daha ağzımıza bira koymadık zirvesinde tanışmıştık digeratiyle. elinde küçük bir kağıt milletin msninin ve sözlük ile ilgili izlenimlerini not ediyordu ki akademisyen olduğunu da söyledikten sonra aha dedim bu adam tez yazıyor, herhalde verisiz kalmış. meğerse sözlüğün baba adamlarından biriymiş. digerati gral bir adam, efendiliğiyle, sevimliliğiyle, babalığıyla, kibar konuşmasıyla, arkadaş canlılığıyla. her istanbula geldiğimde gözlerim arıyor onu " abi akıyormuyuz ortamlara" diye soruyorum. gerçi son zamanlarda iyice karizma olmuş, bir gördüm şok oldum. kendi kendime artık "bu adam tanımaz beni yaw" bile dedim ama yok yok birazdan arıycam kafasını da şişircem ama hiç bir şey demiyecek.