bunlar üretildikleri dönemden öylesine bağımsızdırlar ki hayatınızın her evresinde size ilk günkü tadı ve heyecanı verirler.hatta kimisi dinlendikçe daha da güzelleşir.
mazhar alanson'dan ah bu ben, mfö'den ele güne karşı
michael jackson'dan billy jean, bon marley'den don't worry be happy ...gibi
tabii bunları zamanında çok tutmuş,sevilmiş, orada burada çalınana çalına insana öğğk dedirtiren parçalarla karışırmamak lazım. bunlar çok sevilip de yüksek dozu bayan şarkılar grubunda ele alınabilir:
george michael'dan careless whisper, whitney houston'dan ı will always love you, celine dion'dan my heart will go on
eğer söz konusu olan bunalım ve karamsar şarkılarsa, ya dinlemeye doyamadan ölürsünüz yada dinlerken ölürsünüz.kime göre ve neye göre.
(bkz: suzanne)
(bkz: white rabbit)
(bkz: famous blue raincoat)
(bkz: ne me quitte pas)
madalyonun öteki yüzü var birde, dinlemeye doyamazsınız ama ömrünüzü uzatır.kime göre neye göre.
(bkz: a drinking song)
(bkz: the wild rover)
oppi fjellet (bkz: storm)
(bkz: home again)
bazen sözlerini anlamak gerekmeyebilir bu tip şarkıların.öyle vurucu olurlar ki bunlar, her daim alır götürür, engelleyemez insan, pis vururlar adamı...
ölüm korkusu ,genellikle sevilen birşeye yeterince değer verilmemesinden dolayı ortaya çıkan pişmanlık ve hayatın tadını çıkaramamış olmanın verdiği huzursuzluktan ortaya çıktığından *; her sevilen şarkı bu kategoriye girer. keşke denilir sürekli.