"...yine de, acı çekenlere avuntu, zulmedilmişlere, umutsuzlara umut; bağımsızlara, destek ve destekleyici verip içleri tahrip edilmiş; vahşileşmiş ruhları, toplumdan manastırlara ve cezaevlerine sürüklediklerine: başka ne yapmaları gerekli, temiz vicdanlı, ilkece, hasta ve acılı herşeyi korumak için; yani, aslında, gerçekte,
avrupa ırkını daha kötüleştirmeye çalışmak için? tüm değer biçmeleri baş aşağı çevirmek, işte yapmaları gereken bu! ve kırın güçlüyü, büyük umutları hasta edin, sevince ve güzelliğe kuşku tohumları saçın, tüm özerk, erkeksi, fethedici, egemenlik kurucu, en yüksek ve en başında 'insan' tipine yakışır tüm güdüleri, güvenmezliği, vicdan azabına, kendi kendini tahribe dönüştürün; evet, tüm dünyasal olanı, dünya üstünde egemen olma sevgisini tersine çeviren
işte kilisenin verdiği, vermesi gereken ödev ta ki, değerlendirilmesi sonunda, 'dünyasızlaştırması', 'anlamsızlaştırması' ve 'daha yüksek insan' tek bir duyguda birleşsin.
diyelim ki, insanoğlu epikürcü bir tanrı'nın alaycı ve kaygısız gözleriyle, tuhaf bir biçimde acı verici, aynı zamanda da kaba ve ince avrupa hıristiyanlığını görebildi; şaşkınlığının ve kahkahasının sonu gelmeyeceğine inanıyorum: on sekiz yüzyıldır insanı yüce bir kürtaja dönüştüren bir tek iradedenin avrupa'ya egemen olduğu görünmüyor mu?"
friedrich nietzsche,
iyinin ve kötünün ötesinde