belki ilginizi çeker
  1. · seni her gördüğümde
  2. · çöpçüler
  3. · sen yoksun diye
  4. · krallar
  5. · devlerin nefesi
  6. · aşk oyunu
  7. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  2. · annelerin yakışıklı anlayışı
  3. · kapının önünde bir yığın misafir ayakkabısı görmek
  4. · disko kralı
  5. · itü sözlük hiçbirimiz komiklik yapmıyoruz günü
  6. · itü sözlük yazarlarından özlü sözler
  7. · annenin gençlik fotoğrafları
  8. · fifa 94
  9. · kendi sözünü kesmek

devlerin nefesi  

  1. "eğlenelim öğrenelim" kampanyası çerçevesinde şrek filminden edindiğimiz bilgiye göre çok kötü kokan, alındığında vakumlayan verildiğinde fırtına koparan ancak devlerin varlığıyla birlikte varlıkları tartışma konusu olan üfürük.
    (myrmidon, 15.09.2004 02:00)
  2. erkin koray'ın 1999'da çıkarttığı ve şimdiye kadarki son albümü. bas gitarda ahmet güvenç'in, davulda alpay şalt'ın olması da bu albüme ayrı değer katıyor.

    çok yeni şarkı yok albümde; çoğu eski şarkılar. yine de yapılmış en güzel erkin koray kaydı olduğundan olmazsa olmaz. ayrıca girişindeki sitem isimli uzun hava da candır.

    sitem
    memurum ben
    sen yoksun diye
    aşk oyunu
    meşk oyunu
    krallar
    çöpçüler
    allah aşkına
    seni her gördüğümde
    züleyha
    devlerin nefesi
    i3 ve ben
    (ali kamber, 27.10.2008 01:40 ~ 11.11.2008 15:03)
  3. sözleri dehşet.

    çın çın
    çınlıyor kafamda
    kurbağaların sesi
    yok
    kurbağaların değil
    bu devlerin nefesi

    çın çın
    çınlıyor kafamda
    kurbağaların sesi
    doğmuyor içime ötesi
    şiir
    devlerin işi
    benim gibi bir cüce kişi
    yeltenmesin sakın
    devlerle boy ölçüşmeye
    ne o
    nedir o
    birden bire karşımda beliren
    arka ayakları üstünde duran
    garip yaratık
    nasıl da bakıyor
    toparlak gözleriyle
    hiç kıpırdamadan bana
    bak
    titremeye başladı şimdi
    bu cumcuma
    o titredikçe
    görünmez teller havada
    çarpıyor suratıma
    dur diyorum sana
    ne oluyor bu titremek
    dinlemiyorsun
    dinlemek istemiyorsun demek
    öyleyse seni
    gebertmek gerek
    uzatarak elimi yanımda yanan muma
    ateşini tuttum yaratığın başına
    ve ateş
    büyüdü
    büyüdü
    ıkiye bölündü
    bir parçası
    top top
    uçtu havaya
    ve bu ateşten top havalarda dolaştı
    geldi
    yuvarlandı
    düştü önüme
    erimiş demirden sıcak
    cam gibi parlaktı bu yuvarlak
    yaratığın başındaki ateş ise
    yandı
    yandı
    ve söndü
    yaratığı deliye döndürdü
    başladı sıçramaya
    yüzünü yerelere sürüp
    öteye beriye koşuşmaya
    ağzı burnu şişmişti
    gelip tam karşıma dikildi
    parlak gözlerini gözlerime dikti
    ve bekledi
    bak
    şimdi karşımda
    bir şair de belirdi
    şair bağırıyor, çağırıyor
    "kalem! kalem!"
    diye haykırıyor
    doğdu demek içine
    kalem arıyorsun demek
    döktürmek için kağıdın üzerine
    kalem ha
    yazacaksın
    yazacaksın da
    yazılarımı bir yana atarak
    yazılarını okuyacaklar
    bana cüce deyip
    seni dev sanacaklar
    yok sana kalem
    yok
    nafile yere bağırıp çağırma
    kim koşar imdadına
    ne o
    karşımdaki yaratık sallandı
    bir o yana
    bir bu yana
    ve bir kalem atarak
    şairin kucağına
    sessiz bir kahkaha salıverdi
    bakarak suratıma
    çın çın
    çınlıyor kafamda
    kurbağaların sesi
    yok
    kurbağaların değil
    bu devlerin nefesi...
    (sükun, 28.06.2009 21:41)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil