz bir forvetin; türlü ayılığın döndüğü nba'de bileğinin hakkıyla mvp olacak, 1993'den sonra küme düşen alman milli takımı'yla madalyalar kazanacak. ancak girinin başındaki "nba'de bakış açısını değiştiren oyunculardan biridir." lafının arkasında avrupa basketboluna zarar vermiş kişidir, zira artık hemen her yerde fink atan nba scoutlarının, 16-17 yaşındaki her eli yüzü düzgün avrupa'lıya sarkmasının nedeni bunlardan bir nowitzki çıkma ihtimalini sevmeleridir.
(bkz: darko milicic)
(bkz: nikoloz tskitishvili)
dünya tarihinin tahminimce en iyi 15'i arasında, avrupa tarihinin ise en iyi basketbolcusudur. yeteneklerini tek tek saymaya gerek ve zaman yok. yıllardır nba'in en iyi oyuncuları arasında olması ve hatta bu sezon nba mvp'si seçilmesine rağmen egosu sıfırın altındadır.
her sezon nba'de dallas mavericks ile playoff'un en sonlarına doğru giderken ve bu yaklaşık 100 maçı 40 dakikanın üzerinde dakikalarla tamamlarken, has alman değil polonya asıllı olmasına rağmen oyuna ve takıma saygısından ötürü bazen üstüne para da vererek her yaz da takımı almanya ile mutlaka bir şampiyona oynar. diğer nba oyuncuları gibi bir gelip bir gelmemezlik kesinlikle yapmaz. benim gibi birçok basketbol izleyicisi de sadece onu izlemek için almanya maçlarını izler, kalpten almanya'yı destekler. ve en önemlisi bu şampiyonalarda performansını en üst seviyede tutar. yani kondisyonunu mehmet okur gibi nba'de üst seviyede olması için ayarlamaz. kendisinden başka kalbur üstü bir tane bile oyuncu barındırmayan milli takımını en az bir çeyrek final oynatır hatta 2005'te final, 2001 avrupa ve 2002 dünya şampiyonası'nda da yarı final oynatır.
klişemi affedin ama tarihe adını kesinlikle altın harflerle yazdırmıştır.