'...
birliklere çekilme emri yollandı.
hafif yaralılar yürürdü. kımıldamalarında sakınca olmayan yaralıları sırtta, kucakta taşıyacaklardı. sorun ağır yaralı 70 kişiydi. bunlar kımıldatılmayacak, taşınmayacak kadar ağır yaralıydı. geriye yollamayı başaramadıkları bu silah arkadaşlarını, kan ve can kardeşlerini, düşmanın insanlığına terk ederek gidecekler miydi?
evet!
çoğunluğun esenliği için başka çare yoktu.
yanlarına iki teneke içme suyu ile bir çuval ekmek bırakıldı. ayrılış çok acıklı oldu. o aciz, yakaran, sitemli, incinmiş, terk edileceklerine inanmayan bakışlar bir mermiden bin kat daha can yakıcıydı.
ağlaşarak vedalaşıldı.
...'
çanakkale'de geçen savaşın türk ve insanlık tarihindeki yerini belgelerle ,hurafelerden arındırılarak anlatıldığı bu romanda beni bitiren an, işte bu andır.