belki ilginizi çeker
  1. · dimyata pirince giderken evin amına koydum
  2. · türk doktorları
  3. · sevişirken kitap okuyan tipler
  4. · kız arkadaşa hava atmak için kavgaya girmek
  5. · kız arkadaşının yanında başka kızlara bakan erkek
  6. · dimyat a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak
  7. · kepeği önleyeyim derken saçtan olmak
  8. · ilaç yutarken boğulmak
  9. · koca bulamadan okuldan mezun olan kızlar
  10. · düşürülen şeyi almaya eğilip başka bi şey düşürmek
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · cebe sevgili ismini kayıt şekilleri
  2. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  3. · kapının önünde bir yığın misafir ayakkabısı görmek
  4. · günün tek şarkılık özeti
  5. · günün tek cümlelik özeti
  6. · 2012
  7. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  8. · avea
  9. · dar kot giyen erkekler

dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak*  

  1. elde ki ile yetinmeyip daha fazlasını elde etmek için uğraşırken onu da kaybetmek...
    (where is my mind, 08.05.2004 12:40 ~ 09.05.2004 18:01)
  2. elindeki ile yetinmeyip daha fazlası için çabalarken sahip olduklarını da kaybetmek durumunda kalanlar için söylenen atalar sözüdür.
    (fempusay, 08.12.2004 10:45)
  3. (hansvoralberg, 07.04.2005 16:41)
  4. tamahkar insanoğlunun olağan davranışlarından biridir...her zaman daha fazlasını ya da daha iyisini isteme durumudur...ancak burda elimizdekini de kaybetme sansızlığının da olabileceği anlatılmaya çalışılmıştır...
    (azami kırk çöp, 08.05.2005 22:18)
  5. dimyat bi şehir adı olduğundan doğrusunun dimyat a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak olması gerektiğini düşündüğüm başlık. açgözlülüğün sonuçlarını göstermesi bakımından önemli bi deyimdir. türk kültürünün özelliklerini gösterir. amerikan kültürünü anlamak içinse; (bkz: daha fazlasını iste)
    (salmiakki, 12.04.2006 16:55 ~ 16:56)
  6. (bkz: @428947)
    (selenge, 12.04.2006 17:03)
  7. arsız insanın başına gelen olaydır. tabii, arsızlık sadece yemeğe olmaz. giysiye olur, eşyaya olur, kadına olur. bazen tersi de olur. bulgura giderken, mis gibi pirinci kaybetmek gibi büyük bir kayıp da yaşanır.
    (nasıl yazmışım ama süper di mi, 12.05.2008 19:50)
  8. geride bırakılan eş ve sevgilisinin aşk ederken bulgur ile beslenmeleri sonucu ortaya çıkan kan davalık durumdur.
    (pinkpillsandblueshots, 12.05.2008 20:05)
  9. kimsenin bir dönem bu sözü yanlış anlamış olduğunu ve bir süre ,en azından doğrusuna nail olana kadar yanlış yanlış kullandığını inkar etmemesi gereken güzel söz**
    (deaftones, 13.05.2008 00:53 ~ 00:53)
  10. pirincin fiyatını düşürmeye çalışırken, bulgura yapılan rekor zamla dumura uğramış yurdum insanı lafı.
    (mi atze, 13.05.2008 00:59)
  11. (o6kara, 22.11.2008 18:45)
  12. bilinmeyen diğer seçeneğin cazibesin ve gizemine kapılıp daha kötü bir durumla karşılaşmak
    (hallacpamugu, 22.02.2009 00:56)
  13. (voiceofloneliness, 15.04.2009 19:19)
  14. sahip olduğu şeylerin değerini bilip, mantıklı bir çerçevede onu korumaya çalışmayan, aksine daha değerli olduğunu düşündüğü şeyleri kazanma hırsıyla hareket eden insanlar için söylenmiş bir sözdür; "dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak". bu sözün ne anlatmaya çalıştığını anlamaya çalışmak ve hayatın akla gelebilecek her alanı için yorumlamak, şüphesiz ki insanı, etmesi muhtemel zararlardan koruyacaktır. bu söz de, diğer bütün atasözlerimiz gibi, laf olsun diye söylenmemiştir elbet.

    ben de elimden geldiğince -belki de aklım yettiğince demek daha doğru olur- bu sözü yorumlamaya ve hayatımızın şu döneminde yaşadığımız, garip ama şaşırtıcı olmayan kaoslar karşısında, bu bağlam üzerinden yola çıkılıp, yapılabilecek şeyler hakkında bir şeyler söylemek isterim müsaadenizle.

    öncelikle ne demiş bu atamız bir bakalım; elimizde bir miktar bulgur var, fakat biz bundan memnun değiliz ve başka bir yere, bir miktar pirinç hayaliyle yola çıkıyoruz. sonrasında -belki de daha oraya ulaşmadan- bir de bakıyoruz ki elimizdeki bulgur da artık yok.

    _ne kazandık?
    _hiçbir şey.
    _ne kaybettik?
    _bulgurumuzu.
    _e, aç kaldık ne olacak?
    _e, itin aklı eksiğini yol kocatır...

    dün yaşadığımız iddia edilen bir an, birinin sarfettiği söylenen bir söz var. ben kişiden duymadım. yazar arkadaşlarım sağolsun buradan öğrendim. evet, konuyla ilgili yorum yaptım, doğru. isim kullanmadan, sadece sarf edildiği cümle üzerinden hareketle bir iki yorum yaptım konuyla ilgili. yorumlarımı, unutmazsam bu girinin sonuna numaralarını koyarım, okuyabilirsiniz pek tabii ki.

    cümle şu "üç milyon insan" cümlesi. burada, bu başlık altında bu konuda konuşmayacağım tabii ki. konuşmak istediğim şey bu cümlenin artçı şokları. yani, insanların bunu ne şekilde yorumladığı ve bu yorumları üzerine ne şekilde hareket edebileceği. konuyla ilgili asıl yorumumdan sonra bir yazar arkadaşımla birkaç mesajlık bir trafik yaşadım. arkadaşım bana der ki; "o topraklar bizim ve geri almalıyız"...

    elin adamının, üç-beş yılda bir, gözüne haritadan bir yer kestirip, "ben buraya giriyorum, itirazı olan?" dediği bir çağda, çok da mantıksız görünmüyor bu söz. en azından almak istediğimiz topraklar "bizim"...

    ancak önemli bir şeyi atlıyoruz bunu düşünürken, "artık değil"... çünkü kaybettiğimiz o topraklardan sekiz-on sene önce, onların kat kat fazlasına sahiptik ve sen şu anda bunu umursamıyorsun da sadece son kaybettiğimiz toprakları umursuyorsun. bir de öbürleri "türk yurdu değil" deyip, musul'da bulgaristan'dan daha fazla türk yaşadığını iddia ediyorsun.

    yani ne yapıyorsun; pirince gidiyorsun. hem de üç milyon adamla, üç milyon insanla beraber.

    hem de şu anda yedi yüz bin askerin varken.

    hem de yirmi beş yılda en az elli bin insanın bir şekilde yok olduğu halde çözülemeyen bir sorunu çözeceğim diye.

    hem de yirmi birinci yüzyılda.

    ben olabilecekler hakkında bir tahmin yürütmek istiyorum.

    bu üç milyon insanımız oraya gider, en az yarısı ölür ya da sakat kalır, dörtte biri aklını yitirir, geriye kalan dörtte birinin yarısı bir süre sonra bu savaşı reddeder ve vatan haini ilan edilir, kalan sekizde bir de bu konu için ayrılan savaş bütçesinden nemalanıp, hem siyasete, hem de halka karşı güçlenir ve izmirin en güzel yerlerinde kışla sahibi olur. çünkü türkiye'nin toprak almak için bir başka ülkeye girmesi dünyanın hiçbir ülkesinin hoşuna gitmez ve tepki koymaktan da geri bırakmaz...

    yani sonuçta, sen "şuradan seksen sene önce kaybettiğim toprakları geri alayım" derken, belki de elindekileri de kaybedersin. kaybetmesen bile, ölen insanların ardından ağlayanlarla, sakatlananların hayata devam etmesi için gereken ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmakla ya da hiç olmazsa ülkenin cebinde açılan koskocaman bir deliği yama yapmaya çalışmakla uğraşır ve sosyal hizmetlerden emekli olursun.

    evet, hesapsız yapılan hareket, sonuçsuz kalmaya mahkumdur ve -gerçekten varsa- "üç milyon" insan üzerinden, masada yapılan bir hesabın da mantıklı bir sonuca ulaşması, hayal değilse bile, benjamin franklin'in yeniden amerikan başkanı olması kadar mümkündür. üzgünüm ama gerçek su götürmez.

    o nedenle yineliyorum; bu var olduğu iddia edilen sözden hareketle "yaparız lan biz bu işi" demeden önce, hem "evdeki hesap çarşıya uymaz"ı, hem de "dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak"ı tekrar bir yorumlayın.

    bu noktaya kadar sabırla okuduğunuz için teşekkür ediyorum. hatalı bir şey söylediysem de affedin lütfen.

    canınıözgürbırak

    bunlar da o cümleyle ilgili daha önce söylediklerim;
    (bkz: @4177084)
    (bkz: @4177156)

    editiyorum: bakınız hataları
    (canınıözgürbırak, 13.11.2009 15:43 ~ 23:49)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil