diş fırçalayana kadar aklınızda hiç bişey yoktur. dişlerimi fırçalayayımda yatayım dersiniz. dişler fırçalanır yatağa doğru yürünür tam mutfağın önünden geçerken birden içinizden şu cümleler geçer:
-lan dolapda pasta var yemesem yarın bana kalmaz.
+ama dişlerini fırçaladın yersen bi anlamı kalmaz hem boşver arkadaşların yesin sen yemiştin zaten.
-doğru ya siktir et! ana! çikolata yicem ben onu!
+ama çikolata sabaha kadar dişlerin içine eder.
-offf!
bu şekilde yatağa girilir. yatağın içindeyken de akla bazı şeyler gelir ama diş fırçaladım piskolojisi hepsini bastırır.
diş macunu dolayısıyla ağızda oluşan tadın beyne gönderdiği sinyallerden haberdar olan midenin çılgına dönmesi, "hadi göndersene ulan!" haykırışlarıyla bulunduğu vücut bölgesinin aslında bir karadelik olduğunu düşündürmesi sonucunda -istemeden de- sahip olunabilen istek.
dişleri fırçalayıp yatağa giderken masanın üzerine görülen açılmamış, taze bir balık kraker diş sağlığıdır hededir hödödür hepsini öldürür, kraker yenir öyle yatılır, mutlu uyunur.