rede an den kleinen mann *  

adana çık aradan

  1. "binlerce yılın bakış açısından görebiliyorum seni, binlerce yıl geçmişten ve binlerce yıl gelecekten bakıyorum sana. kendinden korkma duygundan kurtulmanı istiyorum. daha mutlu ve daha insana yaraşır bir yaşam sürmeni istiyorum. kasılmış bir beden yerine canlı, yaşayan bir bedenin olsun istiyorum; çocuklarından nefret etmek yerine onları sevmeni, karına "evlilik gereği" işkence yapmak yerine onu mutlu etmeni istiyorum."

    "sevgi, çalışma ve bilgi yaşamımızın tükenmez kaynaklarıdır. öyleyse, yaşamı onların yönetmesi gerekir."

    wilhelm reich'in "küçük adam"ı tüm çıplaklığıyla ortaya koyması ve daha ilk sayfadan itibaren sıkça karşıma çıkan muhteşem karikatürleri ile en beğendiğim kitaplardan birisi olarak kitaplığıma yerleşen yapıt. toplum denen güruhu anlayabilmek için mutlaka okunması gereken bir rehber.

    kitabın içinden de birşeyler, hatta baya birşeyler yazmak istiyorum buraya ama, neyse...
    (goyathlay, 02.05.2005 21:45 ~ 11.07.2007 18:29)
  2. reich'in felsefeyi psikanalizle birleştirdiği insana insanı insanca anlatan kitabı.reich freudla zıtlaşmasına rağmen ondan beslenmektedir.ayrıyeten orgon fikrinde ise bi nevi spinoza'nın panteizmi hatta abartırsak sufi felsefedeki vahdet-i vücud tarzı bi yapılaşma mevcuttur.
    (anarko, 03.05.2005 15:12)
  3. '' korkaksın, her zamanda böyleydin. insanlığın mutluluğu senin ellerindeydi, poker fişi gibi harcadın onu. başkanlar doğurdun ama onlara ancak küçük ve değersiz olma yeteneği verebildin. insanlar göğüslerine madalyalar takılırken fotoğraf çektiriyorlar, sonsuza dek öyle kalacakmış gibi gülümsüyorlar, ama karaya kara beyaza beyaz diyebilme yürekleri yok, ne haber amerikan devriminin küçük kızı! ''

    bu kitaptan sadece çok küçük bir alıntı ama, belki okuma sebebiniz olabilir. ve okuduğunuzda şunu göreceksiniz çevrenizde o kadar çok ''küçük adam'' var ki..
    (grace, 28.05.2006 12:53 ~ 29.11.2007 20:53)
  4. küçük adamların nasıl da büyük - küçük adamlara köle olduğunu, yaşamaktan korkup, düzenin (düzensizlik mi acaba?) bir parçası olduğunu anlatan wilhelm reich kitabı.

    "kutsal sözcüklerin tohumunu ektim yeryüzüne.
    palmiye ağacı göçtükten ve
    kayalar ufalanıp kum olduktan çok sonra...
    anlı şanlı krallar
    kuru yapraklar gibi dökülüp
    toz olduktan, ortadan kalktıktan çok sonra
    binlerce nuh gemisi
    her tufanda şu sözlerimi taşıyacak:
    ekilen tohumlar
    ürün verecek."
    (mor kedi, 14.06.2007 13:15 ~ 30.11.2007 19:52)
  5. basit insan yaşamına büyük eleştiriler getiren başucu eserlerden. büyük adam, küçük adam sınıflandırmasını gerçekleştirerek, tarihe adını kazımış, bizlere bir şeyler bırakmış, değerler ve ideolojiler oluşturararak insan yaşamı üzerine büyük etkilerde bulunmuş kişileri idealize ediyor. gerçi bu idealize ediş kaçınılmaz bir tavır bizler için. özentilikle başlayan başka bir insan benzeme güdüsü, daha sonra bilinçli bir "anlamdırma" sürecini izliyor. bu minvalde wilhelm reich'in öne sürdüğü, "bilinçsizlik, saygısızlık, çekememezlik, anlayamamak, yanlış seçimlerde bulunmak, en açık şekilde ego ve kötücül hisleri öne sürerek insanın içindeki vicdani hisleri susturmak, cinselliği bastırarak saptırmak, liderleri tanrılaştırmak, ideolojileri çarpıtmak, iktidar odaklarını yanlış kullanmak vb." özentilik babında değerlendiriliyor. çünkü her "özentilik", "anlamlandırma" boyutuna ulaşamıyor. ya da ulaşmak için bir çaba gösterilmiyor.

    dünya'daki tüm sorunlar insan emeği ile ortaya çıkıyor. evet, sorunların da emeği vardır. seçimler bizim elimizdedir. özgürlük bireylerin kararlarında, baskı ise yine o bireylerin düşüncelerindedir. mahalle, toplum baskısı, toplamında ifade edilen, yapmak istenilen şeylerin "serbest" olduğu halde yapılamaması, yine bu çapta değerlendirilecek bir durumdur. yaşam boyunca öne sürülen bütün düşüncelerin tartılmadan desteklenmesi, seçilen "kurtarıcıların" daha sonra kendisini seçenleri köleleştirmesi, onları hakir görmesi ve "siz kendi kendinizi yönetemezsiniz" demesi açık olarak kitapta faşizm olarak adlandırılmaktadır. ister istemez insanın aklına "halk için halka rağmen" düstüru ve bunu kitlelere dayatan "sivil-asker bürokrasi" geliyor.

    çok çarpıcı bir kitap, insanı etkileyen, düşündürten, ezen ve bilinçlendiren bir kitap. fakat her kitap gibi bir bazı tabular barındırıyor.
    özellikle recih'in belirgin bir şekilde "eşcinsel" karşıtı olduğu açık. saydığı büyük adamlar içerisinde de eşcinsel olan kimseye rastlamadım. çok keskin bir şekilde eşcinsel karşıtlığını açıklamasa da, seksolog olduğu için kendisine yapılan ithamlara verdiği cevaplarda eşcinseller için "sapık" diyor. sanırım bu da kendisinin "her türlü cinsellik serbest olmalıdır, evlilik kurumu gereksizdir, aşk önemlidir ve cinsellik insanın en belirgin ihtiyaçlarından biridir" sözüne ayrkırılık gösteriyor.

    herneyse, okunması elzem...
    (madbrother, 21.07.2007 20:42 ~ 20:43)
  6. "asıl açıklanması gereken,neden aç insanın çaldığı ya da sömürülen adamın grev yaptığı değil,neden aç insanların çoğunun çalmadığı ve sömürülenlerin çoğunun greve gitmediğidir." diyerek yüzyılın ayarlarından birini vermiştir reich amca bu kitapta,ayrıca çok "hoş" karikatürler de vardır içinde kitabın...
    (kirlikirpi, 10.08.2007 13:46)
  7. wilhelm reich'in diğer kitaplarına göre bilimsel dil dışında hikaye tarzında yazdığı, vermek istediği mesajı bu yolla basite indirgeyerek vermeye çalıştırğı kitaptır. kişi için utanç kitabı olarak tanımlanabilir. okuyunca kişi farkında olmadan kendini kitabın kahramanı olarak görür ve burada anltılanları kendi yaşadıkları, yaptıkları ile karşılaştır. küçük adamların yaptıklarından kendisinin yapmadığı birşey gördüğünde biraz olsun rahatlar ama ilerleyen bölümlerde kitap yine bunalım haline gelir. kişinin radikal kararlar almasını, anlık gaza gelmesini sağlar. kitap bittiğinde derin bir oh çekilerek çevredeki kişilerin davranışları bu kitap çerçevesinde yargılanmaya başlar. kişi kendi davranışlarında da devamlı ikileme düşer. çevrede bulunan çok fazla küçük adamı görünce bir nebze daha rahatlar. günden güne günlük hayatın akışıyla kitabın etkisi geçer. kişi eski davranışlarına geri döner.

    küçük adam olmamak zorlu iştir. kişi istese bile günlük yaşam kişiye rahat vermez. asıl olan küçük adam olmamak değil daha az küçük adam olmaktır.
    (floydian, 07.10.2007 15:09)
  8. baştan söyleyeyim; bu kitabı baştan sona okumadım. hatta ilk ve son defa elime aldığımdan beri 10~11 yıl geçmiş. "kitaba bak, insana kendini nasıl da sorgulatıyor" diyen bir arkadaşımın ısrarıyla bakmıştım. çok da beğenmediğimi söylediğimde arkadaşım sırıttı: "seni anlattığı için beğenmiyorsun değil mi?"

    şimdi işin doğrusu niyetim bu kitabı eleştirmek değil. reich amca insanı önce ezerek pestil ettikten sonra o pestilin içini dilediğince doldurmayı, cevizli fındıklı bir şeyler yemeyi tercih etmiş olabilir. bu, kendisinin yaklaşımıdır, tarzıdır. benimkine uymayabilir. okumam; olur biter.

    ama aynı değilse de benzer, üstelik kolpası olan recih'ımsı tarzla sözlükte denkleşmeye başlamıştım. önce adını koyamadım, "seni kafasız sikko", "sizi adam edeceğim sonunda" gibi ifadelerin menşeini adreslemek gibi bir derdim de yoktu, kendi dalgama bakıyordum; o yüzden bir süre isimsiz kaldı.

    şimdi idrak ediyorum: sözlükte birileri götünün altına "dinle küçük adam" kitabını koymuş da giri giriyor. bu zatların kimi girileri, edindikleri hayat düsturlarında, bu düsturu edinirken yardımcı olan edebi eserleri götten algılamaya iyi birer örnek teşkil ediyor.

    küçük kalmamalarını diliyor, hepsinin gözlerinden öpüyorum.
    (eksiksizuyum, 02.05.2008 19:28 ~ 19:30)
  9. " kendini şimdiki konumundan farklı hissedebileceğini düşünmeye cesaret bile edemiyorsun: boynu bükük olmak yerine özgür; plancı olmak yerine açık, bir hırsız gibi gece değil de, gündüz de sevebilen. sen aslında kendini aşşağılıyorsun, küçük adam.
    'ben kimim ki bir fikrim olsun, hayatımı belirleyeyim ve dünyayı sahipleneyim!' gerçek büyük adamdan tek bir farkın var: büyük adam da bir zamanlar küçük adamdı, fakat sadece tek bir özelliğini geliştirdi; nerede küçük ve kısıtlı düşünmesi ve davranması gerektiğini biliyordu. herhangi bir görevin baskısı altında, zamanla küçüklüğünün ve önemsizliğinin nasıl mutluluğunu tehdit ettiğini hissetmeyi öğrendi. demek ki büyük adam, nerede ve ne zaman küçük adam olacağını bilir. küçük adam ise küçük oldğununun farkında değildir ve bunun farkına varmaktan da korkar."*
    (mornemeses, 04.05.2008 23:49 ~ 23:50)
  10. bir kitap okudum hayatım değişti geyiğini yapmaya değer bir eser.okurken kendinize itiraf edemediğiniz bazı gerçekleri görmenizi sağlıyor.

    kitabı okurken sürekli kendime şu soruyu sordum "kim bu küçük adam?" aklıma arkadaşlarımla siyaset tartıştığım anlar geldi,kitabı okudukça "işte burdaki küçük adam benim,burdaki de bizim x,lan burda tam olaraka bizim y'den bahsetmiş" dedim.kaçış yok mutlaka bir yerde sizin ensenize tokatı yapıştırıyor sayın wilhelm reich.
    (menemene benzeyen picasso tablosu, 31.05.2008 22:47)