bazı bahar, bazı kış gibi
gündüz hayal gibi gece düş gibi
şahin pençesinde yavru kuş gibi
çığırta çığırta yedi dert beni
not: yozgatlı bir şairmiş.
(viola, 01.05.2005 14:15)
saatler boyu sözlüğe giri yapılmaya sevkeden rahatsız edici kıymık
yeryüzü yaratıldığından beri süregelen,dünya durdukça varlığını devam ettirecek, bitmeyen, tükenmeyen olgu.
ademin de derdi vardı, elmayı yedi ve cennetten kovuldu. doktorlar artık çoğumuza abur cuburu bırak, meyve ye, mesela elma! diyorlar; çünkü mesela benim derdim kilom.
mademki türksün systeme göster ürksün şarkısıyla takdiri hakeden grup
(bkz:
tasa)
(bkz:
keder)
(bkz:
gam)
yüklendikçe atılması güçlenen, insanın sırtında kambur gibi büyüyen ve ağırlaştıran...
''anlattım derdimi, derdimden iğrendim
dinledim başkalarının derdini, derdime imrendim''
olmazsa olmaz, dert olmasa dermanın ne ehemmiyeti kalırdı...
para ve diğer maddi şeylerin tersine, paylaşıldıkça virüs gibi bulaşan, artan şey, sorun, sıkıntı. derdi yeri geldiğinde içimizde felç edip öldürmek, diğer insanların huzuru adına gerekli olabiliyor.
(katip, 23.05.2009 22:39)
herkeste vardır ve herkesinki daha büyüktür. dinlemesini bilmediğimizden başkalarına göre kendimizi daha dertli görürüz.
ben bugün buna şahit oldum. bir vize notum düşük geldiği için kendime olan sinirimden ağlamak üzereyken memleketten bi' arkadaş aradı. dinledim.
"derdim büyük, birşey diyeni sikerim" diye düşünüyorken arkadaşın derdinin alemi sikecek kadar büyük olduğunu farkettim. ben bir ders için yanarken adamın ailesi parçalanıyor. bayramdan birkaç gün önce arkadaş babasıyla kavga edip evi terkediyor. ben iki gün sonra aileme kavuşacağım için mutlu olurken arkadaş bayramda evinde olmayacak.
ben derdimi ona buna tavır yaparak, sağa sola söverek haykırabiliyorum. oysa kimisinin içine atmaktan ya da sadece birkaç kişiye açılmaktan başka seçeneği yok.
vakit geç olmasa telefon açıp anneme babama iyi ki varsınız demek istedim. tamam düşük not almam küçük bir sorun değil ama bazı şeylerin yanında bir hiç. kıytırık şeyleri takmamayı, takıp sağa sola trip atmamayı acaba ne zaman öğreniriz?