konuyla biraz alakasız olacak ama..
tarih 1 ocak 1993, sabah saatleri, yaşım dokuz. tarihi çok iyi hatırlıyorum, çünkü bir gün öncesi yılbaşıydı ve 6 aylık kardeşim kolumu kırmıştı. daha kolumun ilk kırıldığı anda bir bokluk olduğunu hissetmeme rağmen, yılbaşı gecesini mahvetmek istemediğimden bütün o acıyı sineye çekip susmuş, ancak ertesi gün acı katlanılmaz bir seviyeye gelince aileme söylemek zorunda kalmıştım. bütün gece boyunca söylemediğimden azarımı işittim, hastane yoluna koyulduk.
gata'ya gitmemizin, röntgenler çektirmemin ve nöbetçi doktorların muayenesinden geçmemin akabinde, kolumun kırıldığı rahatça anlaşılıyordu. artık yapılacak tek şey, tecrübeli bir ortopedistin yanına gidip kolumun doğru kaynayacak şekilde yerine oturtulmasıydı; biz de öyle yaptık, acil servisten çıkıp ortopedi servisine, nöbetçi doktoru bulmaya gittik. ancak yılın ilk günü ve tatil olmasına rağmen beklenmedik bir sıra vardı ortopedi servisinde, çaresiz beklemeye başladık. bu bekleyiş esnasında ilk önce kemik kıran, hayvan oğlu hayvan kardeşimi emzirmesi gereken annem, ardından da evrak işleri için kalabalığa karışan babam kayboldu; ben tek başıma kaldım.
ne kadar sonra hatırlamıyorum, mavi pijamalar içindeki bir "abi" geldi yanıma tekerlekli sandalyesiyle, yanımdaki boşluğa sığıştı. bana baktı, ben de ona baktım. "ne oldu sana?" dedi. "kolumu kırdım abi" dedim. "senin bacağına ne oldu?" dedim. "bombaya bastım, koptu" dedi. "benim kolum kırıldı, nasıl acıyor, senin bacağın acımıyor mu?" dedim. "eskisi kadar acımıyor, alıştım artık" dedi. dönen olayların pek farkında olduğum bir yaşta olmadığım için "peki neden bombaya bastın?" dedim. "sizler için" dedi. "vatan için" dedi.
doğruyu söylemek gerekirse, hiçbir şey anlamamıştım o söylediğinden, hala da anladığımı ya da anlayabileceğimi zannetmiyorum; çünkü ben onun başına gelen şeyi hiç yaşamadım, o şeyin yakınından dahi geçmedim.
tıpkı, hakkında yorum yaptığımız "
diğer oğlumu da feda ederim vatan için" diyen anne-babanın hislerinin yakınından dahi geçmediğim gibi.
kıssadan hisse; bacağını mayına basarak kaybetmiş birini, bacağını mayına basarak kaybetmemiş biri olarak ben nasıl anlayamazsam, oğlunu çatışmada kaybetmiş birini ve onun düşündüklerini,oğlunu çatışmada kaybetmemiş biri anlayamaz. bu durumda empati falan işlemez.