|
|
- dindar olma hali.
dini inancı güçlü ve din kurallarına uyan kimseyi dindar olarak tanımlayabiliriz. dindarlık ise salt bir dine mensup olmaktan öte, inandığı ve bağlandığı dinin kurallarını hayatının temel referansı haline getirme durumunu ifade eder. bu çerçevede örneğin bir insan kendisini hristiyanlık dinine mensup olarak tanımlayabilir ama aynı zamanda dindar olmayabilir. bu nedenle kişilerin dindarlığını inceleme konusunda bir takım kriterlere sahip olmalıyız. bunlar genel olarak dinin öngördüğü pratiklerdir. kiliseye veya camiye gitme, belirli gün ve saatlerde yapılan ayinlere katılma, dinsel bir emir şeklinde algılanan bir eylem olarak evlenmek bunlardan birkaçıdır.
- dindarlık, mensup olunan dinin manevi değerlerini ağırlıklı taşıyan kişiler için kullanılan bir genelleme ifadesidir.
dindarlık; ticaret, siyaset, politika v.b. dünya ile ilgili işler için öngörülerde bulunmaz, maneviyatında barındırmaz.
yaşam felsefesi ve yorumlama şeklini belirler.
dincilik ile sık sık karıştırılmasına karşın, dincilikte; kelimenin türetildiği kökün anlamı olan - din / din-ci - dinin kullanılması (satılması - misyonerlik, eylem için kullanma, karşılaştırma ya da yönelim ve işleyişi ifade için kullanma) ile taban tabana eylemsel ve manen karşıtlık taşıdığı söylenebilir.
bu bilgiden hareketle, günümüzde, ağırlıklı olarak siyasi partilerin veya tüccar - işletme sahiplerinin söylem ve eylemlerini tanımlamak için kullanılacak kelime dindarlık yerine "dincilik" olmalıdır.
|