şimdilerde belçika'da gününü gün eden dursun karataş isimli elazığ doğumlu kişinin memleketin başına bela ettiği, kendilerine göre halk savaşçıları (hangi halktan aldıkları hangi yetkiye göre hangi halkı savundukları kendileri tarafından bile açıklanamamıştır) olan, fekat bana göre hiç birisi bir kuruş etmeyecek tiplerden oluşan (insana değer biçmek olanaksız da olsa) bir dönemin hızlı ve fekat şimdilerde lümpenleşen terör örgütü. sayısız insanın canına kıymışlardır. kır ve şehir örgütlenmeleri vardır. ancak son dönemde gerek kırsal alanda ve gerekse metropollerde gerçekleştirilen operasyonel çalışmalar neticesinde zayıflamışlardır. (umarım sonsuza kadar yok olurlar) en son hiç bir şeyden habersiz olarak belediye otobüsünde seyahat eden vatandaşlarımızın yanında,başka bir alana nakil ettiği üzerindeki bombayı kazara patlatan terörist dişican vasıtasıyla şiddetli bir eylem yapmışlardır.
70'lerin özentisi. bir gerici daha. sanırım böyle şeyler çok fazla testesteron yüzünden oluyor, kesmiyor tabi normal hayattaki meşkaleler adamlar gidip bari cephe açalım diyor.
(bkz: yazık)
(bkz: vatan haini)
(bkz: boş işlerle uğraşmak)*
ismi üzerinde cephe faaliyeti yani askeri kanadı temsil eder bu grup. ve sanılanın aksine dhk/c olarak olarak anılırlar. dhkp/c olarak anılırsa aynı zamanda partiyi (siyasi örgütlenmeyi) de kapsar. ancak tek başına dhk/c; örgütün askeri kanadını, devrim için mücadele yürüten silahlı aparatları (seksiyon) ifade eder.
pkk'ya karşıtlığı ile dikkat çekmekte.. sebebi ise "kürt" ya da "türk" milliyetçisi değil, genel olarak "türkiye milliyetçileri" olmaları sanırsam. öyle biliyorum.
baştan belirtmek isterim, farklı bakış açıları ile konuyu irdelemeye çalışacağım. kimse kalkıp da "bu adam dhkc'yi savunuyor" demesin.
1. gün boyu götünü koltuktan, gözünü türk medyasından alamayan, bu konular hakkında tek bir kitabın bile kapağını açmamış bir sözlük yazarı:
"terörist bunlar. adam öldürüyolar durmadan. vatan hainleri. vatanı satacaklar abd'ye felan. ay oha oluyorum, orspu çocukları resmen"
2. gerçekten okumuş etmiş, bu konuları bilen bir türk milliyetçisi ve aynı zamanda bir sözlük yazarı:
"dağa çıkıp inandıkları güzel şeyleri gerçekleştirmek için askerleri, yani halkın çocuklarını öldüren oluşum."
3. bir dhkc'li:
"yükselen türk ve kürt milliyetçiliğinden ziyade türkiye'deki bütün halkların çıkarlarını sağlamak amacıyla emperyalist güçlerin tekeline giren orduyu egale etmeye çalışan ve tam bağımsız bir türkiye isteyen örgüt."
4. bir pkk'lı:
"ulusal davamıza hançer saplayan pis örgüt."
-o-
görüyorsunuz.. okuyup edenler ne kadar güzel, mantıklı açıklamalar yapıyor. 1. sıradaki kişi ise ne kadar farklı. açıp bu konular üzerinde tek kitap, tek bir yazı okumuşluğu yok, duyduğu şeylerin üzerinden ahkam kesiyor. anlat kardeşim, neden orspu çocuğu bunlar?.. okuduğun hangi kitapta yazıyor bu?.. acı, anlat bizlere..
diyorum ya.. kısa yoldan küfür yağdırmak kolay. yapıcı veya yıkıcı olsun bir eleştiri yap yahu. okuyup etmeden zırvalamak kolay, eksi vermek de kolay tabii.
edit: o kadar çok kötülendi ki artık anladım. terörist örgüt değilmiş. hayır sever bir kurumdur dhkp/c.. süper insanlardır dhkp/c'liler. hatta yazmıştım yine buralarda bir yerlere "daha kahpece" diye. kendimden utandım. dhkp/c'nin açılımı şudur: "daha kardeş peace".
açılımı bana nedense "daha kahpece"yi çağrıştıran örgüt. terörist örgüt.
sanki diğer terörist örgütlerle kıyaslar gibi: "biz daha kahpeyiz, daha kahpece davranıyoruz".
12 eylülden sonra davası görülen örgütler arasında en kalabalık sanık grubuna sahip(yani heralde öyledir çünkü bir spor salonu dolusu mahkeme görüntüleri var) dev-solun partileşmiş hali. gazi mahallesi olaylarında bütün mahalleyi sokağa dökebilmiş, onlara "titre oligarşi parti cephe geliyor" sloganını attırmış, ancak devrimci demokrasinin de sınırlarını göstermiştir. 96 1 mayısında da çok kitlesel katılım sağlamıştır. genelde varoş mahallelerinde örgütlenirler-ki bu işte çok iyidirler. belirli bir tabanları ve o tabanı kapsayabilecek bir siyasetleri olsa da hem çok sık operasyon yerler, hem de devrimci demokrasinin suyunu çıkartırlar.
türkiye'de sırf amerika öyle istiyor diye halkın büyük bir kısmı tarafından anlaşılmaya çalışılmadan kötülenen sol örgütlerden biri daha.yoksa "türkiye'de dev-sol ve ardıllarının eleştrisi" adında ideolojik bir karşı görüş çıkabilmiş değil herhangi bir sağ,orta ya da merkez sol partiden,partizanından.
sırf amerika istiyor diye anlamaya çalışmadığım, her an bir durakta, alışveriş merkezinde veya sokakta yürürken yerleştirdiği bomba yüzünde binlerce parçaya ayrılmama neden olabilecek terörist örgüt.
anlayamadığım bir şey var. genelde, düzen karşıtı olsun, düzen içi olsun, siyasi mücadeleler verili legalitenin dışına taşar. bunun bir kural olduğunu da düşünebiliriz. örnek olsun, mahir çayan, deniz gezmiş gibi devrimciler, verili legallik çerçevesinde "suçlu" yahut "terörist" konumundalar; ancak kimse, bugün deniz gezmiş ve mahir çayanı övmemizi ve onları anmamızı engelleyemez. yasallığın karşıtı meşruiyet değildir; ama meşruiyetin sağlandığı konumlarda yasallık geri plana düşer.
bu tirattan sonra meseleye gelebiliriz. dhkcnin, nam-ı diğer parti-cephe, isminin en çok duyulduğu eylem özdemir sabancı suikastıydı. belki bilinmez, ama gazi mahallesi olaylarında da parti-cephe insanları sokağa döken örgütlerin başında geliyordu. ilkini düşünelim. özdemir sabancı gibi ağababa bir sömürücünün öldürülmesi, meşruiyet sorunu yaratmıştır. mesele, insan öldürmenin yasallığından daha başka bir şey ifade ediyor. sakıp sabancı, elindeki tüm maddi imkanları kullanarak adamları "bitirmeye" gayret etti. zaten medya onun her dediğini yapacak durumdaydı. "ama yavrem o da binlerce kişiye ekmek veriyor" tarzı savunmaları hala duyuyoruz. mesele siyasi mücadelenin sonuçlarının getirceği ya da götüreceği meşruiyetin iyi hesaplanmasıdır.
öte yandan, devletin yahut medyanın "şurasını teröristler bombaladı" türünden haberlerine güvenmemeyi öğrendim şu kısa yaşantımda. misal, dün mlkp güya oyakbank şubesini bombalamış lakin tek bir haber göremiyorum. doğru olmayabilir de, ama işlerine geleni gözümüze sokuyor olmasınlar?
siyasi mücadele siyaset sahnesinde olur, enstürmanı da silahlar, şiddet eylemleri değildir. aksini savunan ve de yeltenen kişiler toplum huzurunu bozdukları sürece suçludurlar!
bir kişinin sömürücü olduğunu ileri sürenler var olan hukuk sistemi içerisinde hak aramayı bırakıp silaha sarılıyorlarsa da kimsenin kendilerini iplememesini ve de suçlu olarak görmesini yadırgamamaları gerekir. adama sorarlar "siz kim oluyorsunuz da bir insanı infaz edebilecek adaleti ve yetkiyi kendinizde görüyorsunuz?" diye! bu siyasi bir mücadele değildir silahlı bir mücadeledir. mesele sadece dhkp c ve sempatizanlarına bir insanın öldürülmesinin yasallığından başka şeyler ifade ediyor. sabancı bunların kökünü kurutmak için varını yoğunu döktü mü bilemem ama bu olayı ben yaşasaydım her şeyimi feda ederdim! öyle eline silah alıp "siyasi" eylem yapıyorum dersen peşinden beynini yıkayabildiğin organizmalar dışında da kimseyi sürükleyemezsin.
"iyi çocuklar" sütten çıkmış ak kaşık değillerdir ama dhkp c ve benzerleri ile karşılaştırırsam kolayla kıyaslanan zemzem suyu berraklığındadırlar benim gözümde!
tarım bakanı mehdi eker sayesinde bu örgütün terörist faaliyetlerinin dışında miting organizatorlüğü gibi işlevlerinin de olduğunu öğrendik.şöyle ki;bakana göre geçen baharda yapılan fındık mitinglerinin arkasında dhkp c de varmış...