belki ilginizi çeker
  1. · madde 98: hiç olmayacak birine dünyanın en inanılmaz konuşmasını yap (reklam)
gündem
  1. · ugg
  2. · zongul ducks
  3. · sevgilinin 5 gün aramayıp naber diye mesaj çekmesi
  4. · otuz yaşına gelen kadının kendini avutma yolları
  5. · 100 opera
  6. · aylin aslım
  7. · behlül sözlük yazarı olsa kullanacağı nick
  8. · 11 kasım 2007 mardinspor kocaelispor maçı
  9. · arada r var arada r var

din soslu sinsi kapitalizm  

  1. sosla başlamak gerek zannımca,

    aşçılar ve gurmeler en iyi sosun ana yemeğin lezzetini kaçırmayan aksine ana yemeğin lezzetini şahlandıran bir kıvamda olması gerektiğini söylerken, pek çok becereksiz veyahut madrabaz aşçının elinde sos, tadı berbat olan yemeği kurtarmak için kullanılan bir nevi can simididir.
    burdan yola çıkan sos, öyle itibarlı ver öyle mevzili bir yerde tahtı hayatını sürdürmektedir ki sosyal yaşam içerisinde, kendisine ait bir taht kurması işten bile olmamıştır.

    daha pek geçenlerde madrabaz bir efendi ağzında şefkat soslu sadizmin en yavşak tonunda "aç kalacak değiller ya, kemik atarım önlerine pezevenklerin, sike sike çalışırlar" mealinde sözlerine şahit oldu gazete okuyan gözlerim.

    sostan sonraki diğer kavram kapitalizm
    paradan para kazanma dolambaçlığı
    ictimai olan herşeyi daha da sosyal hale getirdiği yalanı ile bireysel kudsiyeti putlaştıran izm
    "altın inci yakut ve şaşkın insana bir sürü put" dediğinden gamlının
    tek kutsal kazanmak
    kazı kazan değil, kazan kazan
    artık değerin holdinleştirilmesi
    ve türkiye özeline gelirsek, dış borç alan türkiyeye vehbi koçun kefil olması
    tahtakale tapınma seanslarında iman tazeleniyor her gün öğle vakitlerinde

    iman demişken bir diğer ana kavram ki bu mevzunun en civcivli kısmıdır
    din
    afyon olduğu iddiası hasan sabbaha özenip ortaya atılmamıştır amma velakin haşhaşilerin şeyhi sabbahın bilmeden bir başka nur yüzlü ve sakallı ihtiyar olan marksa din konusunda isim babası olması tarihin ikisi arasında cilveleşmesidir

    din
    ister ateş özneli, ister allah
    ister manitu özneli, ister mapeza hiç fark etmez
    naehil ellerde öldürücü bir silahken ehil hallerde anahtardır

    kendi içinde uzun bu gelişine girişin ardından sosuyla beraber malzemeler hazır
    başlığın, konunun türkiye özelinde değerlendirilmesi konusunda verdiği zımni emirden yola çıkarak
    dinden islamı anlamak ve ona göre yol almak işime gelir benim de
    aslında ben de cemil meriçe özenip marksın din afyondur cümlesini islam için değil skolastik hristıyan kilisesi için kullandığını düşünsem de, ılımlı islam soslu anadolu mutfağında başka bir tat var bugün

    bugün dinin ictimai yanlarından bihaber olan ve dini yalnız bıyık boyu ve türbana indirgeyen, kazandıkları paranın tadını ancak defalarca gittikleri hac ve umrelerde kaybeden ve dahi çok para kazanmayı "çalışmak da ibadettir" safsatası ile kutsayan dindar müslüman ve milli görüşçü bakışı, vahşetin çağrısı olan kapitalizmin dümen suyunda kayık yüzdürmekte,
    ve ben utanıyorum.

    jet palar, ihlas finanslar bilmemneler camide gürültü yaptıkları için çocuk tokatlayan dini bütün müslüman paralarını tokatladı en çok ve "komşusu açken kendisi tok yatan bizden değildir" diyen bir peygamber kulak arkasındaki kalem kıvamına düşürüldü pek çok defa

    çok uzattım kendime göre
    anadolu coğrafyasındaki din, madrabaz ahçının para hırsını dizginlemek için kullandığı sahtekar bir sos zahir.
    halbuki bir asrı saadetti ki yaşanan, zekat verilecek fakir bulunamadığından ağaçlara asılırdı keseler ve yıllar boyu kalırdı yerinde
    hırsızlık kulamparalık madrabazlık din adı altında olmazdı,
    ne kadar mal mülk o kadar ağır hesap diyen baldırı çıplaklar, tüm dünyayı güzeller güzelinin soluğuyla tanıştırmıştı
    kuzu yutmuş gibi duran göbekler ve yağlı ağızlar yerinde tefanitürküleri vardı sadece

    şimdi onların varisi olduğunu iddia eden bana diyor ki hacım
    "din madrabaz bir sos oldu dünyayı talan eden haydutun elinde"
    diyorum ki
    "hacım sen bi büyük aç
    seni rakı paklar bu gece
    ben içmem de, kederinde kardeşinim
    doğru sözün üstüne parlat parlatabildiğine
    bilirim katığın hüzündür merete

    ukte
    (khaki, 28.02.2008 02:38 ~ 04:56)
  2. (bkz: bu ezenler ki sahadetleri dinin temeli)
    (banker bilo, 28.02.2008 02:44)
  3. aslı din soslu kapitalizmdir.

    günümüzde kapitalizm, göstere göstere işini halleder,çatır çatır yapar.
    artık sinsilikle uğraşıp karşısındakine çaktırmadan halletmek için kafa patlatmak yerine,fiziksel güç ile oldurur ve bitirir her şeyi.
    zaten sadece mali güç yetmediğinden ,fiziksel gücü de elde etmek için, başta sinsi davranmıştır kendisi.artık sinsi olmaya gerek yoktur.işin içine inanç sokulunca her yola girilir ne de olsa.
    (slowmotion, 28.02.2008 03:22)
  4. tek tanrısı para'dır.
    (açık kalp ameliyatı, 28.02.2008 04:28)
  5. (bkz: afiyet olsun)
    (hayvanat bahçesinde kuş olsam, 28.02.2008 08:41)
  6. (bkz: @1918569)
    (the artful dodger, 28.02.2008 13:52)
  7. (bkz: neoliberalizm)
    (bkz: ılımlı islam)
    (ontheroad, 09.04.2008 09:46 ~ 09:47)
  8. ben bunu daha ziyade kayserililerde görüyorum. ağızlarından "allah, bismillah,..." eksik olmuyor. hani alınlarının secde görmeyişine takılmıyorum da madem bu kadar "allah, sevap, kul hakkı" diyorlar da neden kazık atma, kul hakkı yeme, yalan, dolan, vs. vs. işlere meylederler bilemiyorum. bilemiyordum, artık biliyorum aslında. din soslu sinsi kapitalizm.
    (azwepsa, 09.04.2008 10:01)
  9. (bkz: abdestli kapitalistler)
    (neazadem, 09.04.2008 11:03)
  10. ömer geliyor aklıma..

    vakit gecedir ama ömer için gece de gündüz de birdir.. güneş terki diyar ettiyse mumlar vardır nihayet..
    ve devletin mumları her an yanmaktadır yine devlet için..
    ama bir an.. kapısı çalınıyor halifenin.. allah'ın selamıyla içeri giriyor bir garip adam.. mumların alevleri titriyor ama ömer de ses yok.. adam şaşkın, bir daha veriyor selamını..
    ömer baştan ayağa sükût..
    neden sonra eline bir mum alıyor ömer, yanmayı bekleyen bir mum.. ve diğer bütün mumları söndürüveriyor, onu yakıyor..
    - ve aleyküm selam diyor sonra halife..
    artık devletinkiyle değil kendi mumuyla aydınlanan bu odada yine kendine verilen selamları alma izni veriyor yine kendi kendine..

    sonra ömer geliyor aklıma..
    ne aklı be, aklım batsın.. devletin mumlarını söndürmeyi bırak, devletin imkanlarıyla mum fabrikaları kuran aklım batsın..
    makamım yüzünden bana mütemadiyen hediye(!) niyetiyle getirilen mumları kucaklayan aklım batsın..
    mescitlerde, namaz aralarında ve secde sonralarında mum pazarlıkları yapan aklım batsın..
    mum alırken v"allah"i kötü diyen ve mum satarken yine v"allah"i iyi diyen ve yeminleri bırak allah'tan bile utanmayan aklım batsın..

    ama sonra yine ömer geliyor aklıma..

    ömer'in oğlundan şikayetçi oluyor bir yahudi baba.. elinde henüz süte muhtaç bir garip bebek..
    "kızımındır" diyor bu garip bebek.. ve müsebbip senin oğlundur..
    oğluna bakıyor ömer: doğru mudur?
    - evet baba, doğrudur.. hasta olduğum bir zaman bu adam hekim sıfatıyla gelmişti de bana ilaç adı altında bir sürahi şarap içirmişti.. sonra da kızını odama sokmuştu ve ben sarhoştum..
    tövbelerden tövbeler beğendim.. karar senindir, hüküm ve ferman senindir..
    - yüz sopa, diyor ömer..
    ama oğlu seksenine dayanabiliyor.. sopa cezası idama tebdil oluyor..
    mühim olan adalet diyor ömer.. mühim olan adalet..

    ve ömer geliyor aklıma şimdi..
    adelet terazileri korkuyla ürperiyor ve adalet kılıçları çıkmak istemiyor kınlarından..
    ama aklıma geliyor işte, aklım batsın benim.. devlet imkankanlarını oğullarıma ve kızlarıma peşkeş çeken aklım batsın..
    tarlaları bir anda arsalara çeviren, oğluma gemicikler ayarlayan, din adına topladığım paralarla şirketler kuran, ihlas ismini verdiğim bankam vasıtasıyla ihlaslı adamların paralarını cukkalayan; çalan, çırpan, saklayan.. aklım batsın..

    ama yine ömer geliyor aklıma..
    bağdat diyarlarında bir koyun bir bahçenin teline takılıyor ve yünleri kalıyor o telin dikenlerinde..
    ömer mahzun.. ömer bunu bile sorumluluk bellemiş..
    ama benim aklım unutmuş çoktan zalimlerin o postmodern tellerine takılıp kalan, kanayan kuzucukları.. göbeği geniş adamların sofralarına tuz olan yetimleri, tüysüz oğlanları..
    "neden" diyorum halifeye, neden böyle olmuş benim aklım..
    - insanlığın şerefi aklıyla, asaleti diniyle; şahsiyeti ahlakıyladır diyor bir anda..
    insanlığın şerefi aklıyladır diye tekrarlıyor benim aklım da..

    ama sonra ömer geliyor aklıma..
    ve sonra nebi geliyor aklıma..

    aklımı bir kuytuda iğfal ediyorum..
    (acibadem, 21.09.2008 17:39 ~ 17:59)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil