türkiyenin ebruli yapısına zarar veren, mozayik kek diye direten akademisyenlerin başında gelen baskın oran'ın mizah yüklü kitabında belirttiği üzre;
"diğer yandan, 'devletin dili' kavramı demokrasiye ve hatta doğaya aykırıdır. bir devletin ancak 'resmi dili' olur ve onun yanı sıra o devletteki insanlarresmi dil dahil, çeşitli dillerde konuşurlar ve yazarlar. nitekim, 61 anayasası 'resmi dil' terimini kullanmıştır.
'milletin bölünmez bütünlüğü'nü dil bağlamında korumak istemenin, bir devletteki demokrasiyi nasıl sakatlayabileceği konusundaki en sağlam örnek, herhalde, 12 eylül yönetimi tarafından 1983'te çıkarılmış 2932 satılı yasadır.
yasanın 2. maddesine göre 'türk devleti tarafından tanınmış bulunan devletlerin birinci resmi dilleri dışındaki herhangi bir dille düşüncelerin açıklanması, yayılması ve yayınlanması yasak'tır. kürtçe konuşulmasının ve yayın yapılmasının milletin bölünmez bütünlüğünü bozacağı anlayışı da o denli güçlüdür ki, maddenin yazımında gerçekten çok ciddi 'entelektüel mesai' harcanmıştır: 'birinci resmi dil' denilerek ırak'ın ikinci resmi dilinin kürtçe olduğu ustalıkla dikkate alınmış, 'türk devleti tarafından tanınmış'lık ölçütü ise ileride kurulabilecek bir kürdistan'ı yine ustalıkla bertaraf etmiştir. md.3 ise 'türk vatandaşlarının anadili türkçe'dir' demektedir ki, buna söylenecek hiçbir şey bulunmamak gerekir."
sf: 85 türkiye'de azınlıklar iletişim yay.
-----
devamında bunun lozan'a aykırı olduğu, insanların çocuklarına salt kürtçe değil, eftelya, melisa gibi isimler veremediği dönemlerden geçildiği, kürtçe konuştuğu için yargılanan, ceza alan ve hatta infaza uğrayan insanlar olduğundan bahsediyor. işte kürtlüğü diretmenin sonu bu! komik dimi? mizah işte!
-----
bir başka mizah örneği için;
http://baskinoran.oran.name/...