enerjinin dünyada belli bir karizması vardır. dünyada enerjinin borusu öter. bazı kişiler de bundan rahatsız olmuş olacak ki "yeter ulan, enerji menerji dinlemem ben, o kim oluyomuş, kurban olsun o bana" derler ve başlarlar devridaim makinelerini üretme çalışmalarına...
evreni çekip çeviren yasalar vardır. kütle çekim yasası olsun, hareket denklemleri olsun, termodinamik kanunları olsun, bütün bu yasalar; bir düzenin kabul edilmiş çarklarını oluşturur ve bu çarklar sorunsuzca çalışır.
her kim, bu yasalara aykırı bir iddia ile ortaya çıkarsa, o evrenin düzenine karşı gelmiş olur. "ben enerji kullanmıcam, bana ne bana ne" demek göt ister, enerji çarpar maazallah...
güzel bir girizgah yaptıktan sonra devirdaim makinelerine biraz değinelim:
iki tür devirdaim makinesi vardır:
1- birinci türden devirdaim makineleri: bu makineler
termodinamiğin birinci yasasına aykırı olarak çalışırlar.
normal makineler dışarıdan aldıkları enerjiyi kullanıp bir iş yaparlar, sonra da çevreye enerji atarlar. örneğin buharlı güç santralleri bu prensiple çalışır. kazanda bulunan su buharı türbine gönderilir, buhar burada iş yapar. enerjisini kaybeden düşük sıcaklıktaki buhar yoğuşturuculardan geçerek sıvı hale gelir, burada çevreye enerji atılır. sıvı su, pompalarla kazana gönderilir ve orada ısıtılarak tekrar yüksek sıcaklıklı buhar elde edilir. bu çevrimde dışarıdan alınan enerji kazanı ısıtmak için kullanılır. dışarıya, türbinden elde edilen iş ve yoğuşturucudan çıkan ısı enejisi çıkar. pompayı çalıştırmak için dışarıdan iş yapmak gerekir, bu iş, türbinden elde edilen işin bir kısmıyla karşılanır.
ancaaak, bu tür devirdaim makineleri ise der ki: "ben dışarıdan enerji almıyorum kardeşim, madem ben iş yapıyorum, bu işin bir kısmını dışarıdan aldığım enerjinin yerine kullanayım da ohhh tasarruf yapayım...."
ama olmaz, olamaz. termodinamiğin birinci yasası der ki, enerji korunur, enerji yoktan var edilemez ve varsa yok edilemez, ancak şekil değiştirilebilir. bu devirdaim makinesi ise türbinden çıkan net iş+yoğuşturucudan çıkan ısı enerjisi kadar bir enerjiyi yoktan var ettiğini iddia eder. yalandır.
2- ikinci türden devirdaim makineleri: bu makineler
termodinamiğin ikinci yasasına aykırı olarak çalışırlar.
termodinamiğin ikinci yasasına uygun olarak çalışan makinelere ısı makineleri denir. bu makineler sıcak bir ortamdan aldıkları enerjiyi kullanarak iş enerjisine dönüştürürler ve artan enerjiyi daha soğuk bir ısı deposuna atmak zorundadırlar. yine buharlı güç santrallerini ele alacak olursak, kazan, yüksek ısıl enerji deposundan ısı alır, arada çevrim boyunca iş yapılır, yoğuşturucudan ise düşük ısıl enerji deposuna ısı verilir.
ancaaak bu tür devridaim makineleri ise şunu der: "lan ben enayi miyim ki dışarı enerji atayım, niye onu kaybedeyim ki, ehehe enayilere bak, yıllardır boşa enerji harcıyolar salaklar..."
ama yine olmaz, olamaz. termodinamiğin ikinci yasası bir polis edasıyla "duuur" der. her makine farklı iki ısıl enerji deposu arasında çalışmalıdır. bir yerden aldığını diğer yerden vermelidir. sonuçta bu da yalandır.
evet sevgili okurlar, bir "devirdaim makinelerinin acı sonu" makalemizin daha sonuna geldik, sevgiler saygılar....
oh bee...