çok baba bir mozart operası ki tam bir klasiktir. mozart baba türklere yazmıştır, olay da topkapı sarayı'nda geçer. asıl adı die entfuhrung aus dem serail olan bu operayı almanca olarak ve türkçe altyazıyla akm'de izlemek büyük bir keyiftir.
sanıldığının aksine topkapı sarayında değil, istanbul boğaziçi'nde selim paşanın sarayında geçer.ispanyol soylusu belmonte bir deniz yolculuğu sırasında korsanlar tarafından kaçırılan ve selim paşaya satılan sevgilisi konstanze, hizmetçisi blondchen ve uşağı pedrillo'yu bulmak için saraya gelmis, ve kızları saraydan kaçırmayı kafasına koymuştur. bu arada selim paşa konstanze'yi kendine cariye yaparken blondchen'i kahyası osman'a hediye etmiştir.
mozart tarafından imparatorun ısmarlamasıyla yazılan bu eser, dönemin avrupa'da hayli etkili olan türkçülük akımından etkilenmiştir. özellikle eserin ilk perde de yer alan singt dem grossen bassa lieder adlı parçada mehter marşlarının etkileri açık bir şekilde görülmektedir.
öyle böyle değil, hakikaten baba bir operadır. " martern aller arten" ile başlayan arya olsun, bizim mehter takımının marşı olsun süperdir hepsi. mutlaka izlenesi, dinlenesidir.
alperen ocakları hede hödösü bu operayla ilgili şöyle bir basın açıklaması yapmış:
"bu operada osmanlı sarayında zina yapılıyormuş. büyük osmanlı imparatorluğuna yapılan bu saygısızlığı kınıyoruz. mozart bey'e bunun hesabını ilk gördüğümüz yerde soracağız. allahu ekber."