geçme notunun 70 olması nedeniyle ' bu kadar da insafsızlık olmaz ki ama 'dedirten,her çeşit insanı içinde bulunduran,arkadaşlarımın sizin okulda acayip tipler varmış dediği ama benim onları bi türlü göremediğim,sınav zamanın yaklaşmasıyla beni yine kara kara düşündürten,ankaramın güzide mekanlarından biri olan sıhhıye'de bulunan okulum...
avlu denilen yerde bir adet büfe vardır ve burdan sol görüşlü arkadaşlar fadalanır genellikle. bir de arka bahçede knatin vardır ki, ön masadaki örtülü masa reisindir ve anlaşılacağı üzre sağ görüşlüler de burda takılır. yemekhanede bıçak bulunmaz çünkü kavga her an bu ortak mekanda patlak verebilir. tüm masa ve oturaklar yere monte edilmiştir. orta bahçenin bir yanında tesbih çeken ülkücüleri, diğer yanında hararetle afiş yapıştıran solcu arkadaşları, bir başka köşede pembe saçlı marjinalleri, bir diğer köşede piyasa yapan minicik etekli kızları görmek ve bu mozaiği izlemek keyiflidir. her an kavga çıkabilir, önünüzde biri bıçaklanabilir ama unutmamak gerekir ki burdaki hayat görülmeye değerdir. kavga çıktıktan, ortalık karıştıktan sonra iki taraf arasında tampon vaziyeti gören çevik kuvvete "polis boş durma hepimize çay getir" diye bağıran öğrenciler ve bunu duyup kendini sıkan ama en sonunda kahkahayı basan polise rastlamak mümkündür.güzeldir okulum yaa
edit: kavga bittikten sonra, dekanın avludaki öğrencilere çay ısmarladığı görülmüştür.
kimlik kontrollerinin ön bahçe kapısında yapılmaya başlandığı,bu sayede hiçbir şeyden haberiniz olmasa da okula geldiğiniz an okulda olay çıktığını anladığınız,kapısında özel timlerin nöbet tuttuğu ilim irfan yuvası okulum
davul çalındığı için yine olay çıkan okulumdur. hemen çevik kuvvet orta bahçeye yerleşmiştir. yok anlamadığım şey göt kadar bahçe zaten bitemeyen bir inşaat var, millet tıkış tıkış oturuyor bir de çevik kuvvet gelince hiç çekilmiyor.
sıhhiyede yer alan, kızları ve kavgalarıyla ünlü fakülte.
x-ray cihazı ve kimlik kontrollerini geçtikten sonra sizi bir merdiven karşılar.eğer buradan sağa yönelirseniz yemekhane ve arka bahçe diye tabir edilen bölüme gidersiniz.sağa gitmek yerine merdivenleri çıkmayı tercih ederseniz orta bahçedesinizdir.burası anabina, dil binası ve kütüphane binası arasında yer alan küçük bir avlu vazifesindedir ve okulun en hareketli bölümüdür.metrekareye 5-6 kişi düşer.avluya hakim noktadaki yükselti üzerinde yer alan çardak ise sol görüşlü öğrencilere ev sahipliği yapmaktadır.
kavgalar karşılıklı grupların birbirlerini taş yağmuruna tutması şeklinde gözlenir.kavgayı kısa süre sonra çevik kuvvetin amfibi çıkarması izler.
ruh sağlığınız için öğrenci işleri ile fazla muhattap olmamaya çalışın.yanınızda baret, çizme bulundurmayı unutmayın ki zira okul bu sene ilim-irfan yuvasından çok devam eden-edecek inşaat çalışmaları nedeniyle şantiye görünümündedir.
ayrıca bu okulda bir ömür boyu bağlarınızı koparmayacağınız çok sıcak arkadaşlıklar kuaracaksınız.bu yüzden bir ömür boyu özlemle anılacak okul.
bu sıralar okuldan çok şantiyeyi andırmaktadır. 2 yıl gibi bir tadilat süresi vardır. birbirleriyle hiçbir alakası olmayan insanların bir arada olduğu başka bir yer daha yok gibi. orta bahçenin gördükleri istisnadır herhalde. çeşitlenme gittikçe artıyor.çevik kuvvetten sonra inşaat işçileri. bakalım sırada ne var?
çs diye tabir edilen çalışma salonunda sigara içilebilen, batak oynanabilen yani dostlar kırathanesini bünyesinde bulundurabilen bir fakültedir. sigara içmeyen insanların "lütfen burada içmeyin rahatsız oluyoruz" şeklindeki tepkilerine bağırış çağırış hatta kaba kuvvete varan karşılıklar verilebilir. öğrencilerinden öğrenci işlerine, güvenliğinden profesörlerine kadar herkes kendi bünyesinde özerktir bu fakültede..
halihazırda devam eden bir inşaat silsilesine de sahiptir. derslik bulma konusunda oldukça geniş(!) imkanlara sahipken bu inşaat sebebiyle öğrenciler zorlanmaktadır. bünyesindeki tek bankamatik işbankası' nın bankamatiğidir. ziraat bankası' nın bankamatiği için haklı olarak girişilen imza toplama girişimi görüldüğü kadarıyla başarısızlıkla sonuçlanmıştır.
her dönem sonunda biraz daha soğunan bu fakülte, mezun olduktan sonra özleniyor şeklinde bir imaja sahiptir.
şu an içler acısı bir haldedir. tadilat dolayısıyla kapalı da değildir. inşaat işçileri ile kardeş kardeş ders yapılmaktadır. gölbaşı'na taşınacak diye söylentiler yayılmakta okulda ama bakacaz artık.
dün itibariyle çevik kuvvetin olaylardan dolayı kapıya dayandığı ankara üniversitesi fakültesi.böyle uzayıp devam ederse finalleri yine ertelenecek,temmuza sarkacak okuldur ayrıca.okuyanlara allah sabır versin ne diyeyim..o sıcakta ankarada olmak...!
henüz türkiye'de bir iki üniversite varken buradan mezun olan insanlar,şimdilerde soranlara ben ankara üniversitesi'nden mezunum demezler,dil ve tarih coğrafya fakültesinden mezunum derler,bu eski alışkanlıklarını hala atamamışlar üzerlerinden ,tıpkı istanbul üniversitesi hukuk'tan mezun olanların şimdilerde ben hukuk fakültesi mezunuyum demesi gibi.
sınavlarının yine ertelendiğini duyduğum,inatla mezun olmaya çalışan öğrencilerinin dediği kadarıyla,sınavlara çalışmayanların ertelensin diye olay çıkardıkları geyiğinin döndüğü okul.
ankara üniversitesi'ne bağlıdır.
dünya üzerinde bu isimle kurulmuş tek fakültedir.
küçük bir lise bahçesinden büyük olmayan arka bahçesinde öğrenci takımı köşe kapmaca oynamaktadır adeta.
geçme notunun 70 olması uzaktan korkutmasa da işin içine girildiğinde başları taşlara vurdurası bir durumdur.
dün (29 şubat oluyor) mümtaz türk faşizminin satırlı bıçaklı olağan bir saldırısından sonra, sakarya caddesinde basın açıklaması yapan öğrencilerin ağzından şu sloganı duyunca, alabildiğine gergin havaya rağmen insanı güldürebilen solculara sahip fakülte:
"faşistler abd'nin emir eri mi?
okumak satır, bıçak işi mi?
faşistlerin kafasını kırıyoruz biz
çünkü biz dtcf devrimcisiyiz"
bugün, ipini koparan faşistlerin yemekhanede yemek yiyen bir öğrenciyi satırla doğramasının ardından basın açıklaması yapmak isteyen solculara polisin saldırmasıyla beraber, pazartesi gününe kadar tatil edilmiş fakültedir.
aynı şekilde, bugün, tandoğan kampusünde de, faşist tosuncuklarımız olağan satırlı saldırılarını ifa etmişler ve 3 öğrenciyi yaralamışlardır.
artık, klasik haline gelmiş "türkeş'in itleri" ile başlayan slogan yerine "akp'nin itleri" demeyi öneriyorum. bunlar, gericilerin üniversite koludur. faşist-gerici ittifakı, üniversitelere mhp dolayımıyla saldırıyor. bitleri kanlandı.
edit: saldırıya uğrayan arkadaşlarının yanında giden 3 öğrenci gözaltına alınmış, sonra tutuklanarak sincan l tipi cezaevine konmuşlardır. faşist köpekler ise ellerini kollarını sallayarak etrafta gezmektedir.
25.03.2008-31.03.2008 tarihleri arası -yaşanan boktan olaylardan ötürü- derslere ara verilmesine rağmen 29.03.2008 tarihindeki yabancı dil sınavlarını aksatmadan yapılacağı açıklanmıştır (aynı saat, aynı yer) rektörlük tarafından..
biricik fakültem.kesinlikle normal bir okuldan çok daha fazlası.öğrencileri ankara nın ve kıç kadar fakültenin durumundan, yapacakları bir şey olmayışından bütün gün bahçede otururlar.dersi olan,olmayan herkes ordadır.amaç ne?milleti kesmek.bu işi yaparken son derece ciddi bir tavır takınılır,çünkü son derece mühim bir görevdir.yalnız mekanın darlığı ,kesiş alanının kısalığı bazı karışıklıklara yol açabilmektedir.gözlerle evet seni kesiyorum,bana bakmayı bırak salak mesajları saçılır etrafa,anlayana.okuldaki hemen hemen herkes birbirini sima olarak tanır.havanın güzel olduğu günlerde kalabalıktan kıçınızı koyucak yer bulamazsınız.başka okullara gittiğinizde etrafın son derece boş gelmesi bu üstüste oturmaktandır.
bahçede sürekli deli fişek gençliğin ortalıkta bıraktıkları çöpleri toplayan şirin baba misali mavi önlüklü amcalar dolanır.çöp kutuları boştur çünkü çok değerli arkadaşlarımız çay içtikleri bir bardağı bir adımlık çöpe atmaktan acizdirler.
her an başınıza ,götünüze top yiyebilirsiniz,fantastik diyarlara uçmuş öğrenciler bahçenin küçüklüğünü unutuverip deli gibi top oynuyorlardır.
arka bahçede arka kantinimiz,orta bahçede çardağımız vardır.bunlar ne kadar birbirine nefretlerini göstermek için şov yapsalar da, çoğu öğrencinin sikinde değillerdir.olaylar yatışana kadar,polisin bahçeyi kaplamasıyla oturacak yer bulamayan öğrencilerin sinirli bakışlarına maruz kalırlar.
sınıf sayısının azlığından dolayı doğu dillerinin derslikleri bodrum katındadır.ilk bakışta içler acısı görünür, zamanla alışılır.
dtcf ye ait unutulması imkansız bir şey; tabiki kediler.böyle kedileri heryerde göremezsiniz.miskinler tekkesinin müdavimleri.büfeden aldığınız gözlemeyi görünce ,hayatının amacını görmüşçesine koşarlar yanınıza ,koparıp vermeye eğilirken bir bakarsınız,elinde sosisli olan zibidinin dibinde bitivermişler,anında kaşar yapıştırmasını yaparsınız.yattığı yerden tekmeleseniz kalkmazlar.
ilk gördüğümde büyük hayal kırıklığına uğradığım,içinde bulunduğum sürece nefret ettiğim, uzak kalınca özler gibi olduğum okulum.