lost'ta bence
john lockeile beraber adanın en gizemli iki karakterinden birisi olan iskoç karakter.
henry ian cusick oynamaktadır kendisini. konuşurken bol bol brotha der, iskoç aksanından örnekler sergiler. kendisi hatch'de son olanlardan sonra iyice gizemine gizem katmıştır. yine de benim esas anlamadığım başka bir olay var.
desmond, ordu kökenli bir karakter. ordudan atıldıktan sonra dünya çevresindeki yarış için çok sıkı antrenman yapıyor. adaya düşüyor ve hatch'de geçirdiği 3 yıl boyunca yine idmanlarını sürdürüyor. yani kendisi adanın fizik olarak en formda karakteri. tahminimce cebinden 5 tane sayid çıkarabilecek bu karakter, hiçbir atraksiyona girmeden paratoner yapıyor, denize taş sallıyor, efendi efendi takılıyor. bu davranışlarının fırtına öncesi sessizliğe dalalet olacağına inanıyorum ve 3. sezonun locke ve desmond sezonu olarak devam etmesini diliyorum. dedim ya, cidden üzerinde düşünülmüş ve iyi hazırlanmış bir karakter.
(twinkle, 16.12.2006 02:09 ~ 02:19)
charles dickens'ın our mutual friend hariç diğer tüm eserlerini okuduğunu söyleyen ve bu kitabı da bağlanmış bir şekilde yanında taşıyan lost karakteri.
"i'll see you in another life, brother" sözü beynimizde yer etmiş karakter.
desmond'un david hume ile arasındaki bağ sadece isim benzerliğinden ibaret değildir. aynı şekilde locke
* ve french chick rousseau
* da olduğu gibi... burdan da şunu anlayabiliriz ki lost sadece atraksiyon üzerine kurulu bir dizi değildir. birebir ad benzerliğiyle dikkat çeken önemli düşünürlerin fikirlerinin de küçük parçalar halinde araya serpiştirilmiş olduğunu bu filozofların fikirlerini az da olsa bilenler yakalayabilir.
diziyi izlemek, sonradan öğrenip görmeye çalıştığımız bir ayrıntıyı yakalamak, her bölümün ardından saatlerce noldu şimdi muhabbeti yapıp zaman harcadığımız yetmiyomuş gibi bi de hangi düşünür ne demiş de lost bunu nasıl eleştirmiş, göstermiş acaba diye düşünmediğimiz eksikmiş demek ki...
lost dizinsindeki karmaşıklığı çözeceğine inandığım karakter.
üçüncü sezon sekizinci bölümde ambarın
* enkazında bulduğu, adada kendisini hayata bağlayan belki de tek şey olan ve yanından hiç ayırmadığı penny ile olan fotoğrafına bakarken ağlayarak yaptığı konuşmayla beni de ağlatan, beni benden alan
lost karakteri.
çok kral bir abimiz. lost adasının duygusal prensi.
-spolier dolu giri-
özellikle aksan yüzünden ne kadar sevsem de o charlie denen maymunu kurtardığı sürece protesto edeceğim karakter...
-spoiler dolu giri-
(talen, 20.03.2007 01:08)
her brohter deyişinde 'yerim senin o brother diyen dillerini' diye düşündüren insan evladı.
(iykkk, 23.03.2007 01:30 ~ 01:32)
lost dizisi üzerinde değişik teoriler üretmemize neden olan karakter. ayrıca hastayız
brother diyişine.
(xanax, 23.03.2007 11:26)
''brother'' derken ki ingiliz aksaanıyla sempatimi kazanmış lost karakteri...
penelope widmore'un babasının hakaretlerinden sonra ben de olsam 3 yıl swan'dan çıkmazdım diye düşündüren lost karakteri. zaman zaman takındığı boşvermiş serseri tavırlarıyla gönüllerde taht kurmuş, sawyer babayla birlikte en sevilen karakter olmuştur.
ayrıca
-spoiler-
kendisi hatch patladıktan sonra çıplakken hurley ile karşılaşmış ve ondan kıyafet istemiş, hurley tereddüt edince
nevaleyi gösterip "belki bu konuyu
enine boyuna tartışmak istersin eh brada" gibisinden bir laf etmiştir. buradan da anlıyoruz ki; pipisi büyüktür bu adamın. zira hurley kaçmıştır.
-spoiler-
lost'un emrahıdır. hep acınacak durumdadır.
---spoiler---
3-17de müthiş brother deyişinin nereden geldiği gözler önüne serilmiş karakter.eskiden manastırda rahipken herkese brother diye diye bu hale gelmiş bu kardeş.evet.ayrıca yine bu bölümde sevgilisi penny nin adaya düşme durumları dejavular falan da önemli bir yer tutmakta.
---spoiler---
(soul, 21.05.2007 23:08 ~ 23:19)
brother derken ki aksani ingiliz değil iskoç aksanıdır.zaten desmond david hume dizide iskoçtur.canlandıran
henry ian cusickte iskoçtur.
alıp eve koyup gün boyu konuşturmak istediğim karakterdir. nasıl brother diyor öyle inanılmaz bir aksanı var kendilerinin
jack, sawyer falan hikaye, adadaki en karizmatik erkek desmond'dur.. insana "ilk görüşte aşka inanır mısınız?
işte öyle bir şey" tarzı
erol evgin şarkıları söyletir. bu arada
john locke genç, saçlı haliyle erol evgin'e çok benziyordu, bi dakika ya..
(bkz:
lost teorileri)
(rasmus, 29.06.2007 00:21 ~ 00:37)
düğmesi elinden gittikten sonra kafayı sıyıran karakter. hatta bir bölümde claire'in charli'ye nesi var diye sorması üzerine charli'nin galiba ona basacak bi düğme bulmamız lazım şeklinde bir cevabı olmuştur yarılmışımdır.
geçen gün rüyamda gördüğüm abimiz. çok garip bir rüyaydı. desmond istanbul'da, bir gecekonduda oturuyordu. beraber o pub senin bu meyhane benim şeklinde gezip geyik yaparken bu eve bir dönüyor bir bakıyor ki; belediye gecekonduya bulldozerlerle dalmış. bulldozerin içinden jin çıkıyor. suratımıza uzun uzun bakıp bize "maygul" diyor. o sırada uyandım ben tabi. her bölümü tekrar tekrar izleyince böyle sapıtıyorsunuz.
sean connery den sonra insanı
iskoç aksanı hayranı yapabilecek bir karakter. losttaki favorilerimden. seviyoruz kendisini. hele ona has sözü yok mu. hastasıyım...
(thedude, 05.08.2007 16:55 ~ 17:05)
müthiş brada diyen karakter.bunu demesinin sebebi bir zamanlar rahip olmasıdır.
ayrıca dizide en çok etkilendiğim bölüm ona odaklanmaktaydı.kendisi geçmişini değiştirebileceğini sanmıştır ama yanılmıştır çünkü ne kadar değiştirirse değiştirsin kaderi adaya varmak olan adamımız jimmy lennon un sopayı kafaya yiyince kendini yine adada bulmuştur.
-- spoiler --
hatchte geçirdiği günlerdeki sabrı, charlie için gördüğü anlık yansımalar, hatch patladığında geçmişe gitmesi, sadece penny'ye bağlı olması gibi iyi özelikleriyle adanın peygamberi olmayı sonuna kadar hakeden kişiliktir. charlie'yi penny'yi görmek için claire kurtulacak sözüyle kandırıp kandırmadığını ilerideki bölümlerde öğreneceğiz.
-- spoiler --