kendisini, ülkesini pazarlamakla mükellef biri olarak hisseden, hissetmekle kalmayıp sözlerine de yansıtan adam gibi adam recep tayyip erdoğan'ın(!) güzide sözlerinden biridir. bu gibi sözleriyle üst kimlik özelliğine sahip olan türkiye cumhuriyeti vatandaşlarını aydınlatmaya devam etmektedir.
(bkz: 2005'in gaf rekortmeni)
bir politikacının çıkarları lehinde söylediği sözdür. ne halt yediği belli olmayan, binbir türlü iş karıştırıp dokunulmazlıklarını betondan bir duvar gibi halkla arasına koyan kişiler doğal olarak bu betonu destekleyecek başka unsurlar da arayacaklardır. sonra bakarsın halk uyanır, belki bir şeyleri sorgulamaya başlar, bazı şeyler gün ışığına çıkar, tekkeye değil dergaha gittiğini hatırlar birden halk, hani cumhuriyetine, milliyetine sahip çıkar, amerika'ya uşak olmamaya karar verir falan neme lazım, en
iyisi bir morfin yapalım biz bunlara, uyanmaya başladıkça basarız enjektöre demişlerdir. çimentoyla halkın hepsini sıvayıp, hakikaten beton gibi tepkisiz hale getirmişlerdir. yoksa milletvekillerinin maaşları 5-6 milyarı bulmuşken, bu memlekette insanlar nasıl 50 milyona bütün hafta eşek gibi çalışsınlar. bu çimento sayesinde halk "allah'tan ümit kesilmez" diyerek sıkar dişini. başka hiçbir şeye hiç kimseye inancı kalmayan çaresiz durumdaki insanların ne gibi alternatifleri vardır ki. belki insanlar bu yüzden bile bile çevirirler diğer yanaklarını, belki bu nedenle "ayakta s.kilmek" deyimi ortaya çıkmıştır. çünkü ben gayet de sevdiğim ülkemin başında bu insanları gördükçe, kendimi az önce bahsettiğim şekilde hissediyorum ne yazık ki. umarız bu halkı birleştiren sadece çimento olmaz da, daha içerikli, daha dolu unsurlar buluruz kendimize. çünkü eminim ki bu çimento da elbet birgün kılcallarından su almaya doyacak, parçalanacaktır. çünkü eminim ki kurtuluş savaşı'nda bu parçalanmış ülke sadece çimentonun gücüyle savaşmamış, ayakta kalmamıştır. din, içeriğinde gerçekten insanları bir araya getirebilecek özelliklere sahiptir ancak, ne yazık ki yönetici makamında bulunan bu insanların birlikten, beraberlikten anladıklarını sanmıyorum, buna inanasım gelmiyor...
ırak'taki savaşın müslüman mezhepleri arasında alevlendirildiğini ve bunların hristiyan camianın gazıyla olduğunu göremeyip, bunun olayı din çatışması değil; mezhep çatışması haline getirenlerin işi olduğunu kavrayamayıp da, "ben müslümanım, tüm müslümanlar benim" diyebilen; ama alevi görünce yakan, orada da şiiler falan olunca konuşamayan zihniyetin ve o zihniyetin uzantısının söyleyebildiği cümle. bravo.
halbuki dışardan baktığımızda hepsi müslüman değil mi? neresiyle birleşti onlar ki, voltron mübarek?