meseleye
kemalizm harici daha geniş bir açıdan yakınsamak gerekirse: geçmiş örfler ve ahlaklar, birkaçı dışında, teolojik, mistik ve metafizik nitelikler taşımıştır; uygun görülen eylem ve kötü karşılanan davranışlar için de böyle olmuştur. şu da var: bu örfler ve ahlaklar, olağanüstüyü ve yeniyi mahkum ettiklerinden, toplumu durağanlığa ve hareketsizliğe yönlendiriyorlardı; yani zorunlu olarak "statüko"cu idiler. öte yandan, bu örf ve ahlakların, bir kast ya da bir sosyal sınıfın egemenlik aracına dönüştükleri de bir gerçektir.
karl marx'ın şu sözleri ünlüdür: "efendilerin ahlakı ve kölelerin ahlakı diye bir şey olmadı; efendiler, köleleri için ahlak kurdular!"