belki ilginizi çeker
  1. · duymak
  2. · bir kadını mutlu etmenin yolları
  3. · rock müzik dinlemenin gereksiz olması
  4. · kadınları anlamak için yapılması gerekenler
  5. · oir
  6. · right lane must exist
gündem
  1. · yeşim salkım
  2. · günün tek şarkılık özeti
  3. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  4. · itü yazarlarının evlenmek istedikleri ünlüler
  5. · günün tek cümlelik özeti
  6. · cebe sevgili ismini kayıt şekilleri
  7. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  8. · unutulmaz film replikleri
  9. · en yakın kız arkadaşın aşığının aşığına aşık olmak

dinlemek  

  1. işitmekten çok farklıdır dinlemek. dinlemek algı ile değil ilgi ile ilişkilidir. zor bir eylemdir hem de çok zor, örs,çekiç üzengi ile gerçekleşemeyecek kadar itina ister, kalp ister, konsantrasyon ister sabır ister, empati ve zeka ister. dinlemeyi beceremeyen insanlardan çekeriz hep dinlemezler sadece konuşurlar. dinlemek zor zanaattır, dinlemeyi bilmeyen insana ne anlatsanız boştur.
    (yuziko, 15.09.2004 16:34)
  2. herkesin bildiği, hiç kimsenin yapmadığı(istisnalar müstesna) eylem. daha zor olanı sessizlikte yüreğinin sesini dinlemektir. en zorunu şöyle açıklar w: "sessizliğin içinde sensizken, sesini duymak, seni dinlemek ne güzel olurdu ama zor, imkansız değil ama zor...".
    (w, 09.08.2006 17:00)
  3. bir de götünden dinlemek vardır ki pek tasvip etmeyiz.
    (obsession, 20.09.2007 15:13)
  4. empati yapayım diye kasmayınca, karşı tarafa ilaç gelen fiil.
    (heidi, 23.11.2007 10:37)
  5. dinlemek; konuşmak, yürümek gibi sonradan öğrenilen bir davranıştır. doğuştan getirilmez, insanın yaşının ilerlemesi ve konumunun değişmesiyle, daha fazla okumaya zaman ayırmasıyla ve bilinçlenmesiyle, daha doğrusu eğitimiyle doğru orantılı bir edinimdir.
    (özlemce, 21.01.2008 17:43 ~ 17:47)
  6. konu insanların konuşmasını dinlemek ise (başka şeyler de dinlenmektedir, müzik, tabiatın sesi vb.);

    birinci aşama: sesleri duymak (tüm bebeklerin yaptığı, doğal olarak yapabildiği),

    ikinci aşama: seslere anlam vermek,

    üçüncü aşama: seslere verilen anlamları anlayabilmek,

    dördüncü aşama: seslerin yani kelimelerin arasındaki kelimeleri duyabilmek ve anlamlandırabilmek,

    beşinci aşama: kelimelerin ötesindeki iletişim. gözlerin içindeki anlamı kavrayabilmek ve diğerleri...
    (stylebrisbane, 18.08.2008 16:15 ~ 16:16)
  7. anlamakla arasında çok fark olan eylem.
    (swetlana, 06.11.2009 03:05)
  8. aileme göre en iyi yaptığım eylem.

    - dinleyip dinleyip yine bildiğini yapıyorsun.
    - biliyorum beni saatlerdir dinliyorsun ama yine bildiğini yapacaksın.
    - anlat anlat , bizim oğlanın en iyi yaptığı şey dinlemektir. (pis pis gülüyodu deli söylerken)

    karşındaki insanı kırmamaktır dinlemek. içini sana boşaltmasını sağlamak, arada bulabildiğin hayat kırıntılarından tecrübe çıkartmaktır.
    (nashyra, 06.11.2009 03:16 ~ 03:30)
  9. sevmediğim eylem. yapmak istemiyorum, dinlemek istemiyorum. televizyonda konuşup duran siyasetçileri, hayatının ne kadar mühim meselelerle dolu olduğunu anlatan arkadaşlarımı, otobüste yanımda kulağıma tıkacağım bir şeyler olmadan çıktığım o lanet günde yanıma oturan kadının da çocuğunun üniversitede okuduğunu... istemiyorum.

    nereden üzerime yapışmış bilmem, insanlar beni dinlemeyi seven biri sanmışlar. insanları hiç yargılamadan karşılarında susup doğru bildiğim bir kaç şeyi "ben öyle düşünüyorum" sözleriyle bitirererk söylediğim için hayatlarının incir çekirdeğini doldurmayan sıkıntılarıyla çok ilgiliyim. hayır, değilim. ve eğer dinliyorsam birini, oradan genelde aklımda kalan kendimce yaptığım saçma sapan sosyolojik, psikolojik gözlemler oluyor.

    ve işte bunlardan biri: insanlar karşılarındakini dinlemeyi (eğer hakkaten onun için önemli bir mesele değilse veya duyulması gereken bir haber-dedikodu yoksa) sevmezler. günlük sıradan muhabbetlerin çoğunda insanların dinleyici pozisyonunda bulunmalarının sebebi, kendi anlatacakları zamana sıra gelmesidir.

    ben dinlemeyi sevmiyorum. karşıma geçip "ben size ders anlatmayı seviyorum mu sanıyorsunuz, boş boş bakıyorsunuz bana" diyen hocayı dinlemek istemiyorum. her haber bülteninde saatlerce saçmalayıp haklarında rehabilite sürecindeki hastalar izlenimi bırakan siyasetçilerin sesleri kulaklarımı tırmalıyor, otobüste yanımda oturup sevgilisinin canına (tüm otobüs ahalisine naklen yayın) okuyan kız sinirlerimi bozuyor.

    bu bütün, her şey, herkes (hayat demeyeceğim, çok iclal aydın oluyor) kulaklarımı tırmalıyor.

    o sebepten, ey kulaklığı icat eden güzel insan, öldüysen ruhuna, ölmediysen sağlığına duacıyım.
    (münazır, 06.11.2009 03:29)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil