artık gelişmiş ülkelerde neredeyse hiç kullanılmayan ama güzel ülkemin güzel telekomu sayesinde milletin maalesef kullanmaktan başka çaresinin olmadığı bağlantı çeşidi.
dialup bağlantısının sınırı 56k'dır fakat hatlardaki parazitler ve diğer dış koşulları düşünerek dialup'la erişebileceğimiz maximum download kapasitesi 7 kb/s olarak görünmektedir. türkiye'deki internetin ilk yıllarında sınırsız dialup erişimi için aylık 10$ gibi bir ücret alınıyorken bu uygulama daha sonra kaldırılmıştır ve dialup'çılar için kabus dolu günler gelmiştir. günümüzde bile dialup'ın saati 1.200.000 lira civarındadır. dialup'a bağlanırken çekilen çileler windows içinde yeni şeylerin keşfedilmesine sebep olmuştur. örneğin windows 95-98 veya me'de çevirmeli ağ'dan bağlantı yaparken çıkan ve küçük bir karenin bir o bilgisayara bir bu bilgisayara gittği ekranda enter tuşuna basarsanız kareler çıldırmışçasına hızlanmaktadır.
bağlantının ikide bir kopması, yazılan maillerin kopyalanmazsa silinip gitmesi, msn'deki insanların trip atmaları gibi durumları çağrıştıran internete bağlantı şekli
bizim elimizdeki her 1 modem'e karşılık, isp'de de 1 modem bulunması şartını koşan deli manyak yavaş internet bağlantısı. servis sağlayıcı kalitesi, bu bağlantı türünde en önemli ayrıntıdır.
(bkz: iss)
ömür törpüsü.
hele bir de analog hattan bağlanıyorduysanız, birisi sizi aradığında bile düşen, ha düştü ha düşecek korkusuyla internete girmeyi zehir eden bağlantı...
yıllarca bu ülke gençliğinin adam gibi bağlantıdan mahrum bırakılması sonucu dayatılan bağlantı türü. ne dsl ne de isdn getirilmedi şuy ülkeye yıllarca, şimdi ise adsl çöplüüne döndük, ha kötü mü oldu? ben şahsen adsl'den memnunum, yıllarca dial-up kullandıktan sonra
insanlık ayıbı bağlantı türü. ecnebiler deutsche telekom ile 768 kb/s ile aya fezaya giderken biz hala daha pahalıya dial-up ile sürünüyorduk. unutmadık, unutturmayacağız!
100 mb lık oyun demosunu günler süren uğraşlarla indirip demonun bilgisayarımda çalışmaması sonucu intiharın eşiğine gelmemi ve babamın sayfalar tutan fatura ayrıntısı elinde bana ettiği küfürleri hatırlatan türk telekom hizmetidir. hala bunu kullanan insanlar olduğun biliyor onlara en içten dileklerimle adsl li günler diliyorum.
download yapmanın bir işkence olduğu bağlantı. 56k ile dosyayı zar zor indirirsiniz. dosyanızın resume desteği yoktur. nihayet dosyanız %90'lara gelir. az bir süre sonra, önce dosyanın durduğunu, sonra bağlantının düştüğünü görürsünüz, daha sonra da, elinde telefon, tuşlara basmakta olan ebeveyni. tarifi mümkünsüz bir duygudur.
tek kelimeyle rezalet. asla hatırlamak istemeyeceğimiz şey. hele benim gibi dial up ile ultima online oynama saflığına kapıldıysanız vay başınıza gelenlere. 180 milyonluk faturayı hala unutamam. ve tabiki bağlantı kurulurken çıkan o vıyıktının melodisi hala ezberimde. commodore 1402 misali teknolojinin tarihine geçti o ayrı.
bu tip bağlantının kült sahnesi, evde yaşayan diğer bireyin telefonu kaldırıp tuşlara basması, akabinde %99'da kalmış olan, 56k ile binbir zorlukla indirdiğiniz dosyanın durması ve bağlantının kesilmesi, sonrasında ise telefona abanan bireyin küfür yemesidir.
zamanında (ki feci şekilde yakın bir zaman) kimi vatandaşlara 2 telefon hattı aldırtan bağlantı tipi. 10 mb'lık bir dosya görüp salyalarımız aktığında feci bir muhakemeye girerdik. "ulan acaba indirsem mi? hayvan gibi de dosya", "peder fatura gelince götüme sokar mı?","ya 7 kbps ile başlayıp sonra 1lere 2lere dek düşerse? kaç kafa girer bize?" tipik muhakeme örnekleridir.
artık tarih olmuş, nostaljik bağlantı tipi. adsl gibi bilgisayar açıldığında otomatik olarak bağlanmazdı veya öyle bir ayarı vardıysa bile biz kullanmıyorduk, çok pahalıydı çünkü, hem internete bağlı kaldığınız süre boyunca ev telefonu da meşgul çalıyordu. bağlanmak için uzun süre uğraşılması gerekiyordu, epey bir süre meşgul sesi verip en sonunda bağlandığınızda uzunca bir süre abidik gubidik sesler çıkardı. zaten pek de bağlı kalamazdınız sürekli kopardı, kopmasa bile bi zaman sonra kendiniz kapatırdınız, çünkü fazla bağlı kalırsanız ay sonunda kol gibi telefon faturası gelirdi. hele ki bilgisayarı aldığımda hediye olarak verilen internet paketinin süresi bittiğinde, internete bağlanmak için 146'yı kullandığım ay (bana o aklı veren ferit'in beynini skiyim afedersiniz, hiç uyarmamıştı eşek herif) gelen 80 milyonluk fatura, babamın beni kınayıp, odamın kapısına siyah çelenk bırakmasıyla sonlanmamıştı tabii ki. ama adamın da günahını almıyım şimdi, yine de beklediğimden daha az tepki vermişti, başkası olsa direk keserdi interneti, canım babam benim..
evimden çıkan kablo artık nefes kesici bir tesadüfler zinciri sonucu milyarda bir gelecek bir kombinasyonla doğrudan itü sunucularına mı gidiyor bilmiyorum. çünkü başka türlü mümkün değil.
ne mi efendim?
ben bu bağlantı ile 10 dakika içinde 7 dersi birden sorunsuz kaydetmiştim sisteme. 146 ile hem de. uyuya kalmışım ve kalktığımda tek seçeneğim bu idi. kesin metafizik bir şeyler olmuştur.
mecburiyetten arasıra girmek zorunda kaldığım, kendime bir saatlik kota koymamla bana, nostaljik ''aman çok fazla yazmasın'' gibi zevkli heyecanlar yaşatan bağlantı.
freddy krueger misali arada sırada olmadık yerlerden çıkan, insanı hazırlıksız anında yakalayan bağlantı malzemesi. mesela ben şu anda bu şekilde bağlanmış durumdayım. çok tuhaf hisler tabi, yıllar sonra o tanıdık modem bağlantı sesini duymak falan. hele bilgisayardaki 56k modemin şu anda neler hissettiğini düşünmek bile istemiyorum. dikkatsiz arkeoloji ekibinin mezarından kaldırdığı imhotep mumyası gibi sesler çıkıyor zaten deminden beri. neyse, sözlük bağlamında bakarsak, açıkçası 1024 adsl'den çok da büyük bir farkı yok hız olarak, tabi ctrl+f5 ile sayfayı tümden yenilemeye kalkışmadıkça. o zaman şöyle bir "yavaş gel de üstün başın kırışmasın" tarzı duraklama yaşanıyor. youtube tipi sitelerde çıkacak rezaleti ise tahmin dahi edemiyorum. fazla yazmıyodur inşallah lan?