belki ilginizi çeker
  1. · istanbul devlet tiyatrosu
  2. · ölüleri gömün
  3. · devlet tiyatroları genel müdürlüğü
  4. · elazığ devlet tiyatrosu
  5. · bir anarşistin kaza sonucu ölümü
  6. · tayyip erdoğan ın korsan film indirmesi
  7. · devlet tiyatroları
  8. · italianroast
  9. · gişe görevlilerinin öğrenci düşmanlığı
  10. · ayten gökçer
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · uludağ sözlük
  2. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  3. · yılmaz özdil
  4. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  5. · 18 kasım 2009 fransa irlanda cumhuriyeti maçı
  6. · öğretmenler günü
  7. · köpekbalığı görünce yapılması gerekenler
  8. · grand cherokee
  9. · itü matematik mühendisliği

devlet tiyatrosu  

  1. her hafta 4 5 oyunun oynandığı, çoğunu televizyondan tanıdığımız, gerçekten de yetenekli ve güzel oyuncuların yer aldığı bir kadroya sahip, çok güzel oyunlar ve performanslar sergileyen kurum. ayrıca herkesin gidebileceği ölçüde de ucuz; geçen sezon kişi başı 3 ytl idi. haftada bir kez gidilmesi sayesinde, hem güzel zaman geçirilir, hem de tiyatro gibi bir sanatsal faaliyetin gelişmesine katkıda bulunulur. özel tiyatrolardan daha fazla takdir ettiğim bir kuruluştur aynı zamanda. her ne kadar şener şen, yıldız kenter gibi duayenleri izlemek için özel tiyatrolara gitmek zorunda kalsak da en güzel haftasonu ya da akşam vakti eğlencelerinin merkezi denebilir.
    (nightwish, 04.08.2005 18:29)
  2. (bkz: istanbul devlet tiyatrosu)
    (excalibur, 04.08.2005 18:30)
  3. türkiyedeki hemen hemen her oyuncunun salyalarını akıtan ama nedense hep eleştirilen,oyuncusu olmak için deli gibi uğraştığım kurum..
    (iraz, 24.06.2006 03:09)
  4. aylık programları takip etmek ve online bilet almak için:
    (bkz: https://www.dtgm.gov.tr/...)
    (anarsist, 09.10.2006 15:52)
  5. tarihinde muhsin ertuğrul, cüneyt gökçer, yücel erten, bozkurt kuruç gibi üstatların da genel müdürlüğünü yapmış olduğu şu an tartışmalı bir şekilde mine acar ın vekaleten genel müdürlüğüne atandığı devlet kurumudur. ayrıca çoğu konservatuvar tiyatro bölümü mezununun girmek için yoğun çabalar sarfettiği kurumdur.
    (iago, 15.05.2007 13:14)
  6. son olarak eski kültür bakanı atilla koç tarafından lemi bilgin in hakkında açılan yolsuzluk soruşturmalarının yargı tarafından bozularak tekrar genel sanat yönetmeni görevine döndüğü kurumdur.lemi bilgin in yokluğunda yönetimi vekaleten sürdüren mine acar da kültür bakanlığında reji asistanlığı kadrosunu kaybetmemesi şartıyla bakanlık müşavirliğine atanmıştır.
    (iago, 05.10.2007 13:01)
  7. tiyatrosu, devlet konservatuarı tatbikat sahnesi’nin bir aşaması olarak, 1949 yılında, “devlet tiyatro ve operası” adıyla kurulmuştur. daha sonra küçük tiyarto ve büyük tiyatro açılmıştır.
    sanatı, sanat yapan sanatçılardır.devlet tiyatrosu da, gerek sanatçıların yetiştiilmesinde, gerekse oyunların seçiminde büyük gayretler sarf eden konservatuar gibi bir okuldur bence. lakin son yıllarda oyunların seçiminde hükümetin baskıları görülmektedir. sanat, hatta ki tiyatro tarafsız olmalıdır. çelişkilere yer bırakılmaması için tiyatroyu anlayanlara, sanatçılara bırakmalıdırlar.
    (baharda geldim, 05.10.2007 13:31)
  8. gece itibariyle aylık repertuarını açıklayıp biletleri de satışa çıkararak müdavimlerini oldukça sevindirmiş kurum.
    güzel sürprizler var, görmeye değer.
    (marika, 20.09.2008 02:27)
  9. devlet tiyatrolarına ankarada gitmek güzeldir. ankara da nefes de alınabildiğini hatırlatır..mümkünse irfan şahinbaş atölye sahnesinin platformsuz, perdesiz ,o rahat kırmızı koltuklarına otur_maksızın izlemek oyunlarını.. bazıları vardır ki iki hafta öncesinden biletler tükenir. ankara devlet tiyatrosunun 2008 iftiharı hala devam eden bol ödüllü "giordano bruno" oyunudur.
    (( cemal süreyanın ankara daki opera için "içine dikiş gereçleri doldurulmuş ağırlıksız bir keman kutusu" tanımı yapması yine de boşuna değildir.. içini daha çok sanat ve eğitimle doldurmak gerekir))
    (scissors sake, 14.01.2009 14:42 ~ 14:46)
  10. davudi sesli 60lı yaşlardaki bir erkeğin telaffuz etmesi durumunda insanı esas duruşa geçirtecek karizmada bir isimdir.
    (hell guardian, 29.05.2009 20:44)
  11. kurak yaz aylarında kendini özleten, yağmurlu çamurlu kış aylarında ise mutlu eden, devletin biricik kurumu.

    hatta çalışanlarının hep surat asmadığı, arada güldüğü, güldürdüğü tek devlet kurumu.
    (harputi, 03.09.2009 17:21)
  12. türkiye cumhuriyeti devletini idare için seçilen gelmiş geçmiş bütün hükümetlerin bu memleket sahnesinde sergiledikleri dramanın adı. bizler de figüranız demeyeceğim. bizler seyirciyiz, sadece seyirciyiz.

    ara sıra sahneye çürük yumurta atmak isteyenler de oluyor elbet. ilginçtir, diğer seyirciler tarafından engellenirler.
    (againstthelife, 03.09.2009 17:28)
  13. 1 ekim'de perdelerini açacak, altmışlık tiyatro.

    60. kuruluş yıldönümü nedeniyle, yeni sezona 60 yerli oyunla merhaba diyor, iyi işler yapıyor. bak 'web' sitesini de yenilemiş;

    http://www.devtiyatro.gov.tr/...
    (harputi, 18.09.2009 19:18 ~ 19:20)
  14. 2009-2010 sezonunda 60 yeni yerli oyun oynayacağız diye, abuk-sabuk, kenarda köşede kalmış, kimsenin yüzüne bile bakmadığı en kötü oyunları sahnelemeye kendini adamış, devlet erkini yansıtan kurum.
    (elpinoras, 18.09.2009 19:20)
  15. devlet eliyle ızdırap.çoğu devlet kurumuyla tercihen muhattap olunmazken dt'yle iradeyle ve hüsnüniyetle ilişkiye geçilir.kazın yağı öyle değildir ama...1)devlet memuru oyuncu olurmu kökünde 'oyun' olan bir meslekten memur olur mu?
    2)olursa nasıl bu kadar sıkıcı,eski ve geri kafalı olunur.
    3)en azından devletine yakışır bir biçimde gencecik insanları kadro,atama,berbat repertuar,dinozor yönetmen,kötü oyun gibi faktörlerle bezdirip, tiyatro sanatından tiksindirmektedir.
    4)seyirci denen velinimeti küstürüp,son altmış yıldır aynı şeylerimi izliyorum yahu?hissine itmektedir.
    5)güldürürken düşündürmemekte,acıyla güldürmekte en yakın çıkış nerede? diye düşündürmektedir
    6)tüm tanımları 'devlet' yerine 'şehir' koyarakta okuyabilirsiniz

    müjgan der ki(ufka bakarak,derin bir iç çekişle):
    istisna yokmudur?vardır.
    hak yemek olur mu?olmaz.
    sıkıldın mı?sıkıldım.
    çıkalım mı?çıkalım.
    çıktım.
    (müjgan, 21.10.2009 00:53)
  16. üç kelimeyi bir araya getirebilecek kadar türkçe bilgisine sahip olmayanların bile ağır eleştirilerine maruz kalan devlet kurumu.

    bu arada; "devlet" yerine "şehir" de gelebilir.
    (anladım bozukluğu, 21.10.2009 00:58 ~ 00:59)
  17. üç kelime.
    aaaa yapabildim!
    tiyatro elitizmi kokusu alıyorum, tiyatro fanatizmi ya da.
    ne güzel eşelemek bak.yetersiz ve kıt türkçeyle hatta.oysa dt'den örnek almalı diyaframı nefesle doldurup, en güründen en yalancı tonları çarpmalıyım ki suratınıza oyuncu olayım ya da.30 sene önce koyduğum bir rejiyi iteleyim devlete da parama bakayım.ya da üç kuruş yövmiyeyle çalıştırayım gencecik konservatuar öğrencilerini,ruhlarını kemireyim tiyatro diye mizansen robotu yaratayım pırıltıları tazecikken.türkçem kıt,yüreğim geniş,algım açık,sözlerim benim...
    (müjgan, 21.10.2009 01:07 ~ 01:14)
  18. devletin tiyatrosudur. devletin sözünden çıkmaz, akıllıdır.
    ölüleri gömün adlı oyunu oynayacaklarmış bu sene, nasıl olacak bilemiyorum artık. daha önce yasaklamışlardı. militarizmi eleştirir çünkü oyun metni. nasıl bir metin budamasına giderler, nasıl bir sansür çekerler merak konusu. hayır oyun da öyle bir yazılmış ki, neresine sansür koyacaksın?
    ama devletim bulur onun da bir yolunu, yazarların kemiklerini sızlatmakta üstlerine yoktur zira.
    (mental retardasyon, 21.10.2009 01:18)
  19. ankardaki ayağında geçen seneye ait'fosforlu cevriye'(bu senede sahnede) 'rembetiko' ve bu senenin izleyebildiğim ilk oyunu olan 'gizler çarşısı' oyunlarında aynı yüzleri görerek bıktığım(insana kadro bu kadar dar mı? öyleyse girmek neden bu kadar zor? sorularını sordurur.) buna rağmen güzel işler yaptığına inandığım kurumdur.
    (kibrit çakıyorsun karanlıkta, 21.10.2009 01:22)
  20. -bu sene "60. yılda 60 yeni yerli oyun" sloganıyla dünya tiyatrosuna altmış yeni oyun kazandıracak olan devletin en iyi kurumlarından biri.
    bu yıl itibariyle altmış dünya prömiyeri yapacaklar, az değil. kendilerini tekrarlamıyorlar yani.

    -seyircisini küstürmemiştir, seyircileri hala bütün sahneleri doldurmaktadır.

    -devlet memuru niye oyuncu olmasındır? bugün birçok dizide izlediğiniz o "karakter oyuncuları" hala devlet tiyatrosu ndaki görevlerini de ifa eden devlet memuru tiyatroculardır. yaratıcılıklarından bir şey kaybedip kaybetmedikleri oyunlarına gidilip görülebilir.

    -devlet tiyatrosu, bir devlet kurumudur. bu sebepten bakış açısı bıyık sıvazlayıp "seyirci velinimetimdir." demek değildir. seyirciyi velinimet olarak algılamaz. diğer taraftan seyirciyi velinimet olarak algılayan bakış açısı zaten sanat yapamaz.

    sıkıldın mı? sıkıldın. ama sen izlememişsin ki... çık hadi.
    (münazır, 21.10.2009 01:34)
  21. şimdi efendim tazecik sözlük yaşamımda ne mutlu ki bir şeyleri tartışmaya açabildim.
    konu dt gibi bir dogma olunca daha da şenlikli cevaplar bekliyorum.
    lakin meramım anlaşılmamış ya da belli nüanslar ıskalanmış.

    -mesele 60 oyun meselesi değil sahnedeki işin niteliğidir.bu satırların yazarı zat 14 seneden beri dt işlerini izlemekte,dt oyunlarıyla tiyatroyla tanışmış olmaktadır ki bu pek tabi önemlidir ama!bu kurumun bügünkü ataletini ,birkaç yaratıcı rejisör ve kendini geliştirmeye açık sayılı oyuncusu dışında kendini sürdüren oyunculuk ve reji anlayışını değiştirmez.ne mutlu 60 yeni oyun olması ama oyunların 60 sene öncesindeki gibi sergilenemesi ve oynanması temel sıkıntıdır.

    -devlet memurluğu yasalara,prosedürlere,atamalara,imzalara bağlıdır.birisi bir imzayla seni yarın bambaşka bir yere postalayabilir.sanat ve sanatçı hiçbir kurumsal ve kişisel baskı altında olmaksızın özgürce üretime teşvik edilmelidir.hiyerarşik bir düzen içinde nasıl bir üretim olur bilinmez.ayrıca dt oyuncularının dizilerde karakter oyuncuları olması bu yazarı zerre ilgilendirmez.dizisi sebebiyle oyun asılmasın diye dua eden,senelerdir tek bir temsilde boy göstermeyip, dizilerde bizi onurlandıran devlete bağlı çalışanlar midemi bulandırmaktadır.herkes tv'den para kazanabilir bunu etik olarak tartışmıyorum sadece nazarımda tv'de oynamakla tombala oynamak arasında çok fark yoktur.

    -evet salonlar doludur zira alternatif(fiyat-sahne-ulaşım gibi birçok parametreyle değerlendirilmeli) çok azdır.tiyatro hala herşeye rağmen kemik bir izleyici kitlesine sahiptir.(tüm bu şikayetlerin sahibi yazar sandığınızın aksine çok fena oyun izler,bu meseleye bu kadar kafa kırma sebebi de budur zaten)bu demek değildirki tiyatro her geçen gün seyirci sayısını arttırmaktadır.bilakis genç seyircisini ve geleceğin seyircisini kaybetmektedir.

    -velinimet demek müşteri demek değildir.seyirci pek tabi velinimettir.öncelikle onu salona çekmek sonra brecht'in izinden giderek güldürmek,eğlendirmek,düşündürmek ve dönüştürmek misyonu vardır tiyatronun.seyirci candır,kandır,üretimi çoğaltandır.velinimet tabiri burdan gelir.

    -bu satırların yazarı şakacıdır,laf ebeliğini sever çokta ciddiye alınmamalıdır ama o ciddiye almayı sever.

    adım müjgan,çok sıkılıyorum.

    oynayalım mı?
    (müjgan, 21.10.2009 02:08)
  22. neyse sus diyorum, yazma diyorum, dayanamıyorum.

    - içinde bulunduğumuz sezon, 60 tane yerli oyun bulabilmiş kurumdur. zira türkiye'de onlarca iyi yazar varken, devlet tiyatrosu'na yakın isimlerin oyunları metin inceleme kurulundan geçmektedir. hadi isim de verelim davalık olalım, wondi beni uçursun; bu ülkenin devlet tiyatrolarında yıllarca refik erduran oyunları sahnelendi. sebep? metin inceleme kurulu başkanı diye mi? hiçbir işlevi olmayan, amaçsız, dertsiz tasasız onca bomboş oyununu izledik durduk. dramaturg dilekçe verip "bu oyun oynanamaz" diye baskı yaptığı halde, oyunun dramaturgu değiştirilerek kalınan yerden devam edildi. özdemir nutku zamanında inceleme kurulundan geçemeyen genç osman sırf tutar, prim yapar, sağ kitleyi de sanatla buluştururuz ayağıyla seyirciye şimdilerde kakalanıyor. adı üstünde; devletin tiyatrosu sevgili kardeşim.

    - dilekçe verip "ben bu sezon oyunlarda görev almak istemiyorum" deyip 1 yıl oyunlarda bulunmayıp, aynı anda özel tiyatrolarda oynayan, dizilerde, filmlerde boy gösterip paranın amına koyan oyuncular da mevcut. (ona değil, buna göz yuman yöneticilere bakmak lazım.) bir dönemki, bir devlet tiyatrosu müdürünün yakasına yapışıp bunun hesabını sormuş da bir adamım. bahsi geçen kişi de, ertesi sene istifa ederek ayrılmıştı, kendime mal etmiyorum elbette, beni kim sallar. aralarında inanılmaz derecede değerli insanlara da sahiptir, hakları yemeyelim. ama şunu da bilelim, yurtdışında turneye giden bir kurumun oyununun başrol oyuncusu alkollü olması nedeniyle sahneye çıkacak hali yoksa ve sahneye çıkmıyorsa neler olur? bir bok olmaz. olmadı da. aynı şekilde devlet memuru dediğiniz bir adam, bir oyuncu üstünde yarım kilo esrarla yakalanıp ceza almaz mı... almaz. burası türkiye olduğu gibi, burası devletin kurumudur.
    (bahsettiğim olaylar hayal ürünümdür ve geyiktir. kimse üzerine alınıp dava açmasın. kaynak götümdür. * )

    - devlet kurumlarına bugün çürümüş kokuşmuş gözüyle bakıyorsak, devlet tiyatroları da aynı kokuşmuşluktan nasibini almıştır merak buyurmayınız.

    - bir dekor başka bir oyunda kullanılmaz, bir kostüm başka oyunda kullanılmaz... vergi ödüyorduk değil mi?

    - işini hakkıyla yapan, ender bulunan yetenekli insanlara sahiptir.

    - örnek, istanbul dt'de sahnelediği oyunu, aynı şekilde hiç değiştirmeksizin başka bir bölgede sahneye koyan yönetmenleri mevcuttur. oyunculara cd'sini verir, izleyin aynısını yapacaksınız der ve gider. sonra genel provaya gelir.

    - yalnızca her ayın 15'inde bankamatik önünde tok sesleriyle şifre girenleri mevcuttur.

    - yıllardır sözünü verdiği zamı yapmıştır. figürasyon ve dışarıdan gelen mezun sanatçı kadrosuna yüksek oranda zam yapmıştır.

    içine girmeden bilinmez. girmek lazım. milyon düzine cümle düzülebilir, ama burada bırakmak daha sağlıklıdır.
    (elpinoras, 21.10.2009 02:28 ~ 02:29)
  23. 'bugün memleketi baştan başa saran bir tiyatro sevgisi var. hatırlıyor musun, sana ben bu memleket tiyatrolarından ilk defa bahsettiğim zaman nasıl gözlerin parlamıştı da: 'güzel, çok güzel, fakat gerçekleşmesi güç bir hayal' demiştin! (...) bursa'dan haberin var mı bilmem? hükümet eski halkevi binasını devlet tiyatrosu'na verdi. burada bir ahmet vefik paşa tiyatrosu açılacak. (...) bugünün genç aydın valileri sanki ahmet vefik paşa' nın, ziya paşa' nın, ali bey' in torunlarıymış gibi her biri bir tiyatro açmak için çırpınıyor. yarın erzurum, diyarbakır, elazığ, trabzon, sıvas, samsun da bu akına katılırlarsa o zaman sana bir üçüncü mektup yazacak değilim. karacaahmet'e geleceğim ve mezarının başında haykıracağım: reşat sevin, hayaller gerçekleşti, namık kemal' e, abdülhak hamit' e haber ilet, fehim efendi'ye, muvahhit'e, hazım' a söyle: boşu boşuna çalışmadılar, maksatsız ölmediler, yarın akif bey kars'ta, finten van'da oynayacak!... yarın... yarın...'

    (muhsin ertuğrul'un reşat nuri güntekin'e ölümünden sonra yazdığı mektup. oda tiyatrosu'nun açılışı sırasında... yıl 1956...)

    bu gıyabi mektubu her okuduğumda muhsin ertuğrul'a saygı ve sevgim derinleşiyor. adını andığı şehirlere çoktan devlet tiyatrosu ulaştı. son olarak elazığ ve samsun devlet tiyatroları sanki bu mektubun hakkını vermek için son bir yılda vücuda getirildi. mektupta adı geçmese de aydın var sırada, zonguldak var... oralar da görecek devlet tiyatrosu'nun ışığını bu sezon içinde.

    evet eleştirilecek yönleri bir dolu, evet daha iyi olabilir ama bu mektubu yazan kişinin, devlet tiyatrosu'nun kurucusu muhsin ertuğrul'un rüyasının gerçekleştiğini görmek...

    tiyatronuza sahip çıkın. devlet tiyatrosu her türlü övgüyü hakediyor. onun başardıklarını başaran kaç devlet kurumu biliyorsunuz?
    (harputi, 02.11.2009 20:48)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil