türkiye cumhuriyeti'ni iyi temsil etmedikleri iddia edilen meslek erbabı. anlaşılan bundaki gerekçe de dış görevler için seçilen dışişleri meslek personelinin belirli dilleri bilmemesi veya bakanlığın öğretmemesi.
lübnan olsun,
cezayir olsun,
fas ve bazı afrika'nın muz cumhuriyetlerinde bürokrasi dili olarak fransızca kullanılmaktadır. bu devletlerin kendi organlarının bile resmi yazışmalarda fransızca'yı kullanması
mfa'nın bu ülkelere personel gönderirken neden arapça'yı dikkate almadığını gösterir. yine pakistan ve hindistan gibi ülkelerde de bürokrasi dili ingilizcedir. yasaları bile ingilizce olan pakistan ve hindistan için personel gönderirken
urduca veya
sanskritçe dillerini bilen personel aranmasına gerek yoktur.
diplomatların belirli ülkelerde uzmanlaşmadığını iddia etmek gülünç kaçmaktadır. bir personeli belli yerlere sıkıştırıp, köreltmek mi daha faydalıdır yoksa belirli yerlerde göreve gönderip, uzmanlaşmasını ve çevre edinmesini sağlamak mı faydalıdır? anlaşılan diplomat denilince akıllara koca ülkelerin görevlileri yerine halı saha maçı için kulis yapan insanlar geliyor olmalı ki , araştırmadan bilmeden insanlar rahatlıkla ahkÂm kesebilsinler.
aslında diplomatları yeren insanlara da kızmıyorum.
imam osurursa cemaat sıçar derler. başbakanın mensuplarını
monşer diye küçümsediği dışişleri bakanlığı'nın , çoğu ülkenin diplomat bile göndermediği, huzur ve istikrar ortamının bulunmadığı ülkelere onlarca diplomatını göndermesi; bu kişilerin türkiye cumhuriyeti için kabil, bağdat, nairobi gibi şehirlerde görevini layıkıyla yapması bile diplomatların işini ne kadar sevdiğinin ispatı niteliğindedir.